Zamanında düşünülmeden futbolcularla yapılan yüksek maaşlı sözleşmeler bütün kulüplerde olduğu gibi Galatasaray’ı da zorluyor. Fatih Terim’in orta sahaya Melo’nun ruhunu taşıyan, Sneijder’in kalitesinde iki futbolcu istediğini herkes biliyor.

Peki bu futbolcular nasıl alınacak? Yönetimin düşüncesi; Belhanda’yı, Babel’i ve Jimmy Durmaz’ı satıp gelen parayla ama kiralık, ama bonservisiyle bu iki oyuncuyu transfer etmek...

Ama gördüğümüz, duyduğumuz kadarıyla bu üç futbolcu da hayatından çok memnunmuş. Galatasaray’ı çok seviyorlarmış! Seviyorsunuz da, insanda biraz vicdan olmaz mı? Bu kadar yüksek maaşlar alıyorsunuz neden aldığınız bu paraların karşılığını vermiyorsunuz?

Belhanda kaç senedir sarı-kırmızılı formayı giyiyor... Hatırda kalan, ağırlığını koyup kazandırdığı bir tek maç yok. Sonra taraftar buna isyan edince suçlu oluyor.
Babel’den, Jimmy Durmaz’dan zaten bahsetmek bile istemiyorum. Şimdi bu futbolcuların planı; transferin son güne kadar hiçbir kulüple anlaşmayıp, sonunda bonservislerini almak, hatta önümüzdeki yıl ücretlerinden de bir miktar istemek... Tabii bu kendi fikirleri.

Benim tanıdığım Fatih Terim, bu oyuncuların tuzağına düşmez. Muhakkak kafasında bir plan vardır. Ama bu düşüncede olan futbolculardan Galatasaray’a hiçbir yarar gelmeyeceği artık ortada. Yönetimin UEFA’ya sözü var, satmadan futbolcu alamaz. Eğer alırsa başı çok ağrır.

Terim, haklı olarak kıvranıyor. Şu anda doğru dürüst talibi olan tek futbolcu var. O da Marcao... Luyindama ile Marcao yan yana oynadıkları zaman Galatasaray’a çok katkı sağlar. Ama bu ikiliden Marcao ayrılırsa, evet kulüp büyük para kazanır ama defansta geçen sene yaşananlar tekrarlanır mı diye ister istemez insanın kafasına sorular oluşuyor. Ama Fatih Terim’in çok rahatsız olduğunu gayet iyi biliyorum.

Bu arada yönetimin de çok büyük bir çabası var. Dilerim bu sorun fazla uzamadan, takımın konsantrasyonu bozulmadan sonuca bağlanır.

Sergen hoca ne yapsın?

PAOK maçından sonra Teknik Direktör Sergen Yalçın olsun, futbolcular olsun hepsi yerden yere vuruluyor. Tabii faturanın büyük bir kısmı hocaya kesiliyor. Yaşananlara daha gerçekçi gözle bakmak lazım. Vida ile Welinton ilk defa yan yana oynuyorlar, hiç hazırlık maçı yapmadılar. Ve PAOK karşısında da döküldüler. Bundan daha normal bir şey var mı?

Sol bek N’Sakala, Alanyaspor’dan Beşiktaş gibi büyük bir kulübe geldi ve şu anda hazır değil. Sahaya koyduğu performans da zaten bunu gösteriyor. Takımın sağ beki yok. Orta sahada Atiba tek başına... Kanatlar çalışmıyor, onlar da hazır değil. Larin ise Burak Yılmaz’ın yarısı bile değil.

Bu durumda Sergen Hoca ne yapsın? Tabii ki Ljajic, Dorukhan, Umut Nayir tam hazır olduğu zaman en azından hücum anlamında Beşiktaş daha etkili olacak. Ama bir gerçek var. Beşiktaş’ın kadrosuna takviye gerekiyor; bu şart...

Serdar Tatlı’yı rahat bırakın

Türkiye’de Merkez Hakem Kurulu başkanlığı yapmak, federasyon başkanlığından çok daha zor. Evet Serdar Tatlı göreve getirildi, ama bundan sonrası daha önemli. Bakın Oğuz Sarvan, hepimizin sevdiği saygı duyduğu Zekeriya Alp’i ne hale getirdi?

Şimdi aynı durumla Serdar Tatlı karşı karşıya. Öncelikle alt kadrosuna hakim olmak zorunda... Hakemler kuralları bütün takımlara karşı eşit uygulayacak. Uygulayamayan hakemler mutlaka cezalandırılacak. Her şeyden önemlisi bir hafta önce çok hata yapan bir hakem ödüllendirilip, sonraki hafta düdük çalmayacak.

Biz bunları geçen sezon yaşadık. Dilerim Serdar Tatlı başarılı olur. Ama yine üstüne basarak söylüyorum, çok dikkatli olması lazım.