Beşiktaş'ta sezonun en büyük yanlışı transferler

Yeni sezona son şampiyon ve şampiyonluğun en güçlü adayı olarak giriş yapan Beşiktaş'ta, Şampiyonlar Ligi macerası başlayana kadar her şey yolundaydı. Ancak siyah-beyazlı takım, Borussia Dortmund'u konuk ettiği 15 Eylül Çarşamba günü ciddi bir kırılma yaşadı...

Oysa Dortmund maçı yanlışların düzeltilmesi adına büyük fırsata çevrilebilirdi ama herkes eksikleri, hataları görmezden gelmeyi tercih etti. Maçtan sonra ilk 15 dakikadaki coşkulu futbol ve Batshuayi'nin kaçırdığı goller dışında konuşulan bir şey yoktu. Sergen Yalçın, "Skordan değil ama oyundan memnunum. Öne geçseydik farklı olabilirdi. Bu seviyede yapılmaması gereken hatalar yaptık, rakip de cezayı kesti" dedi. Sadece pozitif noktalara bakan ve tribünlere oynamayı kötü bir alışkanlık haline getiren muhabirler ise Beşiktaş'ın çok şanssız bir yenilgi aldığını, kazanabileceği bir maçtan kaçan goller yüzünden eli boş ayrıldığını anlatıyordu!

Ortaya konulan fotoğraf buydu ama gerçekle ilgisi bile yoktu. Çünkü maç rahatlıkla 3-8 bitebilirdi. Dortmund elini kolunu sallayarak attığı 2 golün yanı sıra yüzde 100'lük tam 6 gol kaçırmıştı. Dortmundlu oyuncuların son vuruş hataları ve Ersin'in müthiş kurtarışları tarihi farkı önlemişti ama bunlar kimin umrundaydı! Alkışlayıp geçtiler, yanlışları el birliğiyle halının altına süpürdüler...

Filmin devamını biliyorsunuz...

Beşiktaş 15 Eylül-27 Kasım arasında oynadığı 15 maçta 11 yenilgi, 3 galibiyet ve 1 beraberlik aldı. Üç galibiyetin nasıl geldiğini de hatırlatalım... İlk yarısı 2-0 geride kapatılan Antalya maçı mucizevi biçimde 3-2 kazanıldı. Pedro Henrique son dakikada yüzde 100'lük fırsatı kaçırmasa Sivas maçı 2-2 kapanacaktı. Galatasaray derbisi de Mustafa Muhammed'in son dakikalarda kaçırdığı penaltıyla 2-1 galip bitirildi.

Özetlersek son 15 maçta 11 yenilgiye karşılık 3 galibiyet alabilen Beşiktaş çok daha vahim bir tabloyla da karşı karşıya kalabilirdi.

Sergen Yalçın hoca Galatasaray'ı yendikleri derbiden sonra, "Kaos ortamı yaratmaya çalışıyorlar ama öyle bir ortam yok. Daha ligde ilk çeyrekteyiz, çok acele etmemek lazım..." demişti.

Beşiktaş adına doğruları gündeme getirenleri kaos yaratmaya çalışmakla suçlayan Sergen hoca, derbi zaferinin tüm sorunları çözeceğini hesaplamıştı ancak yanıldı. Derbiden sonra sırasıyla Hatay, Sporting, Trabzonspor, Alanyaspor, Ajax ve Giresun'la karşılaşan Beşiktaş 6'da sıfır çekti. Yani, derbi galibiyeti herkese nefes aldırsa da hiçbir şeyi çözmedi. Çünkü inkar edilen kaos ve kriz gerçekti...

Sergen hoca, Alanyaspor maçından sonra, "Çaresizce kenardan maçı izledim. Şimdiye kadar sorumluluğu hep ben üstlendim ama bu maçın sorumluluğunu almam!" diyerek faturayı oyuncularına kesmişti. Giresun maçından sonra ise "Biz teknik heyet olarak her şeyi yapıyoruz fakat çözüm bulamıyorum. Başkanla yarın bir araya gelerek durum değerlendirmesi yapacağız" dedi.

Sergen Yalçın hoca, 4-0'lık Giresun maçının ardından iflasın ve istifanın eşiğine kadar geldi ama neyse ki zirveden "yola devam" kararı çıktı. Bana göre doğrusu da buydu..

Yalnız benim gördüğüm kadarıyla Beşiktaşlılar yanlışta ısrar ediyorlar. Çünkü bırakın tedaviyi henüz teşhisi bile doğru koyabilmiş değiller.

Yönetimden, "TFF, MHK, VAR, hakemler" dışında bir şey duyuyor musunuz? Oysa Beşiktaş, aynı TFF, VAR ve hakemlerle geçen sezon hem ligi hem kupayı kazanmıştı! Bu sezon değişen TFF, VAR ve hakemler mi, Beşiktaş'ın sahadaki oyunu mu?

Beşiktaş'ın 32 takımlı Şampiyonlar Ligi'ndeki puansız tek ekip olması tesadüf mü sizce? UEFA ve hakemler, Şampiyonlar Ligi'nde de Beşiktaş'ın haklarını yiyorlar mı? UEFA'da da şeytani düzen, çete, örgüt vs var mı?

Hiçbir takımı ayırt etmeden söylemek lazım ki, Türk kulüpleri böyle...

Başarı varsa, "Herkese ve her şeye rağmen biz kazandık" diyorlar...

Başarısız olduklarında ise malum suçlamalar...

Madem öyle Beşiktaş'ın bu sezon yanlışın en büyüğünü nerede yaptığını da söyleyeyim size!

Kimse doğru dürüst ifade etmiyor ama Beşiktaş transferde baltayı fena halde taşa vurduğu için bu halde. Evet kabul ediyorum; Batshuayi, Alex Teixeira, Miralem Pjanic, Salih Uçan, Kenan Karaman, Umut Meraş ve Mehmet Topal tek tek iyi oyuncular. Ancak dramatik biçimde bünyeye uymadılar işte.

Yani sorunu başka yerlerde aramaya gerek yok. Kağıt üzerinde çok kaliteli görünen bu kadro net biçimde Şampiyonlar Ligi ve Süper Ligi bir arada taşıyamıyor. Sorunun temelinde de bu zayıflık yatıyor.

Daha açık anlatalım...

Stoper hattındaki Welinton-Vida-Montero üçlüsüyle Şampiyonlar Ligi'nde hiçbir takım başarılı olamaz.

Alex Teixeira bu fizik görüntüsüyle Şampiyonlar Ligi'nde hiçbir takımda oynayamaz.

Hızla geriye giden Miralem Pjanic bu haliyle orta alanın yükünü taşıyamaz.

Bu Batshuayi'yi Avrupa'da hiçbir takım istemez.

Salih ve Kenan büyük hayal kırıklığı...

Rosier'in geçen sezonla ilgisi yok, Ghezzal da sürekli kayıpları oynuyor.

Transferde Can Bozdoğan dışında yüzünü güldüren yok Beşiktaş'ın.

İşte o yüzden bu sezon canı çok sıkılıyor siyah-beyazlıların...