Ercan Güven

Ercan Güven

eguven@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Yerkürenin, canlıların ve bireylerin gelişim-değişim hikayesi, var oluş süreleri kadar uzun süreçleri kapsar tabi... Ama adına “kader anı” denilen, etkilerin yoğunlaştığı, koşulların çakıştığı, tarihin “çıt” diye kırıldığı milyarlarca veya onlarca yıl kadar önemli, kısa bir zaman birimi mutlaka olur içinde.
Yucatan Yarımadası’na düşen dev gök taşından tutun, Arşimet’e “evreka” dedirten hamam tasına gelin, Newton’un kafasına düşen elmadan, orduların, kurumların, kişilerin anlık kararlarına-eylemlerine kadar gidin.
Hep bir kırılma!
Sonuçları olumlu veya olumsuz olabilir...
Söz konusu ettiğim “etki/süre” işleminden çıkan muazzam sonuçtur.
Sabah karanlığında alçak standarttaki yüksek hızlı trenin basamağına adım da atabilirsiniz, üzerinde büyük ikramiye rakamları olan yılbaşı piyangosunu da alabilirsiniz, kansere de çare bulabilirsiniz.
Kısa bir zaman birimi değiştiriverir her şeyi...
Süper Lig’in kaderi de şu üç günde belli olacak muhtemelen.
Salı sabahı Başakşehir’in ensesinde bitivermiş Galatasaray ve Beşiktaş ile en dipten füzelenmiş Fenerbahçe, ligi bir karnaval yerine döndürebilir pekala... Veya bir de bakmışsınız, Süper Lig Başakşehir, Kasımpaşa, Malatya, Antalya ve Trabzon’a zimmetlenmiş.
Öncesi giriş bölümüydü, sonrası varış... 34 haftalık öykünün hangi kavşağa sapacağı üç günde ortaya çıkacak.
Sonuçları da müthiş olacak.
Karnaval yoksa kaos var “üç büyüklerde”.
Devre arası, ekran-medya-akıllı telefonda kurulan halk mahkemeleri ile transfer pazarların arasında bitkin, bezgin dolanan, ya savunmaya geçmiş ya da cambaza baktırmaya çalışan futbol adamları, futbol profesyonelleriyle geçer artık.
Üç büyük dava konur ortaya...
Ki, “sanıklar” dünün hükmedenleri.
Galatasaray Balosu’nda bile “zamanı dolup” şatafatı silinen “kül kedisi” muamelesi gördüğü ortaya çıkan Başkan Mustafa Cengiz ile Fatih Terim’in “aslanların önüne attığı” yönetimine karşı “darbe” hazırlıkları aleniyet kazanır muhtemelen...
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, “sevse olmaz sevmese olmaz” Şenol Güneş ile öyle bir açmaza sokulur ki, muhaliflerine “delikanlı gibi karşıma çıkın” dediğine bin pişman olur.
Ve siyasi yazarlar Suriye harekatından kalan boş sütunlarını Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ile doldurmaya devam ederek özellikle Kadıköylülerin yedikleri kaymakları burunlarından getirmeye soyunur.
Tufan yani...
Açıkçası ben Galatasaray’ın Başakşehir’i mağlup etmesini...
Beşiktaş’ın kendi sahasında kazanmasını...
Düşme hattındaki mücadeleden Fenerbahçe’nin galip çıkmasını -tahmin ötesinde- tercih eder durumdayım.
“Hani tarafsızdın, neden peki” diyene “resmi” olarak yanıtım hazır:
“Milyonlarca taraftarın geçim zorluğunda maçtan tasarrufu düşündüğü şu dönemde, yitip gitmeye hazır futbol ilgisini bir süre daha Süper Lig’de tutabilmek, borç ve kur sarmalındaki futbolumuza kaynak girişini sekteye uğratmamak, gelecek naklen yayın ücretini hiç değilse aynı düzeyde tutmak ve mecburen de olsa kendi gençlerimize yönelerek bu sefer doğruyu gösteren bozuk saat gibi kulüplerimizin şevkini kırmamak için” derim.
Gayri resmi cevabımı sormayın!..
Siz Süper Lig’imizin süper yoğun üç gününde yaşanacakların ve tanıklığınızın tadını çıkarın. Bu arada muhtemel tufanda “nerede duracağınıza” şimdiden karar verin hazırlıklarınızı yapın.