Öyle bir noktaya geldik ki, futbolun içindeki güzellikleri yayıncı kuruluş bile göstermiyor. Kasımpaşa maçının 90. dakikasında Galatasaray penaltı kazanıyor. Beyaz nokta çamurla kaplı... Onyekuru ve Marcao oraya gidip elleriyle çamurları temizliyorlar. Daha sonra da topu temizlenmiş noktaya koyuyorlar. Golcü Mustafa Muhammed’e, ‘Hadi gel, penatlıyı at’ diyorlar.
Ben hayatımda böyle bir şey görmedim. Bunları yapan iki yabancı futbolcu. Arda yapsa normal karşılarım. Ama yabancı oyuncu yapıyorsa ben onu ekranlarda 50 kez gösterir ve o isimleri alkışlarım. Marcao ve Onyekuru’nun yaptığı harekette ayrıca bir de mesaj var. Bu transferlerle güçlenmiş Galatasaray’ın Florya’daki ruh halinin belirtileri. Ne kadar maça konsantre olduklarını gösteriyor.
Bana göre Süper Lig’de zirve yarışı şimdi başlıyor. Alanyaspor kupa maçından sonra Fatih Terim, “Demek ki bizim yorgun futbolcuları dinlendirmemiz lazım. Daha dinamik bir kadro ile sahaya çıkmamız ve mücadele etmemiz gerekir” demişti. Ayrıca o mağlubiyette hatanın kendisinde olduğunu söyledi.
Kasımpaşa mücadelesinde o balçıkla kaplı sahada üst seviyede mücadele etmeyen bir kişi var mıydı? Bilhassa Kerem, Etebo, Gedson Fernandes ve ‘görev verilirse elimden geleni yaparım’ diyen Ömer Bayram. Şimdi bu isimlerin arasına sakatlıktan dönen Feghouli ve Falcao da katılıyor. Ligde yarın oynanacak Alanyaspor mücadelesi Galatasaray’ın bu sezon çıkacağı en önemli maç. Fatih Terim’in elinde de çok formda, birbirinden kaliteli futbolcular var. Bu oyuncuların hepsinde kazanma hırsı en üst seviyede.
Artık futbolcular da hoca da galip gelmek için sadece yeteneğin yetmeyeceğini çok iyi öğrendiler. Bunun için Alanyaspor maçında farklı bir Galatasaray seyredeceğimizi düşünüyorum. Kazanmak için oyuncular daha fazla gayret gösterecekler. Sahaya her şeylerini verecekler. Bu maçın telafisi olmayacağını herkes biliyor. Alanya, bu ligin iyi top oynayan takımlarından birisi. Rakibi maç içinde biraz sallanırsa hemen cezayı kesiyorlar. Bu maç belki de sezonun en keyifli karşılaşması olacak.

TFF daha sert tedbirler almalı

Almanya, İngiltere, İspanya, İtalya’da da takımlar kıran kırana şampiyonluk yarışı yapıyor. Ama hiçbir yönetici çıkıp rakibini aşağlayıcı beyanatlar veremiyor. Eğer verirse de bunun karşılığı olan cezayı alıyor.
Türkiye’de ise herkes tribünlere oynuyor. Neden TFF, bunu düzeltmek için daha sert tedbirler, yaptırımlar yapmıyor? Her maç sonrası tek suçlu VAR... Hakemler bu şartlar altında bu sezonu nasıl bitirecekler? Ben TFF başkanının yerinde olsam Kulüpler Birliği’nde yapılacak toplantıya katılırım, yanıma MHK Başkanı Serdar Tatlı’yı da alırım yeni düzenlemelerle bu tartışmalara bir son veririm. Gerekirse rahmetli Hasan Doğan gibi Türk futbolu için başkan birilerini feda etmeli.
Hatta, futbolumuza huzur gelmesi için o toplantıya PFDK başkanını da çağırırım. Bunu yaparlar mı? Hiç tahmin etmiyorum. Çünkü ciddi ciddi futbolumuza huzur gelmesini, rekabetin sahada olmasını isteyen kişilerin azınlıkta olduğunu düşünüyorum...
Ne kadar üzücü değil mi? Biz bu kargaşalarla uğraştığımız için Avrupa’da başarılı olamıyoruz. Bu şartlar altında olmamız da mümkün değil.

Rekabet sahada kalsın

Can Bartu, Metin Oktay, Lefter Küçükandonyadis, Turgay Şeren, Faruk Ilgaz ve Özhan Canaydın... Benim çok iyi dostlarımdı. Ben bu büyüklerimin ağzından ne Galatasaray için, ne Fenerbahçe için bırakın kötü bir sözü, imalı bir laf bile duymadım. Hepsi nur içinde yatsın. Saygıyla, rahmetle bu büyüklerimizi her zaman anıyoruz.
Bir de şu an gelinen noktaya bakın... Dua ediyorum maçlar seyircisiz oynanıyor. Düşünün tribünlerde taraftar olsa ister istemez onlar da yaşanan kavganın içine girecekler. Kesinlikle söylüyorum bu tartışmaların, kavganın kazananı olmayacak. İki büyük kulübün 50 milyon taraftarı var. Bunların hepsi aklı başında insanlar. Bu insanlara güzel mesajlar vermek lazım.
Rekabet sahada olmalı. Ve bunun için birilerinin çaba göstermesi lazım.
Hiç kimse bunu yapamıyorsa iki büyük takımın da çok büyük taraftar toplulukları var ve birbirlerine kesinlikle düşman değiller. Bu kişilerin araya girip, tatsızlığı bitirmeleri gerekiyor. Bu mutlaka yapılmalı. Böyle bir şey gerçekleşmezse yaşanacak sorunların hesabını hiçbir kulüp yöneticisi veremeyecek.