Şampiyonun ve küme düşenlerin belli olduğu, sadece iki takımının isimlerinin büyüklüğü nedeniyle önem niteliği taşıyan derbi, futbolseverlerin hayatından 90 dakika çaldı. İki takım da defans hattında büyük eksiklerle başladı. Serdar Aziz, Kim Min Jae ve Szalai'nin eksikliğinde stoper hattını Novak ve Tisserand ile kurdu İsmail Kartal. Ev sahibi takımda ise Montero, Vida ve Rosier'in yokluğunda Valerien Ismael, sağda Kenan Karaman, stoperde ise Serdar Saatçı'yı kullandı.

Sezonun son derbisi, ligin sıralaması açısından bu kadar iddiasızken çok gergin başladı. Tribünlerden atılan yabancı maddeler, Fenerbahçe'ye karşı ciddi sertlikle maça başlayan Beşiktaş... Anlaşılmaz bir gerilim vardı. Buna rağmen Fenerbahçe maçın henüz 6. dakikasında Novak'ın ayağında 1-0 öne geçti. Golün santrası yapılıp saniyeler sonra bu kez de Beşiktaş penaltı kazandı ancak bu sezonun en çok eleştirilen ismi Michy Batshuayi, bu şansı değerlendiremedi.

Orta sahada kör dövüş şeklinde geçen karşılaşmada ilk yarıda Serdar Dursun'un kaleye vurup, yanında duran İrfan Can'a atmaması, Fenerbahçe adına belki de maçı koparacak gol fırsatının kaçmasıydı. Bu pozisyondan dakikalar sonra Beşiktaş adına 2. penaltı çalındı ve bu kez Ghezzal, 1-1 eşitliği sağladı. Maçın ilk yarısındaki gerginlik, soyunma odasına gidene kadar devam etti. Beşiktaş'tan 4 isim Fenerbahçe'den 2 isim sarı kart ile soyunma odasının yolunu tuttu.

Beşiktaş ikinci yarıya daha etkili başlayan taraf oldu. Daha ilk saniyelerinde Larin'in % 100'lük gol pozisyonuna Altay Bayındır izin vermedi. Bu pozisyondan dakikalar sonra bu kez Larin'in kafa vuruşu direkte patladı ve gol olmadı. İkinci yarı, ilk devreye göre daha sakin geçiyordu. İki takımın teknik direktörü, oyuncu değişikliği hamleleri yaptı ancak sanki beraberlik iki tarafa da yetecek gibi bir görüntü vardı.

Son haftaların en kötü topunu oynayan Fenerbahçe'de eksikler inanılmaz derecede hissedildi. Kim Min Jae, Szalai, Serdar Aziz ve Crespo'nun yokluğunda stoper hattından çok, Fenerbahçe'yi bozan Gustavo oldu. Sarı-lacivertliler adına adeta bir el freni... Ne rakibi karşılarken direnç gösterdi ne de hücuma çıkarken hızlı davrandı. Varsa yoksa yan pas-geri pas... Fenerbahçe'nin son haftalarda oynadığı oyuna leke sürdü. Alt yapıdan bir oyuncu koysak, daha kötüsü olamazdı.

İsmail Kartal'ın oyuna müdahalelerine gelince, bazı oyuncular vardır, 90 dakikada sahada kalmalı. Fenerbahçe'de de o isim İrfan Can Kahveci... Valencia, Osayi oyuna girdi, 2-3 pas yapacak kimseyi bulamadı. Hücum planı tamamen dağıldı. Osayi, Nazım'ın yerine girse daha etkili olurdu.

Beşiktaş tarafında ise, Batshuayi artık bu takımı kafasında bitirmiş. “Kiralık sözleşmem bitse de gitsem” ruh hali sahaya yansıyor. Aynı şekilde taraftar da onu net bir şekilde istemiyor. 14 gol atmış bir isme, Belçika Milli Takımı'nın golcüsüne biraz daha saygı duymak gerekir bence...

Siyah-beyazlılarda Emirhan, 10 yıldır derbi oynuyormuş gibi sahada görevini yaptı. Kalede Ersin topu atacak isim ararken, hep sorumluluk alıp oyunu kuran, daha 17 yaşında ilk derbisini oynayan Emirhan'dı. Ve bu çocuk, büyük umutlarla Barça'dan gelen Pjanic'in yerine tercih edilip ilk 11'e yazıldı. Sizin gibi isimlerle Türk futbolu eski günlerine dönecek, milyon eurolar alan 30 yaş üstü futbolcularla değil...

Finalde; iki takım da bunca eksiğine rağmen mağlubiyet almadı ve iddiasız, tatsız derbi beraberlikle sonuçlandı. Beşiktaş'ta Valerien Ismael'in dokunuşları takımda gün geçtikçe etkisini hissettiriyor. İyi golcü ve stoper hattı transferiyle, gelecek sezon iddialı bir hale gelebilirler.

Fenerbahçe'de ise kaliteli kadro, başarılı bir Türk teknik adam var. Ama gelecek sezon için teknik direktör konusu hala netleşmiş değil. Ali Koç ve yönetimin işi çok zor. İsmail Kartal bir derbiden daha kayıpsız çıktı. Gelecek sezon ister Jesus, ister İsmail Kartal takımın başında olsun, yapılacak 2-3 net transfer ile Fenerbahçe şampiyonluğun en büyük adayı olur.