Gerçekten çok üzülüyorum. Galatasaray’ın bu sorunları yaşamaması gerekirdi. Fatih Terim’in bizde bıraktığı iz tabii ki çok büyük. Biz kendisini olduğu gibi kabul ettik.Terim, 2000 yılında Galatasaray’dan Fiorentina’ya giderken gözyaşı döktük, ‘gitme hoca’ dedik. Rahmetli Özhan Canaydın o dönem başkandı, Lucescu da teknik direktördü ve takımı şampiyon yapmıştı. Biz başkana ‘Gönüllerin hocası boştayken, Lucescu nasıl bu takımı çalıştırır’ dedik. Ardından da Lucescu’nun yerine tekrar Fatih Terim’i getirttik. Terim iki sezon başarılı olamadı ve Canaydın tarafından işine son verildi. Daha sonra Ünal Aysal başkan, hoca da tekrar Terim oldu. Drogba’lı, Sneijder’li, Burak Yılmaz’lı kadrosuyla sarı-kırmızılılar iki sene şampiyonluğa ulaştı. Sonrasında hoca, Başkan Aysal ile anlaşamayarak milli takıma gitti. Ardından herkes hocanın sevgisiyle Aysal’dan adeta intikam aldı ve kulüpte kongre yapıldı.Daha sonra Tudor geldi. Başta UltrAslan olmak üzere, bütün camia, bütün basın onun da gönderilmesini sağladı, Fatih hoca geri döndü. Ardından o iyi kadro ile iki sezon daha kupayı kaldırdı. Şimdi bugünlere geldik...Galatasaray taraftarı, camiası, basını... Herkes Fatih Terim’e saygı gösterdi ve sevdi. Hala da seviyor, hocanın kaybettiği bir şey yok. Ama futbolda hiçbir zaman dün yok, hep bugün var. Evet, geçen sezon bu takım averajla şampiyonluğu kaybetti.Fakat bu sezon 25 milyon euro harcandı, 11 futbolcu transfer edildi. Buna rağmen Denizlispor’a kupadan elenildi, şu anda ise liderin 22 puan gerisine düşüldü ve gelecek adına hiç ümit vermeyen bir futbol oynanıyor. Bunun da faturasını hangi takımda olursa olsun teknik direktör öder.Büyük kulüplerde başkan gider, hoca gider ama önemli olan kulüptür. Sorumlu olan da başkandır. Öncelikle başkanın, ardından hepimizin canı yansa da böyle bir karar alındı. Başkan başarılı olursa kahraman olur. Yoksa Terim’in yaşadıklarını o da yaşar. Şu saatten sonra Galatasaray’a zarar verecek konuşmaların kesinlikle yapılmaması lazım. Hele taraftarın bir kesimi ‘takım küme düşsün’ diye ağıtlar yakıyor. Böyle Galatasaraylılık olmaz. Yeni hoca da başarılı olursa kalır, başarısız olursa gider. Burada önemli olan kulübe hizmet etmektir.Fatih Terim de Galatasaray’a çok iyi hizmet etmiştir, hepimizin gönlündedir, kalbindedir. Bu böyle biline. Ama artık bundan sonra ‘Galatasaraylıyım’ diyen herkesin tartışmaları bitirip kulübe yardımcı olması gerekir. Yeni hoca Domenec Torrent neler yapacak, takımı ayağa kaldırabilecek mi hepimiz bunu bekleyelim. Ondan sonra eleştirelim ya da övelim. Galatasaraylılık bunu gerektirir.

Ahmet Çalık canımızı yaktı

A Milli Takım futbolcusuydu, Gençlerbirliği’nden Galatasaray’a transfer olurken Başkan Dursun Özbek gerçekten çok uğraşmıştı. Ahmet Çalık iyi bir Galatasaraylıydı. Arada bir konuşuyorduk, bize rüyalarının gerçek olduğunu anlatıyor, futbolu sarı-kırmızılı takımda bırakmak istediğini söylüyordu.
Fakat ne oldu bilemiyorum, Galatasaray’da pek forma şansı bulamadı. Daha sonra Konyaspor’un yıldızlarından biri oldu. Pırıl pırıl bir insandı, hiç kimseyi kırmazdı... Nurlar içinde yatsın. Sırf bizim değil, bütün Türkiye’nin canı yandı.

Murat Sancak büyük düşünüyor

Önceki pazartesi günü Dereağzı Tesisleri’ne gidip Fenerbahçe-Adana Demirspor U19 maçını izledim. Müsabaka 2-2 bitti. Her iki takımda da o kadar çok genç yetenek var ki ve inanın bu gençler çok değil, bir iki yıl içinde Türk futbolunun yıldızları olacaklar.
En çok gözüme batan futbolcu Adana Demirspor’un sol beki Eren Koşkun oldu. Mükemmel fiziği, tekniği, her iki ayağını kullanması, kademe anlayışı... Bu özelliklerinin hepsine hayran oldum. Bu çocuk 7 yıl Beşiktaş altyapısında eğitim almış. Adana Demirspor’un İtalyan hocası Montella da onunla yakından ilgileniyormuş. Çok yakında göreceksiniz futbolumuza, Beşiktaşlı Emirhan İlkhan gibi büyük bir yıldız gelecek.