Yarısı dolu Fenerbahçe yarısı boş Beşiktaş

Skor pek önemli değil… Fenerbahçe’nin 25. dakikada Muriç’i kaybedip on kişi kaldığı deplasmandaki Beşiktaş derbisinde, tek devre baskın oynaması bile kendi adına sezonun sürprizidir.
Zaten derbide F.Bahçe’nin kazanacağını düşünen kimse yoktu ki!
Futbol isteyen, özveri bekleyen sarı-lacivertliler de 45 dakika gördü işte.
Maç başladığında gerçekten de hem kurgusu hem futboluyla beklenmedik bir Fenerbahçe vardı Beşiktaş sahasında…
Oyuna pozisyon ve keyif katan Fenerbahçe’ydi.
Gustavo sakat olunca orta sahada Jailson’u bekleyenler karşılarında Emre’yi buldular. İleri yaşı nedeniyle maçların ikinci yarısında rakip biraz yorulunca oyuna giren Emre bu kez ilk on birdeydi ve Ozan-Tolga ikilisiyle orta sahayı ele geçirip Beşiktaş’ı düşüren faktörlerin ilkiydi.
Alışılmışın dışında topa sahip olamayan, oyunu rakibin üstüne yığamayan, tempo yapamayan Beşiktaş, Fenerbahçe’nin kanatlarına da engel olamıyor, Lens, Boateng, Boyd etkisiz kaldıkça Burak’ın ara koşuları duruyordu.
Çünkü orta saha üstünlüğü Fenerbahçe’deydi.
O kadar ki, ancak 18. dakikada topu Fenerbahçe kalesine gönderebildi Beşiktaş; o da serbest vuruştan Vida’nın dışarı giden kafasıydı. Zaten ilk yarı Fenerbahçe’nin isabetli dört şutuna karşı Beşiktaş’ınki sıfırdı.
Sanki rakipte bir “kırılma” bekliyordu Beşiktaş.
Oysa, maçın 25. dakikasında Muriç kırmızı kart görüp Fenerbahçe 10 kişi kaldıktan sonra da değişmedi sarı-lacivertli takımın üstünlüğü… Muriç’in kırmızı kartı, her maçta üstlendiği ekstra işler yüzündendi ve savunmasına yardım ederken Vida’ya tabanla girmişti.
Rakip sahadaki derbide golcüsünden yoksun kalan eksik Fenerbahçe ilk yarıyı aynı tempoda ve üstün tamamladı. İki garanti iki de olası gol kaçırdı. Sebebi Hasan Ali, Ferdi, Deniz ve tabi Emre’ydi. Kale önündeki topları toplayan ise Altay oldu.
Maçın ikinci devresi, bu kez Beşiktaş’ın “rakip yorulsun” diye biraz beklemesi gerekti. Ama çok sürmedi.
Fenerbahçe’nin on kişi oynamasının sonuçları ortaya çıkmaya başladı. Maçı tam anlamıyla domine edemese de Caner ve Boyd’un kanadı çalışınca Beşiktaş rakip ceza alanına daha kalabalık yerleşebiliyor, baskısı artıyor, Burak Fenerbahçe kalesini yoklayabiliyordu.
Sakatlanan Boateng ile Diaby’nin değişmesinden dört dakika geçmeden gelen Beşiktaş’ın golünde de topa dokunan ve Altay’ın boşa çıkmasına neden olan Boyd, golü atan Vida idi.
Fenerbahçe golü yedi ve Emre’nin gücü tükendi. Yerine Rodrigues girdi. Beşiktaş’ta ise Lens çıktı Necip girdi.
Emre’siz on kişilik Fenerbahçe, Gökhan’ın ikinci golüyle ümitsiz kaldı ama asla çökmedi. Fırsat buldukça Deniz ve Rodrigues ile Beşiktaş kalesini zorlamaya çalıştı. Bu arada Ozan’ın yerine defansif Jailson eklendi. Lakin Beşiktaş’ı durduran Fenerbahçe hamleleri değil, Beşiktaş’ın sadece skora odaklanmış olmasıydı.
Ne kaldı sondan bir evvelki haftada oynanan “dev” derbiden geriye?
Fenerbahçe, Muriç atılmasa muhtemelen ortak olacağı, belki de kazanacağı derbiyi 2-0 kaybetti ama hiç olmazsa bir devre dayandı. Direnç gösterdi. Üstün oynadı.
Üçüncülük peşindeki Beşiktaş ise oynadığı futbolun kalitesini, görüntüsünü falan bir kenara bırakıp tek hedefi üç puanı aldı. Şampiyonun belli olduğu bir gecede ne kadar önemi varsa artık…