Galatasaray taraftarı çıldırma noktasına geldi! Şu ortamda insanların başka eğlencesi yok. Tuttukları takımla yatıp, onunla kalkıyorlar. Futbolla oyalanıyorlar. Sarı-kırmızılı takıma bakıyorlar bir maç zirve yapıyor. Herkes bütünleşiyor ve Trabzon maçında olduğu gibi harika futbol oynayıp galip geliyorlar.

Sonraki maç, maalesef diyorum sahada o takımın yarısını göremiyoruz. Koşmuyorlar, mücadele etmiyorlar, sanki jübile maçı oynuyorlar! Önce şunu söyleyeyim, en az 5 futbolcu bu kulübün formasını giyecek konumda değil. Konya maçına bakıyorum, defanstan Donk ve Luyindama bir türlü topu ileriye gönderemiyorlar. Kaleciye veriyorlar, Okan da yine onlara geri dönüyor ve oyun içinde bu geri pasları birçok kez görüyoruz.

Futbolda artık maç kazanmak için çok koşup, rakibinden daha iyi mücadele etmen gerekiyor. Ömer Bayram, Emre Akbaba, Belhanda, Luyindama, Saracchi hatta bunlara Linnes’i de ekleyebiliriz... Bu oyuncuların takıma en ufak katkıları yok. Çok sevdiğim Oğulcan bile maçın ilk yarısında sahada yoktu, ikinci devre biraz kıpırdandı.

Bu şartlarda Galatasaray nasıl zirveye oynar? Bir tek Taylan ile orta sahada ne yapabilirsin! Evet, Marcao, Arda, Feghouli... Bunlar takıma gelince tempo yükselecek bundan eminim. Ama birinci sorun takım bu geri pasları bırakıp rakibe baskı yapacak futbolu yakalamalı. Bunu yapamıyorlar.

Fatih Terim’in çok büyük kredisi var, buna itiraz eden de yok. Ama ismi, cismi ne olursa olsun, eskiden iyi bir futbolcu olmuş olabilir. Şu anda takıma bir şey veremiyorsa hiç çekinmeden son dakikalarda değil, daha erken genç oyunculara şans vermeli. Takım yenilecekse sahada savaşan gençlerle kaybetsin. Taraftar o zaman eleştiri yapmaz, ağzını açmaz. Ama böyle futbola artık hiç kimsenin tahammülü kalmadı.

Tamam kadro istenilen düzeyde değil. Ligde en çok transfere ihtiyacı olan kulüp Galatasaray. Bunu kabul ediyorum. Yapılacak 1-2 takviyeyle takımın beklenen seviyeye gelebileceğini düşünmüyorum.

Milyonlarca euro alan futbolcular var. Galatasaray için neye mal olursa olsun kulüp bunlardan kurtulmalı. Bu kadar parayı alan isimlerin katkıları var mı? Tabii ki yok. Üstüne diğerlerinin moralini bozuyorlar. Yönetim, nasıl transfer yapacak bilemiyorum. Kaynak yaratmaları şart. Şayet bu transferler yapılacaksa son günü beklememek lazım.

En önemli konu da bu sıkıntılı takıma çözümü Fatih Terim bulacak. Gerekirse silbaştan yapacak, gerekirse gençlerle devam edecek. Kulüpte sorunlara çözüm üretecek başka kimse de yok.

Sergen Yalçın’a saygı duyuyorum

Ne olursa olsun, bir sürü handikaplara rağmen Sergen Yalçın’ı tebrik ediyorum. Şu anda Süper Lig’de 90 dakika Beşiktaş gibi savaşan bir takım yok. Kadroda ekstra bir isim yok. Ama elindeki kadrodan Sergen hoca yıldız çıkarmayı çok iyi başardı.
İki kiralık yabancı aldı. Biri Rosier, diğeri Ghezzal... Neredeyse bu sezon Türkiye’ye gelen en iyi isimler oldular. Rıdvan sol bekte yıldız oldu. Sakatlığı olan Aboubakar’ı aldı, Kamerunlu golcü eski günlerine döndü. Şimdi bir de geçen sene Ümraniye’ye kiralık verilen Hasic bir yıldız olarak süre olmaya başladı. Yönetim ‘kaleci alalım’ dedi, Sergen hoca para harcatmadı. Şu anda Ersin de Utku da kalede devleşiyor. Bu durumda Beşiktaş’a iki tane kaleci de kazandırdı.
Ne söylenir ki, gerçekten helal olsun. Beşiktaş’ın maçlarını seyrederken keyif alıyorum. Bravo Sergen hocaya.

Ateşle oynuyorlar

Bütün takımlar transfer yapıp başarılı olmak istiyor. Ama işin çivisi çıktı. Hakemler penaltı olmayan pozisyona penaltı, penaltı pozisyonuna ise ‘devam’ diyorlar. Bir futbolcu rakibinin topuğuna değiyor kırmızı kart çıkıyor, başka bir maçta neredeyse rakibinin ayağını kıracak buna ‘devam’ deniyor. Bir de VAR olmasına rağmen.
Şimdi yeni moda da başladı. ‘Biri iyi niyetli’, ‘biri kötü niyetli’ deyip bahane uyduruyorlar. Bu olmaz. Gerçekten MHK Başkanı Serdar Tatlı’ya üzülüyorum. İyi niyetli bir insan olduğunu biliyorum. Ancak bu hakem hatalarıyla sezonu zor bitiririz.