Galatasaray Başkanı Burak Elmas seçimlerde ne söz verdiyse hepsini tek tek yerine getiriyor. Hatta şöyle söyleyeyim fazlasını da yapıyor. Kulübü koruma adına o kadar önemli hamleler gerçekleştiriyor ki, mutlaka gün gelecek bunları kendisi anlatacak. Zaten camianın ve taraftarın tam desteğiyle geldi bu göreve ve artık kimsenin gözünün yaşına bakacağını düşünmüyorum. Tek hedefi var; o da Galatasaray’ın başarısı...
Başkana yapılan eleştirilerin çoğu gerçek dışı. Büyük kulüpler başkanlık sistemiyle idare edilir. Tabii yöneticilerin de fikirleri alınır. Ama son sözü başkan söyler. Galatasaray çok sıkıntılı dönemlerden geçti, hala da geçiyor. Kulübün düzlüğe çıkması için önce sportif başarının gelmesi lazım. Zaten bu düşünülerek çok genç ve iyi futbolcular transfer edildi. Bu kadronun gelecek 10 yıl hem Avrupa’da hem Türkiye’de sarı-kırmızılılara büyük başarılar yaşatması gerekiyor.
Evet şu anda futbol takımında sorunlar var. Oyuncuların adaptasyon dönemi, uyumları... Artık bundan sonra sorun olmayacağını düşünüyorum. Hele gol yollarında Türkiye’nin en şanslı kulübü Galatasaray’dır. Diagne, Mustafa ve Halil... Üçü de birbirinden değerli futbolcular. Bu forvetlerin hücumda sorun yaşamaması lazım.
Ben, Fatih Terim’in de Çaykur Rizespor maçından sonra yeni bir sayfa açtığını düşünüyorum.
Daha önce nasıl Umut Bulut, Drogba ve Burak Yılmaz’ı bir arada oynatıp rakiplerin üzerine adeta kabus gibi çöküyordu, yine aynı sistemle takımını sahaya süreceğini sanıyorum.
Artık çakılı santrfor dönemi bitti. Avrupa maçlarında görüyoruz bunu. Çaykur Rizespor maçında da son 15 dakika Diagne, Mustafa, Morutan hatta Halil bu sinyalleri verdi.
Ama tüm bunlara rağmen Başkan Burak Elmas’ın işi daha bitmedi. Devre arasında Mustafa’nın, Halil’in bonservislerini almak için büyük çaba göstereceğini duyuyorum. Bu iki futbolcunun da bonservisleri alınırsa kafaları tamamen rahatlayacaktır. Hayırlısı diyelim.
Son olarak da Başkan Elmas’ın dik duran, kimsenin sözüyle hareket etmeyen, kulübün menfaatlerini her şeyin üstünde gören bir yapıda olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Kuntz doğru seçim

A Milli Futbol Takımımızın başında ben de yerli bir teknik direktör olsun isterdim. Ama maalesef uzun bir dönemdir yerli hocalarla hep sorun yaşadık. Hatta öyle bir duruma geldi ki kaoslar, eleştiriler altın jenerasyonu sıfır noktasına getirdi.
Türkiye Futbol Federasyonu, Stefan Kuntz ile yeni bir sayfa açtı. Türk futbolunu daha objektif gören, başarıya aç bir teknik adam geldi takımın başına. Ben, Kuntz’dan daha tarafsız, modern çalışma ve yenilikçi oyun sistemlerine dayalı, bizim görmediklerimizi gören bir yönetim bekliyorum. İlk maçını da bugün Norveç ile oynayacak. Dilerim iyi bir başlangıç yapar ve milli takımımız artık eleştirilmez.

Emre Belözoğlu başarılı olacak

Medipol Başakşehir Başkanı Göksel Gümüşdağ’ı kutluyorum. Her zaman genç teknik direktörlere güvenip takımını teslim ediyor. Emre Belözoğlu’nu ben de çok iyi tanıyanlardanım. Futbol bilgisine her zaman saygı duymuşumdur.
Fenerbahçe’de hocalık kariyerine başladı. Başarısız oldu da diyemeyiz. Ama şunu unutmamak lazım, Emre Belözoğlu çok zor bir dönemde o takımı teslim almıştı. O büyük baskı, tecrübesiz bir hocayı perişan eder. Belözoğlu çok yakından tanıdığı Başakşehir’de baskı görmeyecek.
İstediklerini daha rahat yapacaktır. Bunun için ben Belözoğlu’nun başarılı olacağını düşünüyorum.