Galatasaray’ın; Sivasspor, Kayserispor ve Rizespor karşısında oynadığı futbol kesinlikle tesadüf değil, Terim’in verdiği emeğin karşılığıdır. Size biraz Florya’dan bahsedeyim… Taylan bugün dünya çapında bir orta saha olma yolunda hızla ilerliyor. Hoca bunun için Selçuk İnan’ı görevlendirdi. Selçuk’un vazifesi, Taylan’ın futbol çıtasını yükseltmek, bire bir hocalık ve koçluk yapmak. Rize karşısında bunu fazlasıyla gördük. Selçuk’un yeteneklerinin bir kısmını Taylan sahada tatbik ediyor. Bu daha başlangıç.
Gene hoca Emre Taşdemir’in koçluğunu ve hocalığını yapsın diye Riera’yı görevlendirdi. Emre hızla yükselişe geçti. Ve bu yolun sonu milli takıma kadar gidecek. Oğulcan, evet uzun süre yedek kaldı. Terim, fizik ve kondisyon olarak futbolcusunun tam hazır olmasını bekledi. Son maçta Oğulcan hücumda harika oynarken, arkasında görev yapan Linnes’in de sürekli kademesine girdi. Önlü, arkalı harika oynadılar, sanki yeniden doğdular. Levent Şahin, Necati Ateş ve Ümit Davala hocalar, Emre Akbaba, Emre Kılınç ve Diagne’ye müthiş koçluk yapıyorlar ve bunun da karşılığını almaya başladılar. Diagne son maçta üç gol attı, sahada basmadık yer bırakmadı, takımın en iyilerindendi.
Arda Turan hem futbolculuğu hem arkadaşlarıyla diyaloğuyla Belhanda ve Feghouli’yi rahatlattı. Florya’da ayrı bir rüzgar esmesini sağladı. Benim için en önemlisi de, Kerem Aktürkoğlu... Biraz araştırdım, Florya’da neler yapıyor? Fatih hoca, Galatasaray’a yeni bir Modric kazandırıyor. O bilekleriyle, çabukluğu ve tekniğiyle çok yakında Türk futboluna yeni bir yıldız gelecek. Şu an neden ilk 11’de oynamıyor derseniz, pişme devresini yaşıyor. Tam hazır olduğu zaman Kerem de takımına çok büyük katkı sağlayacak. Biraz sabır göstermek lazım. Bunun zamanını da en iyi bilen kişi Fatih Terim’dir.
Neden alındı, Galatasaray’ın topçusu değil diye yorumlar yapılan Sekidika da bu takımın içinde olacak. Biraz sabır diyorum. Sezon başı çok sıkıntılar yaşandı. Terim’in bütün hayali portföyünde bulunan 8 gurbetçi genci sarı-kırmızılılara almaktı. Maalesef finansal fair play bir türlü aşılamadı. Onun için de bu transferler gerçekleşmedi. Bütün sıkıntıların ve huzursuzlukların baş kaynağı buydu. Neyse ki atlatıldı artık.

Tadını çıkartın
Şimdi Cim-Bom’un en büyük sorunu bu transfer haberleri. Her transfer zamanı kulüp büyük yara alıyor. Şimdiden, yine başladılar: Devre arasında birçok futbolcu gidecek, birçok futbolcu gelecek. Ben bunların hiçbirisine inanmıyorum. Hoca yapabilirse bir-iki nokta transfer mutlaka yapacak. Bu kadronun içinden de herhangi bir futbolcunun satılabileceğini düşünmüyorum. Florya’daki huzuru korumak adına, bu transfer haberlerinin önüne mutlaka birilerinin set çekmesi gerekiyor.
Son sözüm de taraftarın bir kısmına… Şu an takımınızın tadını çıkartın. Bu takımdan yazın oynanacak Avrupa Şampiyonası’nda milli takıma en az 5 futbolcu girecek. Bunu yazın bir kenara.

Denizli’yi hiç tanımamışsınız
İnanın çok üzülüyorum. Sergen Yalçın dersini çok iyi çalışmış. Rakibi iyi analiz etmiş, hem Başakşehir, hem de Fenerbahçe karşısında Beşiktaş’a iyi futbol oynatıp, galip geldi. Ama maalesef bizde en büyük hastalık ‘çamur at izi kalsın’. Sergen Yalçın’ın Fenerbahçe maçındaki taktiğini Mustafa Denizli vermiş! Sergen hoca bu maçı kaybetseymiş, yerine Denizli gelecekmiş!
Allah aşkına, böyle şeyler yazılıp konuşulur mu? Mustafa Denizli’yi tanımamışlar. Sergen Yalçın ile aralarındaki diyaloğu ve ilişkiyi bilmiyorlar. Denizli’nin hayatındaki önemli kişilerden biri Sergen Yalçın’dır. Abi gibi, evlat gibi, kardeş gibi… O gözle bakar Denizli eski öğrencisine. Bu tür haberler her ikisine karşı da ayıp değil mi? Emeğe saygısızlık değil mi? Mustafa hocayı aradım. Hayatımda onu bu kadar sinirli ve isyan ederken görmedim. Gerçekten aslı olmayan bu haberler kendisini çok üzmüş.

Erol hocaya haksızlık
Ülke olarak bizim özelliğimiz nedir? Birisini alırız önce tavana çıkartırız sonra balçığın içine atarız. Gençlerbirliği maçından sonra Erol Bulut’tan ‘Türkiye’nin Simeone’si’ diye bahsediliyordu. Beşiktaş maçını kaybetti, şimdiyse yerle bir ediliyor. Sorarım size 18 transfer yapmış bir takımın oturması, futbolcuların birbirlerini, hocalarını tanımaları birden bire olacak iş mi? Fenerbahçe’nin kadrosu oturuncuya kadar bu sıkıntılar yaşanacak. Erol hocaya haksızlık yapmayalım. Biraz sabır gösterilirse, ben Fenerbahçe’nin Gençlerbirliği maçında oynadığı futbolun kalitesini yeniden yakalayacağını düşünüyorum.