Geri Dön

Hikmet Karaman canlı yayında soruları yanıtladı: 'Bu ortamda futbol oynanmaz!'

Yeni Malatyaspor Teknik Direktörü Hikmet Karaman, Skorer Instagram hesabının canlı yayınında soruları yanıtladı.

Yeni Malatyaspor Teknik Direktörü Hikmet Karaman, Skorer'in Instragram hesabının canlı yayınından Nergis Aşkın'ın sorularını yanıtladı.

Karaman'ın açıklamaları şu şekilde;

İyi olmaya çalışıyor. Uzun da bir süreç oldu, 40 günü geçti evde. Tabi herkes için çok zor. Bu işin birçok yanı var. Futbolun içinde olmak çok daha farklı, her hafta hareket vardı hayatımızda.

Oynamayalım yok, herkes oynayacak futbol, ama şu an ortam müsait değil. FIFA Sağlık Kurulu Başkanı diyor ki, 'Eylül ayından önce dönülmesi, salgını tetikler diyor.' Bunu direk FIFA Sağlık Kurulu Başkanı diyor. Buradaki birtakım insanların düşünceleri değil, insanların sağlığı önemli. Ankaragücü en son yaptığı testte pozitif çıktı. Şimdi futbolcular hangi psikolojiyle antrenmana çıkacak. Kimse sanmasın şu takım antrenmana çıkıyor diye. Onlar idman değil. Ben annemi gidip göremiyorum. Bu ortamda nasıl maç yapacaksınız. Futbolcularla konuşuyorum, tedirgin hepsi. Bizim yöneten karar veren insanlara saygılıyız ama Bilim Kurulu'nun vereceği rapora uymak zorundayız hepimiz. Bilim Kurulu çıkın oynayın diyorsa biz de oynarız. 

Buradan bütün futbolseverlere sesleniyor, ben Malatya'ya gittiğimde küme düşme hattında gittim. Böyle durumda olan bir takımın oynamayalım fikri görüş belirtmesi olmaz. O zaman derlerki küme düşmeye çalışıyor. Şampiyonluğa oynayan Rıza Hoca da oynayalım diyor. Şampiyonluğa oynayanların da hakkı var kupaya oynaya Alanyaspor'un da var. Bunların hepsine saygı gösteriyoruz. Fakat şuan evimizde bile izole yaşıyoruz. Annem telefonda oynuyoruz, gidemiyorum yanına. Hep kontrollüyüz. Dışarıdan bir şey alınca her şeyi yıkıyorsun, pideyi fırına atıyorsun. Kurallara uyuyoruz. Kurallar böyleyken oyuncuları sahaya çıkarıp nasıl antrenman yaptıracağız. Hazırlık kampında 4-5 maç alıyoruz biz. Takımlar hiç maç maç oynamasın. Çok parametre var bu şekilde. Amaç kötülemek değil, 2. dalganın gelmesini engellemek. Bütün ülkeye bulaştırabilirsiniz. Ben şuan bekleme taraftarıyım. Bekleyelim bitsiin, adam gibi idman yapalım. Bir tane takımın fotoğrafını gördüm, millet birbirine sarılmış, onlar da haklı, idman yapın denilmiş.

Sakatlık olur, MR için hastaneye gitmen lazım. Nasıl hastaneye gideceksin bu durumda. Herkes kendini tedavi etmeye çalışıyor. Birçok doktor arkadaşım anlatıyor bana. Öyle bir ortam içine girilirse ne olacağı belli. Federasyonun orada sağlık kurulu var, mutlaka bunları düşüneceklerdir. Ben sanmıyorum ki 'Çıksın oynasınlar' desinler. O zamanlar uçaklar da açılsın, şehirler arası da...

Almanya'da kulüplerle devlet arasında bir çekişme var. Birçok takım oynayalım diyor, Merkel kesinlik karşı buna. Şimdilik berberleri falan açıyorlar. Bakalım ne olacak. Ona göre hareket edecek. 2. dalgada da önemli insanların kaybedersen o zaman kime hesap soracaksın. Yarın ağlamak yerinde bugün düşünceleri söylemeliyiz. Yarın çıkacak büyük infaalin büyük neticelerine hesap verilmesi gerekecek. Bir spor insanı hayatını kaybetse ailesine kim hesap verecek. Bu bir sağlık, bunun denemesi olmaz. Ancak bakanlığın aldığı tedbirlere uyarsan düşüyor, gözüyoruz. Biz 2. dalga yaparsak durum iyi olmaz.

Bence UEFA, federasyonlara 'Ne yapın yapın şu maçları oynatın diyor.' Sadece Süper Lig yok, alt liglerde de var. O liglerdeki takımların imkanları aynı değil, nasıl olacak tedbirler. Bu Antalya'da oynama, İstanbul'da oynama konusunda fikir beyan etmem doğru olmaz. 2-3 gün bütün paydaşlarla oturulup karar verilmesi gerekir. Ben çıkıp bir şey söylersem yanlış olur. Biz şuanda kesinlikle antrenman yapacak durumda değiliz. Futbol bir temas oyunudur. Beklemek zorundayız.

Ben zaman zaman çok üst düzey insanlarla konuşuğ fikir alıyorum, fikir veriyorum. Kimse kalkıp da şunu yapalım diyemez.

Diğer taraftan kulüpler para alamıyor, oyuncular, yönetciler bundan şikayetçi. Geçmişden gelen bir eskisi var futbolumuzun, bu durumda da iyice kötüye gitti. Mesela yayıncı kuruluş para vermiyorlar, şuanda evimde Digiturk kutusu var biz ödüyoruz. Onlar da yapmalı. Bu geçici bir durum, yayıncı kuruluşun da bir kulüplere yaklaşması lazım. Tabii içeride neler oluyor bilmiyoruz. Ben bir vatandaş olarak düşünüyorum, biz parayı ödüyoruz onlar niye ödemiyoz. Bunlar vatandaşın sorusu.

Oyuncular şunu diyebiliyor 'Bulunduğumuz ortamın sağlıklı bir ortam olduğunu düşünmüyorum, o yüzden idmana çıkmıyorum.' diyor. Ama siz sağlıklı bir ortam oluşturursunuz, oyuncu gelir telefonuyla çeker her yeri tesiste, ona göre karar verir. Bütün oyuncuların morali bozuk. Kimse birbirine yaklaşmak istemiyor. Mesela bizde Bifouma, Madrid'e gitmiş, geldi hemen takımla aynı otobüse, odaya giremeyiz dediler. Şimdi bunu deyince ne yapacaksınız. Biz bunu yaşadık. Yarın antrenmanda birinde pozitif çıktı, oyuncular kalkıp oynamayız der. Oyuncuları da psikilojik olarak rahatlatmak lazım. Ben hazır, tekmeye kafa sokacak oyuncu lazım. Malatya şehri bizden cevap bekliyoruz. Ben antrenmanda bunu yapamıyorsam, sahada nasıl yapayım. Bizim amacımız kimseyle kavga etmek değil. Herkes aynı paydada buluşmak zorundayız. Halkın şuan morali düzebiliyor. Baktı ki ölümler vakalar azalıyor, güveni artıyor. Oyuncular da bu şekilde. 

Hertha'nın santrforu Kalou idmana gelirken Facebook'tan naklen yayın yapıyor. Soyunma odasına giriyor, bir oyuncuya çak yapıyor. Test yaparken başkasının yanına gidiyor. Bu medyada çıktığı için oyuncu kadro dışı kalıyor, örtbas etmiyor. Almanya'nın ne kadar bu konuda sert olduğunu görüyorsunuz. Oyuncular kuralları bozabiliyor. Bunu bu ortam yapmak çok zor. Almanya'da bu oluyorsa bizde neler olur düşünün. Köln'de 3 oyuncu pozitif var, oyuncu çıkışta medyaya diyorki 'Bizde 3 pozitif var' diyor. Hemen baskı kuruyorlar, ertesi gün özür diliyor. 

Ben de çok istiyorum, yarın çıkayım, takıma bir dokunayım, bir bağırayım. Bunu nasıl yapacaksın. Diğer takımlar idman yapıyor diyorlar, olmaz. O zaman taraftarlar da gelsin izlesin idmanı bakalım. Görsünler neler yapılıyor. 4'er kişiyle yapılan idman bir işe yaramaz.

Bzen sohbet edip konuşurken bazı arkadaşlar ana konudan çıkıp başka yerlere götürüyorlar. Bizim bir maçımızda 2. yarıda goller kaçtı, şansa kazandık dedim. Bunu başka yerlere çekiyorlar. Bazen şansını 2-3 maça kazanıyorsun, adam 5-10 kere geliyor atamıyor, sen 1 gidiyorsun atıyorsun. Şans bu. Bizim Kayserispor maçında geldiği pozisyonlarda attı dedim, şanslı dedim. Bunun neresi kötü. Bizim şansımız iyi olsa biz mağlup dönmeyecektik. Bizim 2. yarı başlangıcı olumlu değil, biz bunu pozitif yapmak için geldik. Ben bu ortamda takımı pozitif hale getiremem. Hepsini iyi motive ettirip, sahaya sağlam kafayla çıkması lazım. Herkese de söylerim bunu. Malatya bizden bunu bekliyor. Açık söyleyeyim hiçbir takımın küme düşmesini istemiyorum ben. Şimdi oynadınız şampiyonluğu kaçıran da küme düşen de diyecek 'Korona virüs olmasa biz böyle olmazdık.' çıkacak bunlar. Ne diyeceksiniz o zaman. Maçlar oynanırken bazı oyuncularda pozitif çıktı diyelim, eksik devam etmesi gerekecek, gidecek küme düşecek belli. O zaman ne olacak. 

Şimdi sadece idman değil, hazırlık maçı da yapmak lazım. Diğer takımı nasıl çağıracaksın maça, biz nasıl gideceğiz. 4'er 4'er çalıştırdınız, ben takımı bütün bir taktik içinde çalıştırmak istiyorum, nasıl olacak. Ben böyle çalışamam. Trabzonspor çıkış yapmış bu sene olmalıyım diyor. Başakşehir ligde Avrupa'da iyi. Galatasaray iyi toparlandı ama Fatih Hoca tedavi atlattı. O ne diyor bakalım.

Gökhan Töre açıklaması

Malatyaspor gerçekten iyi bir taraftar topluluğu var. Takımını gönülden sever. Bütüm şehir takımlarında böyle. Gökhan Töre çok önemli bir oyuncu. CV'sinde Almanya, İngiltere, Beşiktaş'ı var. Bundan sonra Gökhan Töre'den %100'ünün üstüne çıkmasını istiyoruz. Bekletiyi aşması lazım. Benim Gökhan'ın fiziksel durumunu arttırmam lazım, bu ortamda nasıl olacak. 45 gün top oynamamış, benim ona 2'ye 1 taktik yaptırmam lazım, nasıl yapacağım. Futbol başka bir şey. Bunlar antrenmanla olur.

Büyük bir takımın doktoru bana 'Konuşursak işimizden oluruz.' diyor bana. Burada isim verilmez tabi..

Türkiye'de bir takım felsefesi oluşturmak zor. Korona öncesine bakın. Geçen sene Kayserispor'daydım. Para olsa o takım UEFA'ya gidecekti, para olmadığı için oyuncular idmana çıkmadı. O zaman korona virüs yoktu, yine o durumdaydı. Türkiye'de bir felsefe oturtmak zoru. Başakşehir, Abdullah hocayla bunu yaptı. City'nin modelin bir oyunu takımında oynatmaya çalıştı. Trabzonspor'da Ünal Hoca'dan sonra devam eden bir oyun anlayışı var. Şuanda Galatasaray'da Fatih Hoca son 7 haftada yaptığı aksiyonlarla farklı bir takım ortaya koydu. Antrenörler uzun bir süreçte felsefe oturtur. Herkes Fenerbahçe'de Aykut Hoca'ya kızıyordu yavaş oynuyor diye. Ama az gol yiyen, sağlam, karşı tarafa gittiğinde gol bulan bir takımdı. Bunlar hep örnek. Kimse Klopp'a gelip sen şampiyon olamadın git demedi. Bugün bu hale geldiler bakın.

 Türkiye'de bu sabır ve imkan yok tabi. Benim esas sorum bu Malatyaspor'u bu durumdan nasıl çıkacağım. Bunu düşünüyorum sürekli. %100 antrenman ortamına sokmam lazım takımı. Ben kulübü aradım 'Gelsek nasıl geleceğiz' dedim. Başka şehirde var, yurtdışında var. Nasıl gelecekler. Valilikten izin alsan o da sağlık açısından iyi değil. 

Lampard'ın Şampiyonlar Ligi'nde Barcelona'ya klas golü



YAZARLAR
TÜM YAZARLAR

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber