Galatasaray’ın ilacı sabır!

30 Temmuz 2021

Sezon başı takımlar oturuncaya kadar sıkıntılar yaşanıyor, bu kaçınılmaz. Galatasaray’ın şanssızlığı sezona PSV gibi çok iyi bir takımla maç oynayarak başlaması oldu. Bir yandan da belki de iyi oldu. Hepimiz, başta Fatih Terim olmak üzere takımın eksiklerini gördük.
Önce şunu söyleyeyim; yeni transferlerden takıma beş futbolcu girecek ama kesinlikle söylüyorum bu futbolcuların oynanan futbola katkısı yüzde 50 değil, yüzde 200 olacak. Sağ bek, sol bek, orta saha tamamen değişecek. Şu an yenilen gollerde bütün suçu defansa atıyoruz ama işin doğrusu o değil. Orta saha yetersiz olunca rakip ataklar ve takımın bütün yükü iki stoperin üzerine biniyor. İki bek de yetersiz olunca sorunlar ortaya çıkıyor.
Şu an takımda 6 numara futbolcu yok. Taylan gelecek, ondan da önemlisi Alanyaspor’dan transfer edilecek olan Berkan hem defans hem hücumda Galatasaray’a çok büyük katkı yapacak. Rumen futbolcu Cicaldau, ilerdeki santrforla rakip savunmaya devamlı baskı yapabilecek ve kaleye şut çekecekler. Şu an bunu takım yapamıyor.
Takımdaki diğer bir sorun Kerem ve Emre Kılınç… Kerem’in en yararlı olduğu yer, sağ çizgide oynayıp kaleye dikine girmesi ve etkili şutlar çekmesi. Bu konuda Sekidika’nın üç basamak üstünde. Aynı şekilde Emre orta sahada böyle oynarsa Galatasaray’daki futbolculuk hayatı bana uzun sürmeyecek gibi geliyor. Sol çizgide çok çabuk hareket ederek, etkili şutlar atıp etkili paslar vererek takımına daha yararlı olacağını düşünüyorum.
Santrfor mevkisinde Diagne mi, Mustafa mı, Falcao mu oynar, bunun en iyi kararını Fatih hoca verecek. Ama orta sahada Taylan, Bertan, Aytaç ve Cicaldau’nun takımın bütün oyununu olumlu anlamda değiştireceğini sanıyorum. Muslera hatalar yapıyor diye hepimiz eleştiriyoruz. Bu çocuk Süper Lig’de maçlar bittikten sonra Copa America’ya gitti ve ordan döndükten sonra dinlenemeden burada maçlara çıktı. İşin doğrusu kendini dinlendirip, yenileyemedi. Çok değil, bir iki hafta sonra yine eski Muslera olur. Bunun için fazla panik yapmaya gerek yok. Şu an Galatasaray’ın en çok ihtiyaç duyduğu şey taraftarın desteği. Çok değil üç hafta sonra bu yazdıklarımın ne kadar gerçekçi olduğunu göreceksiniz.

Türk futbolunun önü açılıyor
Önceki gün Ankara’da TFF’nin mali kongresi vardı. Orada çok önemli kararlar alındı. Birinci karar: Tahkim ve disiplin kurulunu bundan sonra federasyon değil, kulüplerin delegeleri seçecek. Yani seçimle göreve gelecekler. Aynı şekilde UÇK da (Uyuşmazlık Çözüm Kuralı) bundan sonra seçimle gelecek.

Yazının devamı...

Galatasaray’ın kazancı Diagne oldu

29 Temmuz 2021

Tabii ki PSV’ye iki maçta da yenildi diye herkes üzülüyor ama bir de işin gerçeğini görmek lazım. Bu Hollanda ekibi gerçekten çok iyi bir takım. Türkiye’de PSV’yi eleyecek bir takım yok. Mutlaka bundan sonraki turları da geçerek, Şampiyonlar Ligi’ne katılacaklardır.

Galatasaray ilk maçta da hazır değildi; dün gece de baktık yine hazır bir görüntü ortaya koymadı. Dün gecenin tek kazancı Diagne oldu. Benim anlayamadığım bir tek şey var. Bunu gerçekten öğrenmek istiyorum. Bu Diagne gibi santrfor Türkiye’de yok. Neden kulüp olarak veya Fatih hoca bu çocuğa sarılıp, faydalanmayı düşünmüyor? İki sezondur hep sürgüne gönderiliyor. Adamın fiziği yerinde, topa iyi vuruyor ama ne hikmetse sarı-kırmızılılarda forma şansı bulamıyor! Bana bu tutum yanlış geliyor.

Takıma yeni bir sağ bek ve bir sol bek monte edilecek. Rumen futbolcu Cicaldau mutlaka büyük katkı verecek. Yeni transferler yapılacak, eminim mutlaka Galatasaray değişecek, daha iyi ve daha agresif futbol oynayacak. Biz ilk maç sonrası acaba bir sürpriz yapabilir miyiz diye düşündük, hayal kurduk. Maalesef futbolda artık hayalin yeri yok. Böyle bir PSV’yi elemek kolay değil. Kadro olarak senden daha iyi, sistem takımı, futbolcuları çok çok kaliteli… Bu şartlarda ne oluyor, işin şansa kalıyor. Maalesef her zaman da şans insanın yanında olmuyor.

Şu an bakıyorum Muslera, evet takımın kaptanı, olmazsa olmazı ve çok iyi kaleci ancak iki maçta da gel-gitler yaşıyor. Dünkü rövanş karşılaşmasında öyle bir ikinci gol yedi ki, gerçekten kendisine yakışmadı. Bana göre takımdaki en büyük sorun orta sahada. Aytaç bir şeyler yapmaya çalışıyor ama tek başına o yükü kaldıramaz. Taylan’ın mutlaka takıma dönmesi gerekir. Emre Akbaba ikinci yarı da oyuna girse patlama yapan bir futbolcudur. Onun bile eksikliği hissediliyor. Feghouli sakat mıdır, formsuz mudur, yoksa ‘ben oturur paramı alırım’ mı diyor? Şurası kesin ki Galatasaray’a yararlı olmak için en ufak bir gayreti yok. Falcao da öyle. Sadece oturduğu yerden parasını alıyor, gitmeye de hiç niyeti yok.

Sonuçta fazla üzülmemek lazım. Rakip PSV Eindhoven değil de, futbol çıtası daha aşağıda bir takım olsaydı, Galatasaray’ın bu kadar aksayan yerlerini görmezdik. Ama rakip çok iyi olunca bütün aksayan taraflar ortaya çıktı. Süper Lig’de sarı kırmızılılar rahatlıkla yine zirveye oynar, hem de bu kadroyla. Yapılan transferlerin hepsi kaliteli futbolcular, yeter ki taraftar biraz sabır göstersin. Çok değil, iki üç hafta sonra takımın futbolunun tamamen değişeceğini düşünüyorum. Bu değişim de önce Muslera’dan başlayacak.

Yazının devamı...

Galatasaray böyle gitmez!

23 Temmuz 2021

Galatasaray çok büyük bir kulüp... 30 milyon taraftarı var. Bu taraftar, takımının hep başarılı olmasını ister. Sahada bütün futbolcuların ölesiye mücadele etmesinden gurur duyar.
Şimdi gelinen noktada büyük resme bakıyorum, maalesef o koca Galatasaray Kulübü, yurt dışında ve yurt içinde hiçbir rakibini korkutamıyor, ürkütemiyor. Küme düşmeye aday takımlar bile sarı-kırmızılı takımdan puan alabiliyor. Bunun sebebi nedir bilemiyorum. Benim şu anda gördüğüm takım, rakipleri kadar çabuk değil. Karşı taraf hatasız oynarken, maalesef futbolcular umulmadık şekilde üst üste hatalar yapıp, taraftarın psikolojisini bozuyorlar.
Oyun anlayışına baktığımız zaman herkes daha fazlasını bekliyor. Bu nasıl düzelir bir de ona gelelim...
Transfer yaparak takım kendine gelir mi? Kesinlikle düzelmez. Önce futbol anlayışının değişmesinin gerektiğini düşünüyorum.
Kafama takılan en önemli konu ise Marcao için övgülerde bulunmadık mı, 30 milyon eurodan aşağı satılmaz demedik mi?
Aynı şekilde bu çocuk savaşçı demedik mi? Peki şimdi ne oldu? Her maç biraz daha geriye gidiyorlar. Bunun sebebi ne? Tabii ki ben bilemem.
Mustafa Muhammed... Mısır’dan transfer edildiği zaman her pozisyonda topa vurup gol atıyordu. Peki şimdi ne değişti? Neden toparlanamıyor. Gerçekten bu saydığım isimlerin performansı kafama çok takılıyor. Orta saha yol geçen hanı gibi... Biraz pres görünce dağılıp pas hataları başlıyor, top kaptırmalar oluyor. Bunların birçoğu da Galatasaray kalesinde gol ile sonuçlanıyor.

Yazının devamı...

Tur hayali bitti!

22 Temmuz 2021

Galatasaray tecrübeli bir takım. Daha maçın başında Marcao’nun Muslera’ya geri pasında Uruguaylı kaleci baskı yapan iki oyuncunun arasından topu geçireyim derken, takımına bir gol yedirdi. Muslera topu bıraksa korner olacak. Marcao neden topu kaleciye atıyor? Anlaşılır gibi değil. İkinci golde Emre Kılınç’ın kaptırdığı top PSV’nin ikinci golü oluyor. Üçüncü golde ise gerçekten çok üzüldüm. Üç stoperin arasına atılan ara pasla kalemizde gol oldu. Hele Luyindama yanından geçen topa müdahale bile edemedi. Dördüncü golde ise Marcao evlere şenlik. Böyle basit hatalardan gol yersen, zaten tur atlaman imkansız.
Bizler heyecan yapıyoruz, transferler geç kaldı diye taraftar çıldırıyor ama hepsi hikaye. Dün geceki Galatasaray’a üç tane daha transfer yapmış olsan ne fark edecek? PSV’nin futbolcu kalitesi, futbol mentalitesi sarı-kırmızılılardan çok farklı. Adamların sistemi oturmuş. Bütün futbolcular birbirini tanıyor. Her şeyden önce çok süratliler. Orta sahada sana nefes aldırmıyorlar. İki pasla gol pozisyonuna giriyorlar. Galatasaray şu an Hollanda ekibine kafa tutacak konumda değil. Hepsi bir yana orta sahada bir tek Aytaç ile rakibine baskı kuramazsın. Belki Taylan dün gece oynamış olsaydı, rakip orta bölgede bu kadar rahat hareket edemezdi.
Beşinci golde Götze öyle bir kafa vurdu ki, Muslera gibi iyi bir kaleci topu çıkartayım derken kendi kalesinin içerisine tokatladı. Biz boşa konuşuyoruz. Şu an herhalde Cim Bom hazır değil. Muslera, Marcao, Luyindama ayakta sallanıyorlar. Hücumda isim olarak çabuk futbolcularımız var. Orta sahadan gerekli destek gelmeyince onlar da kaybolup gidiyorlar.
Fatih Terim’in işi kolay değil. Bu takımın keyif veren futbol oynaması için epey bir zamana ihtiyacı var. İki bek yok gibi. Kanatlardan bir tek orta yok. Bu şartlarda santrfor olarak Mustafa oynasa ne olur, Falcao oynasa ne olur? Süper Lig için konuşmuyorum ama dün gece seyrettiğimiz takımın Avrupa kupasında taraftarını mutlu edeceğini düşünmüyorum.

Yazının devamı...

Başkana baskı yapmayın!

16 Temmuz 2021

Galatasaray’ın yeni Başkanı Burak Elmas’a hayranlığım her geçen gün artıyor. Konuşma üslubu, yaşanan olaylara bakış açısı, dik duruşu... Bu özellikleri beni gerçekten çok etkiliyor. Her şeyden önce kültür olarak dolu bir insan. 47 yaşında, genç ve dinamik.
Bu artıları, Galatasaray camiası iyi kullanmalı. Şimdi bakıyorum transferde geç kaldı diye eleştiriler başladı. Bu sözleri sarfedenlere iki lafım var... Birincisi kulüp artık yaşlı futbolculara, geleceği olmayan isimlere yatırım yapmayacak. İkincisi ise genç, dinamik, uzun seneler Galatasaray’a hizmet edecek isimler alınacak.
Başkan Burak Elmas’ın transferdeki düşüncesi, tarzı bu. Düşünün yıllardır yaşananları. Her sene 30-40 milyon euroyu sokağa atan bu kulüp değil miydi? Taraftar istedi diye, 35 yaşındaki Falcao’ya 5 milyon euro verilmedi mi? Kolombiyalı forvetin hiçbir hayrı olmadan kulübe verdiği zarar 250 milyon lira... Aynı transfer politikasıyla 13 milyon euroya Diagne alındı. Şu anda tekrar kulüp arıyor... Diagne’nin de verdiği zarar 200 milyon lira. Bu rakamların fazlası var, eksiği yok. Ve daha bunlar gibi size birçok isim sayabilirim. Bunlar herkesin bildikleri...
Bir daha böyle transferler yapılmayacak. Şu anda Galatasaray’ın iyi bir kadrosu var. Evet, bazı mevkiilere ihtiyaç var. Bunlar için de Başkan Elmas ile Fatih Terim gece, gündüz uğraşıyorlar. Fatih hocanın çok güzel bir lafı var; ‘Sanki yapacağımız transferler bugün gelse PSV maçını kazanabilecek miyiz? Bunun bir garantisi var mı? Elimizdeki futbolcularla PSV’yi yenmek için elimizden geleni yapacağız, yeneceğiz de’ diye... Çok güzel bir söz kendisini alkışlıyorum.
Herkes şunu bilmeli. Artık Galatasaray’ın sokağa atacak parası yok. Hocanın ve başkanın düşüncesi uzun seneler kulübe hizmet edecek genç isimleri kadroya kazandırmak. Ve başkan da, Terim de sonuna kadar bu planın arkasında duracaklar.
Durgun suda fırtına koparmaya hiç kimse uğraşmasın. Pırıl pırıl bir başkan, farklı bir Fatih Terim, hata yapmamak için mücadele ediyorlar. Bu insanlara destek olmak lazım.
Eleştirmek dünyanın en kolay işi, hele Türkiye’de çamur at izi kalsın anlayışı hakim. Efendim başkan ‘Beş isimle anlaştım, göreve gelirsem imzaları atacağız’ demiş ve sözünü tutması gerekirmiş. Böyle diyen ulemalar var.

Yazının devamı...

Taraftar iyi futbol bekliyor

9 Temmuz 2021

Başta teknik direktörler olmak üzere futbolcular da çok zorlu bir sezon geçirecekler. EURO 2020’deki oyun kalitesini, sahaya konan mücadeleyi bizim taraftarlar, Süper Lig’de görmek isteyecekler.
Bizim kulüplerimizin, buna A Milli Takım da dahil neden Avrupa’da başarılı olamadığını bu şampiyonada gördük. İlk önce al gülüm, ver gülüm futbolunu artık hiçbir takım oynamıyor. Herkes sadece golü düşünüyor. Tempoları, mücadeleleri bizim çok üstümüzde. Birbirine dirsek atan, kafa atan, yere düşüp sekiz takla atan bir tek futbolcu görmedim.
Hakemler de sürekli maçın içinde... Hata yapsalar bile oyunun önüne geçmiyorlar, kimseyle didişmiyorlar ve sadece hızlı futbol oynatmak için çaba gösteriyorlar. Bunlar olunca da seyir zevkine kalite geliyor.
İki sezon sonra bütün statlara kapasitesinin yüzde 50’si kadar taraftar gelecek. Bu seyirciler inanın stat tamamen doluymuş gibi takımlarını destekleyecekler. Çünkü herkes şu anda futbola, o coşkuya aç. Ama Avrupa maçlarındaki kaliteyi de Süper Lig’de görmek isteyecekler. Al gülüm-ver gülüm oyununu sahaya koyan futbolculara ise tepki gösterecekler. Hele Avrupa kupalarında, A Milli Takım’dan sonra başarılı olamazlarsa fatura oyunculara kesilecek. Buna herkes hazır olsun.
Bundan sonra hiçbir futbolcu ve teknik direktör taraftarın koruması altında olmayacak. Çünkü cefayı çeken, boğazından para ayırıp, tuttuğu kulübe destek vermek için büyük fedakarlık yaparak kombine alanlar bunun karşılığını sahada isteyecekler. Yani uzun lafın kısası hocalarımızın liderliğinde futbolda yeni bir sayfa açılmak zorunda. Benden uyarması... Herkes hazırlıklı olsun.
Herkes kazandığının hakkını vermek, sorumluluğunu bilmek mecburiyetinde. Statlara gelen, televizyon karşısında maç seyreden bütün kulüp taraftarları ‘Artık yeter. Futbolda kalite istiyoruz’ diye feryat ediyor.

Bu Diagne nerede?

Yazının devamı...

Mutlu Galatasaray, PSV’yi eler!

2 Temmuz 2021

Galatasaray’da artık yeni bir sayfa açıldı. Başkan Burak Elmas mutlu, Teknik Direktör Fatih Terim mutlu, taraftar da mutlu... Yani problem kalmadı. Bunu zaten Terim’in yüz ifadesinden anlıyoruz. Geçen sezon maçları buz kovasının üzerinde takip ediyordu! Bu da benim çok gücüme gidiyordu. Şimdi ise Dinamo Bükreş maçında gördük ki doğru dürüst bir koltukta oturuyor.
Her şeyden önemlisi Başkan Elmas ile Terim tek vücut olmuşlar. Bu da Galatasaray’da bundan sonra güzel şeylerin yaşanacağının habercisi. 20 Temmuz’da PSV ile Şampiyonlar Ligi ön eleme maçı var. Birçok da ağıt yakanlar var, neden transferler geç kalıyor diye. Önce şunu söyleyeyim Galatasaray’ın zaten iyi bir kadrosu var. Bu kadro geçen sezon sorunlar yüzünden gerçek gücünü sahaya koyamadı. Şimdi ise sorun kalmadı ve takıma Aytaç gibi, Alpaslan gibi çok kaliteli iki yerli futbolcu da alındı. Bu isimlere yenileri de tabii ki eklenecek.
Ama 7 Temmuz’da UEFA’ya bildirilecek listeye yeni transferler yetişir mi, yetişmez mi orasını bilemiyorum. Yetişmese de bu kadronun, Fatih Terim’in tecrübesiyle PSV’yi eleyeceğini düşünüyorum. Florya’da futbolcular kıran kırana idman yapıyorlar. Çıtalarını her geçen gün daha da yükseltiyorlar. PSV maçına daha yirmi gün var. O tarihe kadar takımın futbol çıtası daha da yukarıya çıkacak.
Yeni isimler gelse bile bu maçta çok katkı verebileceklerini düşünmüyorum. Tabii ki hem Avrupa, hem lig, hem de Türkiye Kupası için geniş bir kadro şart. Ben Başkan Burak Elmas’ın gereksiz baskılar yapılmazsa doğru, iyi transferlere imza atacağını düşünüyorum. Şu anda Galatasaray öyle bir süreç yaşıyorki oyuncu alımında rahatlaması için gönderilecek isimlerden biran önce kurtulması lazım. Bu futbolcuları satmadan Başkan Elmas transfer anlamında önünü görmesi mümkün değil.
Sonuçta taraftara büyük iş düşüyor. Başkanlarına destek olmaya devam ederlerse, Fatih Terim de Florya’daki huzurlu ortamı devam ettirirse çok değil, bir kaç ay sonra ben Galatasaray’ın çehresinin olumlu anlamda değişeceğini düşünüyorum.

Trabzon geliyor!
Abdullah Avcı, hayran olduğum bir hocadır. Geçen sezon Trabzonspor’a gitti. Ve bordo-mavili takımda kolay kolay hiçbir hoca bu kadar uyum sağlayamaz. Takıma oynattığı futbol, oyuncularla uyumu... Kısıtlı kadrosu olmasına rağmen Trabzonspor taraftarını başka hayallere götürmeyi başardı.

Yazının devamı...

Galatasaray’a oksijen geldi

25 Haziran 2021

Önce yeni Başkan Burak Elmas’ı kutlarım. Kendisini çok iyi tanırım; adam gibi adamdır. Pırıl pırıl bir beyni vardır, sevecendir. Her şeyden önemlisi de adaletli bir insandır.
Seçimlerde Allah, Galatasaray’ı korudu! Öteki adayların hiçbiri kulübün içinde barışı sağlayamazdı. Ama şimdi Elmas; taraftarı, camiayı, 30 milyonluk büyük bir aileyi tek vücut yaptı. Ve Burak Elmas’ın yaşı 47, uzun seneler kulübe hizmet edecek. Peşin peşin söylüyorum, Galatasaray’ın tek patronu Burak Elmas’tır, başkan ne derse o olur.
Eski Başkan Mustafa Cengiz’in hataları oldu, kabul ediyorum ama kulübü için de o kadar faydalı işler yaptı ki, hem de çok zor şartlarda. Bir kişi teşekkür etmedi. Gerçekten yerden yere vuruldu. Burak Başkan kendisine hizmetlerinden dolayı teşekkür edip kucaklayarak sarı-kırmızılılarda yeni bir sayfa açtı. Artık kin, nefret kusan ve kavga çıkaran insanlar acımasızca eleştirilecek, ilk eleştiren de ben olacağım.
İletişim tamamen değişiyor. Kulübün basın sözcüsü olacak. Tabii ki başkan istediği zaman konuşacak ama başkanın görevlendirdiği bir tek kişi kulüp hakkındaki bilgileri, kulübün düşüncelerini basınla paylaşacak. Artık herkes istediği gibi tweet atıp tribünlere oynayamayacak. GSTV’de büyük sorunlar vardı. Televizyonun müdürü Bahri Havadır kardeşim resmen boğuşup savaş veriyordu. Gene de televizyon çok eleştiriliyordu. Bütün taraftarlar haber alamamaktan, kendi televizyonlarında futbolcuları daha çok görememekten şikayet ediyordu. Şimdi başkanın GSTV’ye daha rahat çalışma olanağı yaratacağını düşünüyorum.
Fatih Terim’in Florya ve oyuncularla ilgili daha çok röportajlar, görüntüler verdireceğini tahmin ediyorum. Taraftarın da istediği zaten bu. Hepsinden önemlisi de transferler... Artık Cim Bom’un geleceğine yatırım yapılacağına, genç futbolcular transfer edileceğini, başkan olsun Fatih hoca olsun zaten deklare ediyorlar. Ben çok yakında taraftarı da rahatlatacak 3-4 transfer yapılacağını duyuyorum. Tabii bu arada gönderilmek istenen futbolcular var. Dünya para alıyor ve gitmek istemiyorlar. Ama çare yok, onlar öyle ya da böyle temizlenecek.
Bunlar kolay olmuyor. Her şeyden önce taraftarın başkanına ve hocasına yardımcı olması lazım. Artık klavyenin başına geçerek sadece eleştiriyi bırakıp kulüplerine daha çok sahip çıkma zamanı geldi. Ben başkanla yenilenmiş Fatih Terim ile Galatasaray’ın huzur içinde çok daha başarılı olacağını düşünüyorum.

Aziz başkanı kızdırmışlar!

Yazının devamı...