Beşiktaş’ı ve başkanını ayırıyorum!.. Ahmet Nur Çebi iktidarının sallantıda olmasını bırakın, adaylığını şimdiden açıkladığı mayısta rahat kazanır ve adına kulüp tarihinde çok daha büyük yerler açacak yeni bir dönem daha emanet edilir Çebi’ye.   Edilmelidir de...İsterse Trabzonspor otuz fark atsın, isterse Beşiktaş sezonu küme düşme hattına yaslanarak tamamlasın. İstanbul takımlarının toplu intihar girişimi sezonunda, kader arkadaşları Galatasaray ve Fenerbahçe başkanları gibi teknik direktör kellesi vermek zorunda kalmış olsa da, “onlar kadar umarsız durumda değil” Çebi... Tükenmedi. Çünkü, kendisi senelerdir Beşiktaş’ın karnını ağrıtan akçalı söylentilerin üzerine giden, şeffaf ve adil bir şekilde ortaya serilmesini sağlayan, ortaya çıkanların gereğini yapmaya hazırlanan, bu araya da şampiyonluk sıkıştıran bir başkan.Daha ne yapsın?Trabzonspor “İstanbul Balonu’na” iğneyi batırınca, yere çakılmamak için hocaları safra gibi atan ama düşüşü durduramayan üç büyüklerde “son sezonunu idrak etmesi kuvvetle muhtemel” başkanlardan bahsediyorsak eğer; öncelik Fenerbahçe ve Galatasaray… 

BURAK ELMAS 

Evet... Koltuğu ile vedalaşmaya ilk ve en kuvvetli aday, başkanlık koltuğunu oturalı çok az zaman geçmiş Galatasaray Başkanı Sayın Burak Elmas’tır.  Çünkü, Burak Bey, iktidarı Fatih Terim dayanışması ile kazandıktan sonra ilk iş olarak Fatih Terim’den kurtulmuş, en demokratik kulüp denilen Galatasaray’a “evlatlarını yiyen devrim” benzeri Orta Amerika iktidar modeli sunmuştur. Geldiği gibi gitse de bitmez olay.Terim’in Galatasaray’daki hacmi o kadar büyük, hakkında yapılan işlem o kadar şekilsiz, başkan o kadar yeni ve yöntem o kadar acı vericidir ki, yapılıp bitmez... En azından bir-iki unsur farklı olsaydı bari! Artçıları kaçınılmazdır. Burak Elmas’tan sonraki başkanlar bile rahat olamayacaktır bir süre. Terim orada durmaktadır. Terim ile seçim kazanma modeli de Sayın Elmas marifetiyle denenmiş/başarılmıştır. Terim bir daha kimseye destek olmamaya ant içse bile, seçim kazandıran kendisini gün gelip kendisi için sahaya sürüp sürmeyeceğini kimse bilemez. Yani, Burak Elmas iktidarının okkalı bir bölümü ile gitmiştir Fatih Terim. Üstelik mesele şaibelidir. “Arkadan dolanma” iddiaları mevcuttur ki, zamanla kapanmaz büyür. Tıpkı Beşiktaş’ın akçalı sorunları gibi gün gelip birilerinin gerçeği didiklemesine, ortaya sermesine ve hesaplaşmaya ihtiyaç duyar. Herkes kulağının üzerine yatsa Terim peşini bırakmaz. Hele görevden el çektirme işinin onun kitabında yazdığı gibi “mertçe” yapılmadığına inanıyorsa... Sırası gelmişken... Fatih Terim’i çok iyi tanıdığını iddia eden Başkan Elmas, Fatih Terim’den kurtulmak istediğinde neden gidip kendisinden açık açık yardım istemedi ki?.. “Ya sen gideceksin, ya beni gönderecekler” deseydi, Terim gereğini yapardı. Delikanlı ol canını ye Terim’in!Başkan hocaya eyvallah etmez mi? Başkan olurken öyle değildi ama!

Evet... Galatasaray Başkanı Sayın Burak Elmas, Trabzonspor hıçkırığına ağzında yutacağından büyük bir lokma, sırtında Terim’in ağırlığı ile yakalanmış, bulduğu yeni teknik direktör -yardımcısı da- kimseyi korkutamayacağı için erken eskitmiştir koltuğu.

ALİ KOÇ

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un ise “sezon sonuna kadar İsmail Kartal’la uç, sezon başını Löw ile tut” hesapları ne kadar tutar bilinmez. Her teknik direktör tercihinde olduğu gibi hocadan önce yöntem sıkıntılıdır çünkü. İsmail Kartal’ın getiriliş şekli ile kalan yarım sezondaki teknik direktörlük makamı kim bilir kaçıncı kez mundar edildi. Takım derleyip toparlasın diye mi veriyorsunuz görevi “teknik direktör yok” demesinler diye mi? Zaten futbolcuları etkileyecek gücü elinden almışsınız “yarım sezon hoca” şartıyla. O zaman takım maç kazanırsa Kartal’a yazar, kaybederse Başkan’a. Sayın Başkan’da da yazılacak yer kalmadı bir yandan.

Son haftanın puan cetvelinde Fenerbahçe yine “merkezdeyse” beşinci sene sekizinci defa “yeni hoca, biraz zaman, büyük plan” temcit pilavından gına getirmiş Fenerbahçeli de bir olağanüstü kongre rica edebilir Ali Bey’den.  Etmelidir de...Sözün özü, Trabzonspor “Üç Büyükler”in önce hocalarını aldı, sıra başkanlarında. Sayın Burak Elmas ve Sayın Ali Koç topun ağzında. Sayın Ahmet Nur Çebi, Sergen Yalçın ile kurtuldu gibi...