1.HAFTA

Geç başladı, geç bırakacak

Bazen futbol adına tuhaf hayaller kurarız. İstisnasız kullandığı her frikiği gol yapmasının dışında yeteneği olmayan 130 kiloluk 45 yaşındaki bir futbolcunun üst düzey takımda sahada yer alıp alamayacağını düşünürüm. Nihayetinde maçı kazandıran ayrıntısı ona üst düzey liglerin takımlarında forma giydirir mi? Luca Toni 36 yaşını mayıs ayında geride bırakıp 37’e doğru yol alan ve ceza sahası içi golcülüğü söz konusu olduğunda Van Nistelrooy ile beraber son 20 yıla damga vurmuş büyük golcü.

Şu konumuyla 40 yaşında dahi skorer olmaya devam edecek gibi duruyor. Serie A’da ilk maçına 23 yaşında çıkan Luca Toni profesyonel futbol yaşantısında kaybettiği yılların acısını 37’sinde de gol atarak çıkarmaya devam ediyor.Belki eskisi kadar koşamaz, mücadele edemez ama sonuca bu yaşında dahi etki etmeye devam ediyor.Tam bir ceza sahası içi golcüsü ve bu oyunculardan vazgeçmek kolay değil.

Maddi olarak yaşamını garanti altına almış bu oyuncunun futbol tutkusu ve oynama isteği ise takdire şayan. Bu yaz ligin yeni takımı Hellas Verona’ya transfer oldu. Serie A hemen herkesin Milan’ı favori gördüğü Verona maçıyla açılışı yaptı ve ülkemizde ligin yeni takımı Konyaspor’un Fenerbahçe’ye karşı başardığının benzerini Serie A’nın yeni takımı Verona Milan karşısında gerçekleştirdi. Poli’nin güzel golü sonrası geriye düşmesine rağmen Hellas Verona yeni transferi Luca Toni’nin 250. Lig maçında attığı iki güzel golle 3 puan kazandı. Yaşlı kurt gol sayısını toplamda 111’e çıkardı.

Milan ise 1945 ve 46 yılları içerisinde kaybettiği iki açılış maçından bu yana ilk defa bu sezon mağlubiyetle sezona girdi. Mario Balotelli’nin gelişinden sonra oynadığı 14 maçın 9’unu kazanıp 5’inde berabere kalan Milan 16.maçında sahadan puansız ayrıldı..Siyahi forvet 2012 yıllında Aguero’ya yaptığı asistin arkasından ilk defa yenildiği maçta asist yaparak sezona takımının aksine oldukça formda girdi.

***

Lazio’yu Süper Kupa’da 4 gol atarak geçen Juventus lige kaldığı yerden devam etti. Cenova’da yağmurlu havayı üç puanla terk etti.Son 31 yılda Juventus Serie A ve B’nin açılış maçlarında sadece bir kez 2010 yılında Bari’ye kaybetmişti. Bitirici forvet eksikliğini Tevez ve Llorente ile gidererek sezona giriş yapan geçtiğimiz yıllın şampiyonu zorlu Sampdoria deplasmanını 2013 U20 Dünya Kupası’nda kupayı kaldırmış genç yetenek Pogba’nın asistini gole çeviren yeni transferi Carlos Tevez ile kayıpsız geçmeyi başardı.

Maçın sonlarına doğru baskısını artıran Sampdoria’da oyuna 82.dakikada giren Castelini’nin 90’da kırmızı kart görmesiyle maç sona erdi. Sadece Serie A’da değil açılış maçlarının genelinde kadro istikrarı olan takımların kazanmasına bir yenisi daha eklendi. Conte’nin Juventus’u şaşalı bir açılış maçı oynamasa da kazanma kültürü ve uyum konusundaki artısı ile ligin yine en büyük şampiyon adayı!

***

Benim beklediğim bu hafta Fiorentina’nın Catania ile yapacağı mücadele oldu zira kombine sayısını iki katına çıkarıp tanıtımına 30 bin kişinin katıldığı yeni transfer Mario Gomez performansını merak ediyordum. Ligin sürpriz şampiyonluk adayı olarak gördüğüm Montella’nın Fiorentina’sı sezona üç puanla başladı ve Gomez’in 90 dakika sahada kaldığı mücadelede Alman golcü boş kaleye öyle bir gol kaçırdı ki Avusturya maçında yaşadığını anımsattı izleyenlere. Bu şansızlığına rağmen toplamda etkili bir performans ortaya koyan Gomez’in bu sezon Serie A’ya golleriyle damga vurması bekleniyor.

Montella’nın 3-5-2’sine transfer ettiği Lecce ve Udinese performanslarından tanıdığımız Cuadrado ve Joacquin gibi oyuncular Gomez gibi nesli tükenen 9 numaralar için biçilmiş kaftan. Cuadrado belki bu sefer asisti marke edilen Gomez’e değil geride demarke vaziyette bekleyen De Rossi’ye yaptı ama gelecek günlerin özetini geçen bir gol oldu bu. Fiorentina’nın farkı transfer politikasının oyun felsefesine göre muntazam bir şekilde gerçekleştirmesi. Bundesliga takımlarından Mainz gibi zaman onları hak ettiği yere taşıyacaktır.

***

Schalke 60 milyon olan Draxler’in fesih bedeli ödenmesine rağmen genç yeteneği Draxler’in gitmesini istememiş ve oyuncunun kalma kararı arkasından derin bir nefes almıştı. İki yıl önce Arsenal Alman Futbolu’nun son dönemde yetiştirdiği en önemli yeteneklerin başında gelen Mario Götze’yi 40 milyona vermemişti. Gareth Bale’e 120 milyon euro verilmesine rağmen kulübü bırakmak istemiyor. Çok yetenekli bir oyuncuyu takımlar dışarıya ne pahasına olursa olsun satmak istemiyorlar.

Başlarda garip gelse de Napoli’den Cavani’nin gidişi sonrası bu yaklaşımı daha doğru bulmaya başladım. 64 milyon euro bir oyuncu için oldukça yüksek bir fiyat olarak görülebilir lakin transfer markette bu paraya Cavani’nin yerini doldurmak kolay değil. 37 milyona Higuain’i alan Napoli aynı zamanda 12 milyona da Raul Albiol’u 9.5 milyon euro da Callejon’u Real Madrid’den transfer etti.

Nihayetinde Cavani parasına Higuain-Albiol ve Callejon geldi. Bu üçünü topladığınızda bir Cavani performansı vermeyebilir her ne kadar yeni teknik adamı Rafael Benitez ile lige Bologna karşısında 3-0'lık şık bir başlangıç yapmasına rağmen. Napoli’nin ilk devre tökezleyeceğini düşünüyorum zira teknik adam ve takımın pek çok ismi yeni. Uyum sürecinde puanlar kaybetme ihtimali fazla.Öte yandan bu takım 2013 yılında evinde maç kaybetmedi ve bu seriyi 11 maça çıkardı.

***

Lazio geçtiğimiz sezona müthiş başlamıştı. Burak Yılmaz’a bugünlerde ikinci kez teklif yapan ve aradaki farkı 4 milyona indiren Lazio yönetimi yaşlı kurt Klose’nin ardılını arıyor. Geçen sezonki maçların özellikle ilk devresinde iki isim vardı öne çıkan: Hernanes ve Klose. Öyle veya böyle bu iki isim üzerinden skor üretiliyor ve bunlardan birisi olmadığı zaman Lazio puan kayıpları yaşıyordu.

Sezona da yine Hernanes’in harika golünün ardından Klose’nin kazandırdığı penaltıyla farkı ikiye çıkarıp üç puanla sahadan ayrıldı. Bu yakada değişen çok bir şey yok, Hernanes ve Klose takımı taşımaya devam ediyor. Udinese ise Avrupa Ligi’nde yaşadığı hayal kırıklığını lige yansıttı zira Lazio’ya karşı özellikle ilk yarıda pek bir varlık gösteremedi. Walter Mazzarri’nin başa geçtiği İnter ise 3-5-1-1 dizilimi ile sahaya sürdüğü takımı net bir galibiyet alarak sezona iyi bir başlangıç yapanlar arasında yerini aldı.

HAFTANIN KARMASI
(4-3-3)


AntonioMirante (Parma)
***
Maicon(Roma)
Paul Papp(Chievo)
LeandroCastan(Roma)
CamiloZuniga(Napoli)

***
Hernanes(Lazio)
NicolaMurru(Cagliari)
Paul Pogba(Juventus)
***

Luca Toni(Verona)
MarekHamsik(Napoli)
GiuseppeRossi(Fiorentina)

HAFTANIN TAKIMI
Hellas Verona


Ligin yeni takımı Verona kendi sahasında Balotelli’nin gelişi sonrası müthiş bir çıkış yakalamış şampiyonluk adayı Milan’ı konuk etti. AndreaPoli’nin golüyle geriye düşmesine rağmen deneyimli golcüsü Luca Toni’nin attığı iki golle maçı çevirmesini bildi ve yaptığı savunmayla Balotelli’nin penaltı serzenişlerinin dışında gereğinden fazla pozisyon vermeden lige sürpriz bir çıkış yaparak haftanın takımı olmayı başardı.

HAFTANIN OYUNCUSU
Luca Toni


Yaşlı kurt takımına üç puanı kazandıran isim oldu. İki gol birden Milan ağlarına bırakan İtalyan golcü özellikle ikinci golde öyle güzel yükselip topu kalecinin sağına öyle iyi bıraktı ki izleyenleri mest etti. 36 yaşında Milan gibi bir rakibe karşı iki gol atıp takımına üç puan kazandırma başarısı göstermek ancak böylesine etkili futbolcularla mümkündür. Haftanın tartışmasız yıldızı oldu.

HAFTANIN GOLÜ
Hernanes ( Lazio)


Udinese’nin solundan hızla akarken peşine taktığı iki rakip oyuncuya rağmen çok zor açıdan kaleyi öyle bir gördü ki gol olduğuna inanmakta güçlük çektik. O dar açıdan o koşullarda gol olmaması gerekirdi. İçeride bekleyen kimse olmadığı için zor açıdan kaleyi yoklamaktan başka şansı olmayan Hernanes muazzam bir şut çıkardı ve haftanın golünü attı.

HAFTANIN ŞİFRESİ
8


Luca Toni 250. Lig maçında Milan’a karşı 2 gol atarak 111.golüne ulaştı. Bu golleri 8 farklı kulüple gol atarak NicolaAmoruso’dan(9 farklı kulüp) sonra bu alanda da zirveye yerleşti.