Şu hale bakın insan üzülüyor. Koca Galatasaray Kulübü nereden nereye geldi. Sevgisizlik, bölünmüşlük, tavan yapmış durumda. İki tane başkan adayı var. Sevabı ve günahıyla biri başkan seçilecek. Onlar bile kendi aralarında dışarıya konuşmalarıyla iyi fotoğraf vermiyorlar. Her neyse burası ayrı bir konu... 
Eşref Hamamcıoğlu’nun handikapı “projelerimiz var” diyor ama bunların ne olduğunu açıklamıyor. “Galatasaray emlak kulübü” değil diyor. Futbolculara, bankaya, Torrent’e, transferlere ödenecek paraların kaynağıyla ilgili tek laf etmiyor. 
Diğer aday Dursun Özbek ise maddi olarak daha güçlü. Onun da handikapı Sportif A.Ş’ye Erden Timur’u getireceğini söyledi.
Gerçekten Timur’u getirecek mi, yoksa seçimden sonra oraya tepeden inme birisi mi gelecek? 
Sadece şunu söyleyeyim; Timur’u taraftar çok seviyor. Çok iyi bir Galatasaraylı. En ufak tatsızlıkta bulunduğu görevden ayrılır, bir daha kulübün kapısının önünden geçmez. İkinci handikap, bütün camia, taraftarların büyük bir bölümü Özbek’in teknik direktör adayının kim olduğunu konuşuyor ve merak ediyor. Özbek, “Seçim bitene kadar teknik direktör adayımı açıklamam, seçimden sonra açıklayacağım” diye düşünüyorsa, çok büyük oy kaybı yaşayacaktır. Bilmiyorum kendisi bunun farkında mı? 
Birçok kongre üyesinden mesaj alıyorum. Sokakta yürürken yanıma geliyorlar. Her iki başkan adayının da bu handikaplarından bahsediyorlar. Benden söylemesi, kararı kendileri verecek. 
Ama ortada bir gerçek var. Bunu önce taraftar bilmeli. Kulüp her gün bir milyon lira faiz ödüyor. 
Gelirin olsa da olmasa da bu para ödenecek. 30 günde 30 milyon lira; yılda 365 milyon lira. Bakın ana paradan bahsetmiyorum. Bunun haricinde transferler, Torrent’e ödenecek paralar, bankaya ödenecek ana para. Bunlar da artısı. 
Şimdi sizlere soruyorum.... Tribün gelirleriyle bu para ödenir mi? İlla ki ya Florya ya Riva değerlendirilecek, bu para da bankaya verilip borç kapatılacak. 
Dursun Özbek  “Ben bir senede Galatasaray’ın borcunu sıfırlayacağım” diyor. 
Bunu yapabilir mi, yapamaz mı orasını bilmiyorum. Bildiğim tek şey seçilecek başkan kim olursa olsun, camiasından ve taraftardan kayıtsız, şartsız destek görmezse o divan kurulunda parmak sallayanlar yine ortaya çıkarsa, inanın bana bugün konuştuğumuz kötü tabloyu bile arar duruma geleceğiz. 
Yapacak bir şey yok. Oy kullanan kongre üyelerine ve seçilecek olan başkana herkes saygı gösterecek. Galatasaray için birinci çıkış yolu bu, benden söylemesi.

Ataman gururumuz oldu

Kendi topraklarımızda yetişen, içimizden biri, Türk vatandaşı Ergin Ataman’ın iki yıl üst üste Anadolu Efes’i Euroleague şampiyonu yapması inanın, kendisine olan saygımı on kat artırdı. Bilip bilmeyen herkes konuşuyor. Anadolu Efes’in bütçesi çok fazlaymış. Onun için Avrupa şampiyonu oluyormuş diyenler inşallah bu yazıyı okurlar.
Bakın... Real Madrid’in bütçesi 44 milyon euro. Barcelona’nın 43.5 milyon euro. CSKA’nın ise 33 milyon euro. Olimpia Milano’nun 30 milyon euro. Anadolu Efes’in ise 25 milyon euro. Neredeyse Real Madrid ve Barcelona’nın bütçelerinin yarısı kadar.
Demek ki her şey parayla olmuyor. Ergin Ataman hepimizin gururu. Bu hırsıyla, bu bilgisiyle başarılarının devam edeceğini düşünüyorum.

Arda bunları hak etmedi

Çok üzülüyorum...
Galatasaray alt yapısında yetişmiş bir futbolcu, uzun yıllar Atletico Madrid ve Barcelona’da dünya yıldızlarıyla birlikte forma giyen, bu dönemlerde hepimizin gururu olan, kulüpten ayrılırken 13 milyon euro kazandıran Arda Turan, Galatasaray’a bu şekilde veda etmemeliydi. 
Fatih Terim’i sevebilir bu da gayet doğal. Başkalarıyla arası kötü olabilir ama son maçta sahanın ortasına getirilip alkışlatılmalıydı. Arda’nın özel hayatındaki inişler çıkışlar beni hiç enterese etmiyor. Bu çocuk Galatasaray’a hiçbir zaman zarar vermedi. Alkışı fazlasıyla hak etmişti. Maalesef burası Galatasaray! Ergin Ataman’a olduğu gibi, Arda’ya da hiç saygı göstermediler.