İnanın içime sindiremiyorum. Bu kadar zorluklar karşısında bile Galatasaray’ı mükemmel idare eden Başkan Mustafa Cengiz, kongrede bazı kişiler tarafından idari yönden ibra edilmedi. Düşünebiliyor musunuz, kulübün içinde nasıl kötü zihniyetli insanlar var. Her neyse, onlar yaptıklarından utansınlar.

Cengiz’in başkanlığı boyunca ama UEFA’dan ama TFF’den ceza almamak için bilhassa harcama limitlerinde Galatasaray mükemmel idare edildi ve bugünlere gelindi. Evet iki sene üst üste şampiyon olundu, ama bu sezon sportif anlamda başarısızlık var. Bunun da bir sürü sebepleri bulunuyor. Her kulüp de bu sorunları zaman zaman yaşadı.

Esas bundan sonra sadece Galatasaray için değil, bütün kulüpler için çok büyük tehlike çanları çalıyor. Bu harcama limitlerini ben federasyonun artıracağını düşünüyorum. Ama yine de kontrollü gitmeyen kulübü büyük felaketler bekliyor. İnşallah yöneticiler bunun farkındadır.

Taraftarı arkasına alarak, ‘ben istediğimi federasyondan kurtarırım’ diye hiç kimse düşünmesin. Böyle bir şey olmayacak. Bana göre olmamalı da. Şu anda Galatasaray’a bakıyorum, yönetim ve Fatih Terim eskiye bir sünger çekerek her attığı adımda kulübün geleceğini düşünüyorlar. Artık öyle yıldız futbolcu transferi, 2-3 milyon euro bonservisle oyuncu almak, yıllık yüksek ücretler olmayacak.

Genç bir Galatasaray seyredeceğiz. Peki diyeceksiniz ‘çok yüksek para alan futbolcular ne olacak?’ İşte şu anda yönetim ve Terim bunun savaşını veriyor. Herhalde takımda büyük değişiklikler yaşanacak. Bunun için de taraftara çok büyük görev düşüyor. Artık ‘şu futbolcu gelsin, bu oyuncu gitsin’ diyerek ne Başkan Cengiz’e ne de Terim’e baskı yapılmamalı. Bu bir süreç ve her kulüp yaşayacak.

Adım gibi eminim batan kulüplerimiz bile olacak ya da ayağını yorganına göre uzatıp ayakta kalacaklar.

Sergen Yalçın’ın bir sözü var, gerçekten alkışlıyorum kendisini. Sergen hoca ‘Elimde hangi futbolcu varsa onları oynatırım’ dedi. İşte en gerçek söz bu. Artık bütün kulüpler için macera bitti, gelirler düştü. Taraftarın ne zaman tribünlerde olacağı belli değil. Ama tahminimi söylüyorum, ligin ilk yarısı büyük bir ihtimalle seyircisiz oynanacak. Kulüpler de bu gelirden mahrum kalacak. Ne diyelim, hayırlısı olsun. Bekleyip yaşanacakları hep beraber göreceğiz.

Bulut bileğinin hakkıyla geldi

Erol Bulut’a saygı duymak lazım. Önce Başakşehir’de Abdullah Avcı’nın yardımcılığını yaptı. Daha sonra Malatyaspor’un başına geçti ve takımı Avrupa’ya taşıyarak başarılı oldu. Son olarak da Alanyaspor’a Ziraat Türkiye Kupası’nda final oynattı ve ligi Galatasaray ile Fenerbahçe’nin üstünde beşinci sırada bitirdi.

Bu ne demek... Dişiyle tırnağıyla kazıyarak Fenerbahçe’ye gelmeyi hak etti demek. Bu yüzden Erol hocaya saygı duyuyorum. Fenerbahçe’de başarılı olabilir mi? Önce Emre Belözoğlu gibi daha önce oda arkadaşlığı yaptığı bir sportif direktörle çalışacak. Bu çok büyük bir şans. Erol Bulut’un çok disiplinli bir hoca olduğunu biliyorum. Aynı şekilde Belözoğlu da disiplinli. Bunun yanında başarılı olmak isteyen Fenerbahçe’de görev yapacaklar.
Gerekli desteği bulursa Erol hoca Malatyaspor ve Alanyaspor’da gösterdiği başarıyı Fenerbahçe’de de sürdürür.

66 - Arda kaptan

Çok büyük başarılardan sonra boşa geçen yıllar... İnsan bu duruma üzülüyor mu? Tabii ki üzülüyor. Bunun tek sorumlusu kim? Arda Turan’ın kendisi... O yaşandı, bu yaşandı kısmına girmeyeceğim.

Beni en çok üzen şey Bilal Meşe ile yaşadıklarıydı. CNN Türk’te çıktığı programda Arda, Bilal Meşe ağabeyinden bütün Türkiye’nin önünde özür dilemiştir ve çok sevdiğini ifade etmiştir. Benim için önemli olan da buydu.

Arda futbola dönmeyi gerçekten çok istiyordu ve kariyerinde Galatasaray’a hiçbir zaman saygısızlık yapmadı. Ve ikinci bir şansı hak ediyordu. Fatih Terim’in isteğiyle Arda tekrar sarı-kırmızılı takımda. Önce şu unutulmasın. Arda’nın hayatında en önemli şey iki tane çocuğu ve Galatasaray’dır. Şimdi burada tekrar faydalı olmak için savaşacak ve herkes çok farklı bir Arda izleyecek.

Artık eskiyi kaşımanın bir anlamı yok. Bundan sonra futbolcu Arda’nın ne yapacağı önemli. Konuşmalarından ne kadar heyecan duyduğunu hepimiz görüyoruz. Ne diyelim hayırlısı olsun.