7.HAFTA

Ligin zirvesine tek başına mağlubiyet almadan kurulan Roma’nın en büyük silahı 37 yaşındaki Francesco Totti. Hellas Verona henüz bu sene geldiği Serie A’da 7 haftada 13 puan toplarken 10’unda payı olan adam 36 yaşındaki Luca Toni. Juventus bu hafta geriye düştüğü Milan maçını çevirirken iki muazzam frikiği ile en büyük yardımı 34 yaşındaki Andrea Pirlo’dan aldı. İhtiyarlara futbolun zirvesinde belki yer yok ama bu üç yetenek o yeri ayaklarıyla deşe deşe, gol ata ata açmayı başarıyorlar. Öyle ki 2014 Dünya Kupası İtalya kadrosuna hali hazırda girenPirlo’nun yanı sıra Prandelli Totti ve Toni’yi de götürmeyi düşünüyor..

Başbakan

Galatasaray’ın kalecisi Simoviç’ten sonra diğer önemli kahramanım Andres Möller olmuştu Eintracht Frankfurt takımında oynarken 1990 Dünya Kupası öncesi. O Möller’li Yeboah’lı Frankfurt takımının ise unutulmaz liberosu Manfred Binz ise 1996 yılında dönemin Serie B takımı olan Brescia’ya gitmişti. Kendisini yeniden kanıtlamaktı en büyük hedefi. İdman sonraları Brescia’nın 17 yaşındaki genç yeteneği ile beraber çalışır, geleceğin büyük yeteneğine frikik esnasında neler yapmasını en ufak ayrıntısına kadar gösterirdi. “Sol ayağını koyduktan sonra üç adım geriye gideceksin..Böyle böyle her gün Andrea Pirlo ile beraber saatler geçirirdik. Utangaç, sıska ve uzun saçlıydı. Herkes onun gelecekte büyük bir yıldız olacağına inanıyordu. “ ile anlatıyor o zamanları. Takımı saha içerisinde pas pas inşa etmesinden dolayı o dönem lakabı “Mimar” olan Pirlo klasik on numara pozisyonunda oynuyordu ama yine de en çok koşanlar arasında yer alıyor diyordu dönemin unutulmaz liberosu Binz.

İhtiyarlara yer var

Koşmak ve Pirlo?

Almanların belalısıdır. 2006 Dünya Kupası’nda o pası vermiş, 2012’de de yine takımının maestrosu olarak müthiş performansıyla her zaman panzerlerin canını yakmayı başarmıştır. Çok az insan 2012 Avrupa Şampiyonası’nda Pirlo’nun 12 km barajını geçip misal Schweinsteiger’dan daha fazla saha içinde mesafe kat ettiğinin farkındadır. Akhisar’ın Pirlo’su Bilal Kısa da her doksan dakika takımın en çok koşan oyuncusu olması gibi. Farklı koşmalardır bunlar. Modern futbolun atlet futbolcularının sprintleri yoktur belki ama doğru yerde bulunarak ele geçirdiği topla takımı hızlı koşturur, enerjiden tasarruf ettirirler. Tekniği, saha görüşü ve oyun zekâsı üst düzey olan “Başbakan” Pirlo sene sonunda mutlu edeceği halkı değiştirebilir.

Brescia’dan İnter’e gidip bir yerlere kiralandıktan sonra 17.5 milyon euro bonservis bedeli karşılığı ezeli rakibi Milan’a satılan Pirlo aslında kendisinden vazgeçen her kulübü fazlasıyla pişman ettirecek başarılara burada başlamıştır. Milan ile iki kez Şampiyonlar Ligi kazanırken 2006 Dünya Kupası’nı ülkesine getiren oyuncu da olur. Şampiyonlar Ligi, Lig ve Dünya Kupası’nı kaldırmayı başarır. Eksik olan var mı? Milan’da son sezonunda 17 maça çıkınca “Artık bundan bir şey olmaz” diyerek Juventus’a gönderilir. İşte bu yine bugün bile zaman zaman dillendirilen büyük hatadır. Zira Andrea Pirlo’nun gelişinden sonra iki yıl üst üste şampiyon olan takım 49 maçlık ligde yenilmezlik serisine ulaşırken 17 maçın ardından Juventus’ta 38 lig maçının 37’sinde 90 dakika forma giyer Pirlo. Nihayetinde sezonda 50 maç barajını da Avrupa Şampiyonası ile beraber aşar.. Juventus onunla beraber öyle bir çıkışa geçmiştir ki birbirlerine yakın takımların zirve yarışı yaptığı İtalya’da dengeleri sarsmış ve Juve’yi tek başına uzak ara zirveye yerleştirmiştir. Geçtiğimiz hafta sonu iki frikikte topun başına geçen “başbakan” birisini doğrudan diğerini de Chiellini vasıtasıyla filelerle buluşturarak takımı için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Geçtiğimiz günlere oyundan alınınca teknik adamla tokalaşmayarak soyunma odasına giden Pirlo’ya ufak bir azar çeken Conte ile aralarındaki buzların erimediği konuşuluyor. Bugünlerde Tottenham ile yakın temas içerisinde olan Pirlo’ya Juventus yöneticilerinin geçmişe bakarak dikkat etmesi tavsiyesinde bulunuyoruz zira Pirlo İnter ve Milan’ı olduğu gibi Juventus’u da pişman ettirecek meziyetlere sahip. Kendisinden üç yaş büyük olan bir başka efsane fırtınalar estiriyorsa Başbakan’ın görev süresi en az iki yıl daha uzatılması gerekir geçmiş dönem halkına sağladığı refah ve huzur günlerinden sonra..

Bayrak Adam

27 Eylül 1976 doğumludur Francesco Totti. Roma’da doğdu Roma’da da ölecek. Belki kaleciler, kimi defans oyuncuları vardır yıllardır kulübünde kalan ve fakat çok azı “Real Madrid” teklifine rağmen ömrünü her zaman zirvede olmayan bir takımda geçirmiştir. 37 yaşını babaannemin hesabına göre bitirip 38’den gün almaya başlayan Totti’nin 2014 Dünya Kupası kadrosuna dahili konuşuluyor. Roberto Mancini’nin üzerine tez yazdığı Trequartista’lara en iyi örnektir kendisi. Pirlo’nun geriye doğru gittiği sahada Rudi Garcia ile beraber Totti takımın en ileri ucundaki oyuncu oldu. Ne Pirlo ne de Totti oyun kurmaktan, gollük pas atmaktan geri durmadılar sahanın neresine yerleşir ve hangi görevle sahada yer alırsa alsınlar.. İki haftadır farklı skorlarla galibiyetlerin alındığı lider Roma’nın hem golcüsü hem de takımı gole doğru taşıyanı. Takımın ileri ucundan yönetiyor, Pirlo’nun aksine. Muhteşem bir şut ve akabinde çalınan penaltıyı gole çevirerek İnter’in fişini deplasmanda çeken Totti yeni teknik adam Rudi Garcia ile beraber yeniden doğdu. İnter ağlarına Roma adına 300. Golü bırakan efsane bu sezon takımının oynadığı 7 maçta 3 gol 6 asist ile oynayarak Roma’nın çıkışındaki en önemli figür olmayı sürdürdü.

Luca Toni

Pirlo’dan 2 yaş büyük Totti’den 1 yaş küçük. 36 yaşın tamamını yaşadı. 23 yaşına kadar alt liglerde oynadı. 2000 yılında başladığı Serie A macerası Bayern Münih’e kadar onu götürüp Dünya Kupası dahi gördü o eller.. Geç başladı geç bitirecek! Verona ile bu sezon oynadığı 5 maçta 3 gol 3 asist yaptı. Üstelik attığı gollerin yaptığı asistlerin getirdiği puan sayısı 10! Bu sezon Seria A’ya çıkmış Verona topladığı 13 puanla tabelada 5.sırada.. Milan’ı ilk maçta devirdi, araya giren iki maçlık sakatlık molasından sonra yine gollerine ve asistlerine devam etti. Nihayetinde Toni ile beraber yeniden İtalya milli takıma seçilmesi gündemde..

HAFTANIN KARMASI

4-3-3

Andrea Consigli(Atalanta)

***

Senad Lulic(Lazio)

Danilo(Udinese)

Giorgio Chiellini(Juventus)

***

Fernandez(Napoli)

Gökhan İnler(Napoli)

Alessandro Florenzi(Roma)

***

Francesco Totti(Roma)

Gervinho(Roma)

Juan Iturbe(Verona)

HAFTANIN TAKIMI

Roma

Zorlu İnter deplasmanından iyi ve akıllı oyunu sonucu 3 puanı öyle kolay ve rahat aldı ki artık Roma şampiyonluğun en büyük adayı. Ligde yenilgisiz lider giderken geride bıraktığı 7 hafta içerisinde sadece 1 gol yediler. Rudi Garcia ve Roma bu sezonun en flaş takımı ve küllerinden doğdular dersek abartmış sayılmayız.

HAFTANIN FUTBOLCUSU

Gervinho (Roma)

Totti ile Gervinho arasında kararsız kaldım ama yukarıda az biraz değindiğimiz Totti’nin yanı sıra son dönem Roma futbolunun yıldızlarından birisi Gervinho. Bu hafta İnter defansını olabildiğince karıştırdı ve her iki kenardan da içeriye doğru müthiş çalımlarla sürekli deldi geçti. Zaman zaman son vuruşlarda başarı sağlasa da attığından fazlasını kaçırarak bizzat kendisinin yarattığı pek çok pozisyonu da görünmez kılıyor. Hülasa Gervinho bu haftaya damgasını vuracak bir performans gösterdi.

HAFTANIN GOLÜ

Sulley Muntari (İnter)

Antonio Di Natale’nin ya da Totti’nin, Florenzi’nin golleri de güzel ama bu çok başka. Tekrar tekrar izledim o vuruşu o şekilde bilinçli mi yaptı diye. Ceza sahasının sağından arka direkte bekleyen Muntari’ye gelen yerden sert pası “tek dokunuşla” kaleye göndermesi fazlasıyla estetikti. Maçın henüz 19. Saniyesinde atılan bu gol Serie A’nın da en hızlı golü oldu elbette.

HAFTANIN ŞİFRELERİ

2: Vicenza Montella ile beraber Fiorentina’nın gol atmadan bitirdiği maç sayısı.

8: Philip Mexes’in kariyerinde gördüğü kırmızı kart sayısı.

19. Muntari’nin bu hafta ligin en erken golünü attığı saniye göstergesi

22: Ligde 51 gol atan Pirlo’nun direkt frikikten attığı gol sayısı. Del Piero’yu yakaladı ve zirvedeki Mihajlovic’in 6 gol gerisinde.

300: Totti’nin Roma’da attığı gol sayısı.