Uzun senelerdir Galatasaray’ı takip ederim. Hiçbir seçimde bu kadar kargaşa, belden aşağı vurma, adayları itibarsızlaştırma görmedim. Gerçekten görüntü o kadar kötü ki başkan adayları ve taraftarların bir kısmı bunun farkında bile değil...
Herkes birbirinin açığını arıyor ve tam olarak doğruları bilmeden aşağılamaya çalışıyor. Ben bu konulara girmek istemiyorum. Bildiklerimi yazarsam gerçekten adayların birçoğu esas o zaman yıpranır. Başkanlar kulüplerin lideridir. Genel kurul üyeleri kimi başkan olarak seçerse herkesin ona saygı göstermesi gerekir. Ama maalesef son senelerde Galatasaray’da bu böyle olmuyor.
Kim başkanlık koltuğuna oturduysa iyi, kötü kulübe hizmet ettiyse, o yerden yere vurulup, aşağılanıyor. Bu gidişat hiç iyi değil. Bütün adayların aklını başına toplaması lazım. Kulübün menfaati için bu şart. Bugün rakiplerine yaptığın yarın senin başına gelir. Bu gidişat onu gösteriyor. Ve bundan kurtuluş yok gibi görünüyor.
Her şey pamuk ipliğine bağlı. Transfer yapıyorsun, bir grup taraftar ‘Büyük başkan’ diyor, diğer grup ise ‘Bu futbolcu alınır mı’ diyip seni yerden yere vuruyor. Bu düzen Galatasaray’da değişmeli.
Kulübün içini bilen taraftara sözüm yok. Ama bilmeyenler yara açmak, kaos yaratmak için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar. Beş başkan adayına da herkes saygı göstermeli. Kendilerine güvenmişler, aday olup o cesareti göstermişler. Neden böyle düşünülüyor?
Galatasaray’da yarın seçim olacak. Başkan kim seçilirse seçilsin bu eleştiriler artarak devam edecek. Buna adım gibi eminim. Soruyorum size burada kaybeden kim olacak? Kulübün o kadar çok sorunu var ki anlatmakla bitmez. Her şeyi ‘toz pembe’ gösterenlere ben katılmıyorum. Bakın göreceksiniz seçilecek olan başkanın işi gerçekten çok zor olacak.
Diğer bir konu ise Fatih Terim... Terim ile her başkan çalışmak ister. Hoca bu kulübün sembolüdür, anlaşacağı isimler vardır, anlaşamayacağı isimler vardır. Ama kendisini seçim malzemesi gibi göstermek gerçekten hoş olmadı ve kulübü fazlasıyla yaraladı. Ben yine söylüyorum, Terim’in ille de takımın başında kalma heveslisi olduğunu hiç düşünmüyorum. Hatta seçimden sonra ‘Ben bu sene çalışmak değil, dinlenmek istiyorum’ bile diyebilir. Herkes buna hazırlıklı olsun.
Başkan kim seçilirse seçilsin onun etrafında camia, tek vücut olmadıktan sonra Galatasaray’a huzur gelmez. Bu da böyle biline...

Hayallerimiz yıkıldı
A Milli Takımımız’ın iki maçta beş gol yiyip, hiç gol atamaması, puan alamaması gerçekten bizi yaraladı.
Düşünebiliyor musunuz 10 gün önce basın mensubu arkadaşlarım başta olmak üzere, 85 milyon Türk futbolsever millileri nasıl bir coşkuyla EURO 2020’ye uğurladı. Futbolculardaki, Şenol Güneş’teki o özgüvene ne oldu? Demek ki bazı noktalarda yanlışlar, eksikler var. Hoca bir yerlerde hata yaptı. Sistem olarak, futbolcu tercihleri olarak rakiplerimiz karşısında başarı sağlayamadıysak burada bir dizi sorun vardır...
Hiçbir futbolcuyu kötülemek istemiyorum. Ama Şenol Güneş’in elinde birbirinden değerli 26 futbolcu var. Bilhassa hücumda Kerem gibi, Halil gibi sürpriz isimlere daha fazla şans tanımalıydı. İtalya maçında başarılı olamayan orta sahaya, Galler karşısında bir şans daha vermemeliydi. Taylan gibi, İrfan Can Kahveci gibi futbolcuları düşünmesi lazımdı.
Merih Demiral, Ozan Kabak ve Çağlar Söyüncü iyi bir üçlü. Bu stoperlere alternatif aramamalıydı. Fazla derinlere girmek istemiyorum. Turnuva bitsin ondan sonra helalleşeceğiz. Ama şu anda Türkiye’nin morali sıfır. Dilerim İsviçre karşısında hiç olmazsa bir galibiyet alarak biraz olsun moralimizi düzeltirler.

TFF dik durdu
Son alınan yabancı kısıtlaması kararından ben de rahatsız oldum. Ama mantıklı düşündüğün zaman sekiz futbolcu sahada, altı yabancı kulübede olacak. Ben birçok takımımızın sekiz yabancı ile sahaya çıkmasını beklemiyorum.
Burada önemli olan Türkiye Futbol Federasyonu’nun aldığı karardan sonra dik durması. Geçen sezon öncesi küme düşmenin kaldırılması ve devre arasında yabancı sayısının geçici olarak 16’ya çıkması, bizi ‘federasyon tekrar esneyecek’ düşüncesine sevk etti. Ama federasyon bu kez dik durdu. Bundan sonra da böyle devam edeceğini düşünüyorum. Hayırlı olsun yeni sınırlama. Buna da bütün kulüplerin saygı duyması lazım.