Galatasaray’ın kadrosu öyle bir lanse ediliyor ki, sanki Türkiye’nin en kötüsü... Böyle düşünenler yanılıyor. Fatih Terim ikisini birlikte oynatır mı bilemiyorum. Ama Falcao ile Diagne sorun yaşamazlarsa bu sezon gol rekoru kırarlar...
Geçen sezonu düşünün. Falcao, rakip stoperler arasında kaybolup gidiyordu. Bu yüzden tek başına fazla etkili olamadı. Bu yetmiyormuş gibi rakibi kovalayıp, defansına yardım etmeye çalışınca sakatlıklar yaşadı. Artık Falcao’nun takım içindeki rolü de değişecek.
Diagne, mücadeleyi seven, sert bir futbolcu. Rakip kim olursa olsun stoperlere baskı yapıp hataya zorlayacak. Onun yarattığı boşlukları da Falcao’nun çok iyi değerlendireceğini düşünüyorum. Geçen sezon kanatlardan orta gelse de kafa vuruşu yapacak futbolcu yoktu. Şimdi ise Falcao ve Diagne gollerinin yarısını kenarlardan gelecek ortalarla atacaklar.
Arda Turan, Emre Kılınç ve Feghouli isabetli paslar atıp iyi orta yapan futbolcular. Arkalarında oynayan Omar ve Saracchi ise hücuma hızlı çıkıp iyi top kesen bekler. Bu da gol yollarında Falcao-Diagne ikilisine çok büyük artı getirecek. Herkesin bir görüşü var. Buna saygılıyım. Ama bugün Trabzonspor ile beraber Galatasaray, golcüler bakımından sıkıntı yaşamayacak.
Kısa süre önce Kuzey İrlanda-Norveç maçı oynandı. Norveç’in iki santrforu Sörloth ve Haaland, rakibi adeta ezip beş gol attılar. Gollerin birinin asistini de Omar yaptı. Ben Galatasaray’ın da forvetinin gücüyle rakiplerine üstünlük sağlayacağını düşünüyorum.
Evet, yeni orta saha için çalışmalar devam ediyor. Bu transfer gerçekleşene kadar da Donk ve Taylan’ın problem yaşatacaklarını düşünmüyorum. Yeni transfer Etebo’nun ne kadar etkili olacağını kestirmek zor. Galatasaray scout ekibinin tavsiyesiyle alınan bir futbolcu. Mücadeleyi seven bir oyuncu olmasaydı transfer için bu kadar ısrarcı olmazlardı.
Hafızalarınızı biraz zorlayın; Melo, Galatasaray’a gelirken İtalya’da ‘bidon’ futbolcu seçilmişti. Oynamaya başlayınca kendisine besteler yapıldı ve taraftarın sevgilisi oldu. Bu yüzden herkesin sabırlı olması lazım. Daha oynamayan bir futbolcuyu yerin dibine sokmak hoş bir şey değil.

Çok transfer, çok sorun!
Eski günleri arıyorum. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş... Her sene iki ya da en fazla üç futbolcu alırlardı. Ve bu takımların oyunlarını izlemekten gerçekten keyif alırdık. İnsanlar maça girmek için geceden statların önünde kuyruk olurlardı. Ama seyrettiğin zaman hakikaten hepsi sahada bir bütündü. Her futbolcu oynadığı kulübün bir parçasıydı.
Şimdi bakıyorum, her takım transfer sezonunda 10 futbolcu kadrosuna katıyor. Ve takımın toparlanması, birbirine uyum sağlaması imkansız hale geliyor. Zaten doğru dürüst futbol oynamıyorlar. Puan cetveli de bunu gösteriyor. Evet, taraftar transferi çok seviyor. Fakat her oyuncu ayrı bir sorun getiriyor. Bu hiçbir zaman unutulmamalı. Oynasa bir türlü, kulübede otursa bir türlü. Hep sorun.
Bu düzenin değişmesi lazım. Hangi kulüp transfer yapıyorsa alınan isimler geleceğe dönük olmalı. Bu gerçekleşirse sokağa da milyon eurolar atılmayacak. Kulüpler maddi olarak güçlenecek. Taraftarların da bu konuda kulüplerine yardım etmesi lazım. Çok transfer yapan şampiyon olamıyor. Bu artık kesin... Dilerim önümüzdeki sene düzen değişir.

‘Tatlı’ başlangıç
Hep aynı şeyi söylüyoruz, hakemler iyi olursa Türk futboluna huzur gelir, kalitesi artar. Ama maalesef birçok ünlü hakemimiz bilerek ya da bilmeyerek futbolumuza zarar verdi, hatta çığrından çıkardı.
Şimdi yeni MHK Başkanı Serdar Tatlı’nın hakemleri, sezonun ilk haftasında düdük çalacaklar. Maçlara atanan hakemlere bakıyorum hepsi genç isimler. Ve inanın içim rahatladı, ümitlendim. Şayet bu hakemler kuralları her takıma eşit uygularlarsa inanın üstüne basa basa söylüyorum Serdar Tatlı tarihe geçen bir başkan olur.