Muhteşem stadın tribünleri ıssız kalsa da tabiat ananın teni yeşilin elli tonu üzerinde, ırkla/dinle değil futbola eklediği katma değerle saygı duyulan yerli yabancı ama mutlaka acılı genç adamlar var... Spora ve topluma saygıyı kravat yapıp şah damarına dolamış pırıl pırıl hocalar, mağrur bir hüzünle yan yanalar... Ve sadece bir düdük iki kartla adalet dağıtan hakemler kedere mimiksiz ortak olurken çakı gibi...
Bu manzara, adına terörist denilen insan kasaplarından ne kadar farklı boyuttaysa, en acılı zamanlarımızda işte o kadar ağır bir yanıttır ölüm simsarlarına.
Kayıplarımıza ağlarız ama rutini yaparız, çünkü biz kabile değil acıyla yaratılmış büyük bir halkız.

Maça gelince... Fenerbahçe kendi sahasında oynar gibi maça hakim, Bursaspor sanki deplasman takımıydı doksan dakika boyunca.
Oyuna ortak olmayı bırakın, şampiyonluk yaşamış Bursaspor’un tek planı kontrataktı ama bunu becerecek kadar bile rakip sahada top tutamıyordu.
Aslında bunu sağlayan da Fenerbahçe idi... Belki de ilk kez bir deplasmanda hem topa daha çok sahip oldu, hem ilerde baskı yaptı, hem yakaladığı toplarla oyunu ileri taşıdı, hem çok sayıda pozisyona girdi Fenerbahçe...
Lokomotiv Moskova maçının devamını oynadı sanki.
Ama gol yoktu!...
Bir düzineye yakın gol pozisyonuna karşın gol olmamasının en başında Fernandao geliyorsa ikinci sırada parmaklar Volkan’ı gösteriyordu. İşin kötüsü, pozisyona giriyor, fırsat buluyor, yapamıyor.
Bir maç önce tüm takımla birlikte Fenerbahçe taraftarının gönlünü kazanan Van Persie niye yedek çıkmıştı acaba?
Bakın bizim meslekte yeni yetmeler şöhretli ustalara laf atarak gündeme gelmeye niyetlenirler... Pereira da Van Persie’yi böyle kullanıyor galiba. Van Persie zaten düşündüğünü saklamayan bir adam... Sonunda o konuşacak Pereira çok zor durumda kalacak galiba.

Maçın son çeyreğinde farklı bir Fenerbahçe vardı sahada... Hem taktik hem ekip açısından.
Alper, Van Persie, Ozan girdi sırayla. Ama dakikalar tükendikçe üstün oynadığı maçta iki puan bırakma telaşı sardı Fenerbahçelileri. Atakları olgunlaştırmaya sabredemediler. Uzaktan şutlar başladı. Sanki Fernandao ile Van Persie birbirlerine servis yapmaktan hoşlanmıyor gibiydi. Neden?.. Bir türlü takım olamıyorlar Portekizli yüzünden.
Beşiktaş maçında olası bir mağlubiyet, sezon başından beri tekrarlanıp kimsenin kulak asmadığı bu gerçeği ortaya serer ama tren kaçmış olur.