Buruk’un yolu uzun ve dikenli

24 Haziran 2022

Galatasaray’da Okan Buruk hocayla yeni bir dönem başlıyor. Başarılı olmaması için hiçbir sebep yok. Yeter ki “yıldız” demiyorum, “doğru” oyuncular transfer edilsin, her türlü şartta hoca korunsun. Yıpratılmasına müsaade edilmesin. Ben, Buruk’un uzun seneler Galatasaray’da çok başarılı olacağını düşünüyorum.
Evet iyi bir miras devralmadı. Bu futbolcuların çoğu isim olarak iyi ama kesinlikle doğru isimler değiller. Süper Lig’in ilk yarısını liderin 22 puan gerisinde kapadılar. Ve Fatih Terim’in gönderilmesinde büyük pay sahibi oldular. Daha sonra Torrent geldi. Katalan teknik adamı hem futbolcular hem de taraftarın bir kısmı linç etti. Başarılı olması mümkün değildi, zaten olamadı da...

Okan Buruk problemleri olan bir takıma geldi. Ama en büyük şansı başta Ultraslan ve diğer taraftarlar hepsi yeni hocaya saygı gösterip çok büyük destek vereceklerini söylüyorlar. Daha doğrusu Buruk heyecanı yaşıyorlar. Ve benim gibi herkes deneyimli teknik adama güveniyor.

Her şeyden önce takıma, kulübe huzur gelecek. Çatışmalar, sürtüşmeler olmayacak. “Galatasaraylıyım” diyen herkes futbola kilitlenecek. Hocalarına da güvenip tam destek verirlerse ben yeni bir Galatasaray seyredeceğimize inanıyorum.

Okan Buruk’u tanıdığım zamanlar 10 yaşındaydı. Futbolculuğunda, teknik direktörlüğünde hep çok yakından takip ettim. Bilhassa teknik direktörlüğünde onu seyrederken yoruluyordum. Müthiş agresif, heyecanlı, önce hücumu düşünen, gol atmayı önceleyen mentaliteye sahip bir teknik adam. Taraftarlar Buruk’un takımını seyrederken büyük keyif alacaklar.

Futbolculuk hayatında da 43 gol atıp, 55 asist yapmıştı. Camiada herkes kendisine “mucize çocuk” diye hitap ediyordu.

Teknik direktörlüğünde Akhisar’ı kupa şampiyonu yaptı. Başakşehir’i Süper Lig şampiyonluğuna taşıdı. Tecrübesiyle her bakımdan Galatasaray’ın yükünü taşıyabilecek bir isim. Başta Başkan Dursun Özbek ve sonrasında Erden Timur’u kutluyorum; Türk futbolunu iyi tanıyan bir hoca seçip kulübü maceraya sokmadılar.

Yabancı hoca getirip, 7-8 milyon euro ödeyip risk almadılar. Her bakımdan doğru ismi seçtiler. Okan Buruk kendine güvenenleri utandırmayacak karakterde bir insan.

Yazının devamı...

Yeni teknik adam korumaya alınmalı

17 Haziran 2022

Galatasaray’da daha güçlü yönetim kuran, projeleriyle taraftarı heyecanlandıran Dursun Özbek başkan oldu. Peki sıkıntılar bitti mi? Kesinlikle bitmedi, bölünmüşlük artarak devam ediyor. 
Futbolun patronu taraftarların sevdiği Erden Timur oldu. Başkan ile beraber hoca seçimi, transferler, gidecek futbolcuların kararını Özbek ve Timur verecek. 
En önemli konu teknik direktör kim olacak? Şu an konuşulan ve yazılanlara bakıyorum Fatih Terim diyen var. Sayı olarak daha çok taraftar ise ‘dinlenmesi gerekir’ diyerek istemiyor. Okan Buruk’un ismi geçiyor. Bir grup doğru isim derken, bir grup Buruk olmaz diyor. İtalyan, İspanyol hoca diyorlar; onlar için de ‘Türkiye’de bu ülkelerden hocalar başarısız oldu, kesinlikle gelmesin’ deniyor. İtiraz görmeyen tek isim sezonu Dortmund’un başında tamamlayan Marco Rose... 
Benim anlayamadığım başkan ve Timur bu işi bilmiyor, sadece eleştiri yapanlar mı doğruyu biliyor! Bilhassa Erden Timur basketboldaki başarısını futbolda da göstermek istiyor. Bunun için Galatasaray’a yararlı olacak en iyi ismi getirecek, bundan eminim. Artık kimi getirirse gelecek hocaya itiraz edilmemeli. Galatasaray yönetiminin aldığı bu karara saygı duyulmalı. Hoca kim olursa olsun problem bitecek mi? Kesinlikle bitmeyecek!
Yönetim gelecek teknik direktörü koruma altına almazsa Torrent’in yaşadıklarının aynısını o da yaşayacak. Sistemini oturtuncaya kadar, fazla değil 2-3 maç takım iyi futbol oynamazsa yandı demektir! Yine tribünlerin bir kısmından tepki görecek. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Burada başkan dik durup yumruğunu masaya vurmazsa geçen sezon yaşanan sıkıntılar sezon başında tekrarlanır.
Diğer bir konu Başkan Özbek geçen sezonki takıma takviye yapacağını söylüyor. Yani hiçbir futbolcuyu göndermeyeceğini deklare ediyor. Bu çok yanlış bir düşünce. Fatih Terim’i gönderen, başarısız yapan, Galatasaray ruhunu bilmeyen en az 7 futbolcu var. Bu futbolcular her röportajlarında, ‘Bizi seneye görün’ diyorlar. Ben böyle beyanat veren oyuncuyu takımın içinde bir dakika tutmam. Geçen sezon peki neden oynamadınız? Yeni sezonda daha iyi oynacaksınız diye bir garanti mi var? 
Başkan Özbek’in bu futbolcuların söylemlerine inanmaması lazım. Üstüne basa basa söylüyorum; eski takımdan tam bir temizlik yapılmadıktan sonra ben yeni hocanın ve yeni futbolcuların da başarılı olacağına inanmıyorum. 

Yazının devamı...

G.Saray başkanına saygılı olun

10 Haziran 2022

Galatasaray’da seçim günü geldi. Yarın, genel kurul üyeleri başkanı belirleyecek. Yeni patronun kim olacağını tahmin edemiyorum. Ama Dursun Özbek, projeleriyle, ekibiyle camiasını Eşref Hamamcıoğlu’ndan daha çok heyecanlandırdı. Bilhassa Erden Timur’un basketboldaki başarısı Özbek’e çok büyük artı getirdi.
Yine de iki adayın da artıları ve eksikleri bayağı kabarık. Son sözü kongre üyeleri söyleyecek. Ama benim anlayamadığım bir konu var. Adnan Polat, Ünal Aysal, Mustafa Cengiz ve Burak Elmas şu anki tüzükle linç edildiler. Bunu yapanlar başkanlık makamını itibarsızlaştırdılar. Bugüne kadar neden Eşref Hamamcıoğlu ve Dursun Özbek ‘Bu tüzüğün değişmesi lazım’ demediler. Tüzükten memnunlar gibi hareket ediyorlar.
Başkan kim olursa olsun onun da başına aynı şeyler gelecek. Camiada sevginin, bütünleş-menin geri geleceğine ben inanmıyorum. O kadar çok kapıların arkasında laflar konuşuluyor ki, herkes birbirini eleştirip duruyor. Kongre üyeleri bölünmüş durumda. Tamam, bütünleşme ve sevgi olmayabilir. Herkesin de birbirini sevme zorunluluğu yok. Ama Galatasaray başkanına camiadaki herkes saygı göstermeli.
Göreceksiniz pazar günü yeni patron için ‘Galatasaray’ı yıkacak. Bir daha kulüp toparlanamaz’ gibi yorumlar okuyacağız, duyacağız. Önce bunun önüne geçmek lazım. Gelecek olan başkanın, daha sonra da teknik direktörün bu camiaya sevgiyi, saygıyı getirmesi lazım. Biz yıllardır teknik direktör, yönetim kavgalarından bıktık. 117 yıllık dev çınar, bundan büyük zarar gördü. Dilerim bir daha bunlar yaşanmaz.
Yeni başkan getireceği ekibi, teknik direktörü, yardımcılarını göreve başlatmadan önce bir kere değil, yüz kere düşünmesi lazım. Federasyonla yapılan kavgaların, alınan cezaların, ödenen paraların kulüpten neler götürdüğünü bir düşünün. 
Artık kimse buna tahammül edemez. Sabır bir yere kadar. Artık sabırların tükendiği yerdeyiz. 30 milyon taraftar var. Bu taraftarları bölmek, birbirine düşürmek hiç kimseye bir şey kazandırmaz. 
Bu böyle biline.

Yazının devamı...

Önce taraftarı mutlu edin

3 Haziran 2022

Galatasaray’da seçime az bir süre kaldı. Ama 30 milyon taraftarı, 10 bin kongre üyesi olan bu büyük kulüpte en ufak bir heyecan yok. Evet maddi sıkıntı var. Seçilecek olan başkan, ‘Önce borç ödeyeceğim. Sonra futbol takımını güçlendireceğim’ derse yandı. Tabii ki borçlar ödenecek, buna itirazım yok. Bu borçların nasıl olduğunu da hepimiz biliyoruz. Son 3,5 senede yapılan abuk sabuk transferler mali açıdan kulübü yerle bir etti. Ozornwafor forma şansı bulamadı. Belçika’ya 100 bin dolar satış opsiyonuyla kiralandı. Burada iyi bir sezon geçirdi. Charleroi de satış opsiyonunu kullanarak oyuncuyu aldı. Üç gün sonra 2,5 milyon euroya sattı. Bu borçlar hep böyle çoğaldı.
Bugün takımın en değerlileri Kerem Aktürkoğlu ile Yunus Akgün. Yunus, Oğulcan’ın bonservisi için Çaykur Rize’ye veriliyordu. Genç oyuncu kabul etmedi, kiralık olarak Adana Demirspor’a gitti. Kabul etseydi, bugün Galatasaray’ın elinde Yunus gibi bir futbolcu olmayacaktı. Olan oldu... Eminim bundan sonra bu tür hatalar yapılmayacak. Taraftar Galatasaray-Anadolu Efes basketbol maçında ne istediğini gösterdi. Yenersin, yenilirsin ama maç süresince mücadele edeceksin. Anadolu Efes Euroleague şampiyonu. Kalite olarak Türkiye’nin en iyisi. Ama Galatasaraylı basketbolcular da ölümüne mücadele ediyorlar. Taraftar da bu sporcuları bağrına basıyor, futbol takımında da bunu istiyorlar.
Teknik direktör modeli belli. Andreas Pistiolis, yıldızı az olan bir takıma nasıl bu basketbolu oynatabiliyorsa, futbol takımına gelecek hoca da bunu yapmalı. Seçilen başkan transfer ve hoca tercihinde bunları mutlaka düşünmeli. Başkanlık görevi her kulüp için önemli. Koca bir camianın lideri oluyorsun. Ama sportif açıdan futbolda, basket takımının yaptığını yapamazsan taraftar sana statta rahat maç seyrettirmez. 11 Haziran’da başkanın kim olacağını kestiremiyorum. İki aday var, bunun favorisi olmaz. Hani diyorlar ya şu şunu, bu bunu destekliyor diye. Kesinlikle böyle bir şey yok. Kongre üyeleri iki başkanı da iyi tanıyor. Bunun için fotoğrafla verilen mesajlara inanmayın. Hiç olmazsa şu seçim sürecinde kulübün daha fazla yıpranmaması gerekir.

Başkanın Jesus tercihi doğru
Fenerbahçe, Türkiye’nin en çok taraftarı olan kulüplerinden birisi. Sezonu 2. olarak bitirse de taraftarın çoğu mutlu olmadı. Evet İsmail Kartal performansıyla hepimizin takdirini kazandı. Ama yeni sezonda bilhassa Şampiyonlar Ligi ön eleme grubunda oynanacak maçlara baktığımız zaman kulübe yeni bir heyecan gerekiyordu. Başkan Ali Koç bunu yaptı. Mutlaka Jesus tercihini eleştirenler olacaktır. Ama Portekizli hoca bir marka. Yapacağı transferlerle, getireceği rekabetle Fenerbahçe’nin futbol çehresini değiştirecek. İsmail Kartal bunun ne kadarını yapabilirdi ya da başkan İsmail hoca ile devam etseydi taraftarı ne kadar heyecanlandırabilirdi. Eleştirenlerin bunu da düşünmesi lazım

Transferde sular durulmuyor
Geçen sezon Anadolu kulüplerinin ne kadar başarılı olduğunu gördük. Türkiye’nin iki büyük kulübü, Avrupa’ya bile gidemeyecek. Yeni dönem büyük takımlar için daha da zor geçecek. Daha transfer sezonu açılmadan Konyaspor, Adana Demirspor anlaşmaları bir bir açıklıyor. Konyaspor, Altay’dan Cebrail’i, Sivas’tan Ahmet Oğuz’u aldı. Adana Demir ise Yeni Malatya’dan Ertaç’ı, Trabzonspor’dan da Yusuf Sarı’yı kaptı. Bütün kulüpler kadrolarını güçlendirmek için seferberlik ilan etmişler. Ne yalan söyleyeyim Anadolu takımlarının bu kadar öne çıkması, Türkiye Kupası’nda iki Anadolu kulübünün final oynaması beni şimdiden heyecanlandırıyor. Bu sezon yeni federasyon başkanıyla beraber bütün takımlara eşit davranan bir yapıyla Türk Futbolunun tekrar ayağa kalkacağını düşünüyorum.

 

Yazının devamı...

Adaylar daha şeffaf olmalı

27 Mayıs 2022

Şu hale bakın insan üzülüyor. Koca Galatasaray Kulübü nereden nereye geldi. Sevgisizlik, bölünmüşlük, tavan yapmış durumda. İki tane başkan adayı var. Sevabı ve günahıyla biri başkan seçilecek. Onlar bile kendi aralarında dışarıya konuşmalarıyla iyi fotoğraf vermiyorlar. Her neyse burası ayrı bir konu... 
Eşref Hamamcıoğlu’nun handikapı “projelerimiz var” diyor ama bunların ne olduğunu açıklamıyor. “Galatasaray emlak kulübü” değil diyor. Futbolculara, bankaya, Torrent’e, transferlere ödenecek paraların kaynağıyla ilgili tek laf etmiyor. 
Diğer aday Dursun Özbek ise maddi olarak daha güçlü. Onun da handikapı Sportif A.Ş’ye Erden Timur’u getireceğini söyledi.
Gerçekten Timur’u getirecek mi, yoksa seçimden sonra oraya tepeden inme birisi mi gelecek? 
Sadece şunu söyleyeyim; Timur’u taraftar çok seviyor. Çok iyi bir Galatasaraylı. En ufak tatsızlıkta bulunduğu görevden ayrılır, bir daha kulübün kapısının önünden geçmez. İkinci handikap, bütün camia, taraftarların büyük bir bölümü Özbek’in teknik direktör adayının kim olduğunu konuşuyor ve merak ediyor. Özbek, “Seçim bitene kadar teknik direktör adayımı açıklamam, seçimden sonra açıklayacağım” diye düşünüyorsa, çok büyük oy kaybı yaşayacaktır. Bilmiyorum kendisi bunun farkında mı? 
Birçok kongre üyesinden mesaj alıyorum. Sokakta yürürken yanıma geliyorlar. Her iki başkan adayının da bu handikaplarından bahsediyorlar. Benden söylemesi, kararı kendileri verecek. 
Ama ortada bir gerçek var. Bunu önce taraftar bilmeli. Kulüp her gün bir milyon lira faiz ödüyor. 

Yazının devamı...

Eziyet bitti

21 Mayıs 2022

Bu sezon Galatasaray taraftarı hakikaten çok çile çekti, eziyet çekti ve üzüldü. Sezon başı iyi bir kadro kurmazsan başına bunların gelmesi de gayet normal.
Takımın kalitesi o kadar düşük ki; orta sahaya bakıyorsun Pulgar da dahil, Berkan, Taylan bal vermeyen arı gibiler. Ama hep böyle. Hangi takıma bakarsanız bakın orta saha oyuncuları muhakkak gol atmış, final pasları vermiştir. Ne var ki Galatasaray’ın orta sahası koca bir sezon bırakın bunları yapmayı, kaleyi tutan şut bile çekmediler.
İki tane bek; bir tane isabetli orta yapamaz mısınız? Yapamıyorlar! Kerem’siz bir Galatasaray rakip kaleye bile gidemiyor. Genç oyuncu bu sezon takıma inanın büyük hizmet etti. Bu kadar puan toplandıysa, kırmızı çizginin biraz üstüne çıkıldıysa bu Kerem’in sayesinde oldu.
Antalyaspor maçı son maçtı. Burada işe yaramayacak bir sürü sözleşmeli futbolcular var. Yeni başkan ve yönetimi bunları ne yapacak, nasıl daha iyi bir takım kuracak, inanın bilemiyorum. Nuri Şahin, futbolcuydu teknik direktör oldu ama Antalyaspor’a bir kimlik kazandırdı. Çok mütevazı bir takımla haftalardır yenilmiyor, hep galip geliyorlar. Devre arasında üç tane oyuncu aldı, üçü de kırmızı-beyazlıların futbol çıtasını yükseltti.
Florya’da ne var, bilemiyorum; oraya gelen futbolcu kaybolup gidiyor, bildiğini de unutuyor. Yeni sezon kim antrenör olacak o kadar önemli ki... Artık Cim Bom taraftarını ‘dön baba dönelim’ tarzındaki temposuz oyun kesmez. Yeni başkanın getireceği hoca çok önemli. Babel’in, Halil’in mukavelesi bitti. Son maçlarını oynuyorlar.
Bu iki futbolcunun oynaması mı önemli yoksa Mustafa’nın, Cicaldau’nun, Morutan’ın, Barış Alper’in ve Kerem’in oynaması mı önemli? Torrent’i hiç anlayamadık, tanımadık. Biz Fatih Terim’i eleştiriyorduk, ‘neden bu kadar Babel’i oynatıyorsun, oyuncu değiştirmek için neden 75. dakikaya kadar bekliyorsun’ diye. Şimdi Katalan teknik adama bakıyorum, aynısını yapıyor. Geldi, gidiyor, tamam problemler yaşadı kabul ediyorum ama takıma en ufak bir katkısı olmadı.
Onun için fark etmez. O şimdi kuzu kuzu 35 milyon lira tutan tazminatını alacak, güzel güzel de tatile çıkar. Ne kadar üzücü değil mi? Sezon başı 11 futbolcunun alındığı, 27 milyon euro transfer parasının harcandığı takım için neler konuşuyoruz? Esasında takım diye bir şey yok ortada.

Yazının devamı...

Dursun Özbek hemen gelsin!

20 Mayıs 2022

Metin Öztürk ‘tek başıma aday olacağım’ dedi, Galatasaray’a Şampiyonlar Ligi’nde final oynatacağını söyledi. Dursun Özbek ‘seçime katılmayacağım, bu dönem düşünmüyorum’ diye açıklama yaptı. Son olarak da bu ikili birleşti, seçime ortak katılma kararı aldı. 
Özbek’in açıklamaları var, çılgın proje diye hitap ediyor... Bir yıl içerisinde Galatasaray’ın borçlarını sıfırlayacakmış. Mevcut futbolcuları satmayacak, yeni transferler yaparak genç, dinamik bir kadro oluşturacakmış. Florya’yı, Riva’yı, Kemerburgaz’ı ve Ada’yı değerlendirecekmiş. Ne yalan söyleyeyim, bir sene içerisinde bunları yapacak bir başkanın önünde ceketimi ilikleyip eğilirim. 
Bizler aylardır ne konuşuyoruz? Torrent’in tazminatı nasıl ödenecek? Futbolcuların parası, bankalara ağustosta ödenecek faizler hangi bütçeyle karşılanacak? Dursun Özbek ne diyor, transferi de içine katarak: ‘Benim için bu ödemeler sorun değil, önümüzdeki sezon yarışan, savaşan bir takım kuracağım. Genç bir ekiple yola çıkacağım ve Galatasaray’ın borcu kalmayacak.’ Buna saygı göstermeyecek, heyecanlanmayacak tek bir Galatasaraylı olamaz. 
Eşref Hamamcıoğlu’na saygı duyuyorum. İlk gün ne söylediyse bugün de aynısını söylüyor: ‘Ben kasa kolaylığı yapmam, yıldız futbolcu transfer etmem, önce borçları ödeyeceğiz.’ Hep sözünün arkasında durdu. Camiasına, taraftara yalan konuşmadı ve hayal satmadı. 
Bu seçimde ne olur bilmiyorum ama burada camiasını, taraftarını heyecanlandıran Dursun Özbek bir adım öne geçti, bu da bir gerçek. Taraftar, Erden Timur’u çok seviyor. O da Özbek’in yönetimine girecekmiş. Mali konularda güçlü kişilerin isimleri geçiyor. Ne söyleyeyim, hayırlısı olsun... 
Tabii burada en büyük sorun divan kurulu. Bu kurulda parmak sallayan, beş ay sonra başkanı istifaya çağıran üyeler, Dursun Özbek’e rahat verecekler mi? Yoksa Adnan Polat’a, Ünal Aysal’a, önceki dönemde Dursun Özbek’e, son olarak Burak Elmas’a yaptıkları gibi yeni başkanı da itibarsızlaştıracaklar mı? Bu konuda kafamda kocaman bir soru işareti var. Bugün listeler divana veriliyor. Neyin ne olduğunu hepimiz daha iyi göreceğiz. 

Jorge Jesus iyi bir isim

İsmail Kartal’ın hakkını yemeyelim. Fenerbahçe’yi derledi, toparladı ve büyük bir aksilik olmazsa Şampiyonlar Ligi eleme turlarına katılacaklar.

Yazının devamı...

Alkışlar taraftara

17 Mayıs 2022

Galatasaray taraftarı dün gece yine sahadaydı. Maçtan önce 36 bin taraftar futbolcuları tribüne çağırdılar, “Bizim aşkımız size değil formaya. Bunu böyle bilin” diyerek oyunculara mesaj verdiler.

Evet, ilk golü Galatasaray kiralık gönderdiği Yunus Akgün’ün vuruşuyla yemesine rağmen maçta bölüm bölüm de olsa bütün takım istekli, arzuluydu. Arkadaşları Gomis’i çok rahat topla buluşturdular. O da rakip markaj yapmayınca çok rahat toplara vurdu, goller attı. Kerem “ille gol atayım” diye bencillik yapmadı. Dün gece takımın çok önemli bir parçasıydı. Adana Demirspor’un sağ tarafını bayağı hırpaladı. Gol attı, attırdı ve çok akıllı işler yaptı. Berkan benim de çok eleştirdiğim bir futbolcu; ama şunu unutmamak lazım takımın en öz veri ile çalışan, faydalı olmak isteyen futbolcusu. Dün Pulgar ile beraber iyi işler yaptılar. Orta sahadaki üstünlüğü en azından rakibe kaptırmadılar. Gol vuruşları da yaptı Berkan... Ya rakipten döndü ya da kaleci kurtardı. Dünkü Berkan’a sözüm yok ama bu kadar istekli, arzulu oynamasının birinci sebebi taraftar ikinci sebebi Pulgar... Pulgar kiralık gidecek. Keşke bonservisi alınabilse ancak bunun mümkünatı yok. Sağ bek Boey... En çok eleştirdiğim, aksayan futbolculardan bir tanesiydi. O da dün gece yıldızlaştı. Her şeyini ortaya koydu. Hiç durmadı. Bilhassa ofansif anlamda Adana Demirspor defansına bayağı baskı yaptı. Bana sorarsanız “bu sene kaç maç böyle oynadı” diye, aklımda kalan tek maç yok. Gomis’i eleştiriyoruz. Evet ağırlaşmış. Bunu da kabul ediyoruz. Fakat topa vurmasını çok iyi beceriyor. İlk defa geldi geleli bu kadar olumlu gol pasları aldı. O da kalitesini gösterdi. Babel, kendini yırtıyor. Ne kadar doğru bilmiyorum, önümüzdeki sezon da kalmak istiyormuş. Dün gece de iyi futbol oynadı, faydalı oldu. Ama Galatasaray’ın yeni başkanı ve yönetimi inşallah Babel’in sözleşmesini uzatmaz. Halil Dervişoğlu da gidecek. Dün gece takımının en durgun futbolcusuydu. Çocuk bir şeyler yapmak istiyor ama belli ki, kulüpte yaşananlar onu kötü etkilemiş. Adana Demirspor’a gelince... Montella, takımına gerçekten iyi futbol oynatıyor, sistem hocası... Ama Adana Demirsporlu futbolcuların çoğu kafalarında bu sezonu kapamışlar. Galatasaray kadar mücadele etmediler. Sonuçta galibiyeti hak eden İstanbul’un sarı-kırmızılı takımıydı.  

Yazının devamı...