Süper Lig’in bitmesine 11 hafta kaldı. Galatasaray’da o kadar çok sorun var ki bunun altından kulüp nasıl kalkacak bilmiyorum.
1- Sarı-kırmızılılar takım olarak bir türlü istikrarı sağlayamadı. Futbolcular bir maç tavan yapıyor, ikinci maç yerlerde sürünüyor. Kayseri ile oynanan karşılaşmaya baktığımız zaman iki bek, Saracchi ve Yedlin, harika futbol oynuyorlar, takımın golcülerine sayısız orta yapıyorlar. Bir maç sonra Rize mücadelesinde bu iki ismin tek ortası yok. Çok kötü bir performans sahaya koydular. Orta saha, santrforlara doğru bir pas veremiyor. Bu şartlarda bırakın Fatih Terim’in çift forvetli sistemini, golcüsüz oynasa daha iyi. Geri pas hastalığı takımın başını yakıyor. Yedlin taç atışında ileri kullanacağına Luyindama’ya veriyor. Luyindama da ağır kalınca takımına gol yediriyor. Aynı şekilde solda Saracchi topu ileriye vuracağına, dönüyor Marcao’ya 50 metre geri pas veriyor. Marcao kötü zeminde ayağının altından topu kaçırınca takımı bir gol daha yiyor. Bu geri pas hastalığı Galatasaray’ın her maç başını yakıyor.
2- Hatay maçı Galatasaray’ın ya yarışın içinde kalacağı ya da kopacağı bir karşılaşma olacak. Luyindama ile Marcao cezalı. 11 futbolcu milli takıma gitti. Oradan sağlam mı, sakat mı, hasta mı yoksa bitik mi dönecekler... Bu koca bir soru işareti.
3- Hakemler Galatasaray’ın üstünü çizmişler. Alanyaspor maçında Zorbay Küçük’ün yaptıkları hafızalardan silinmedi. Ankaragücü karşılaşmasında Halil Umut Meler’in Mustafa’yı atışı... Aynı hakem daha sert pozisyonlarda Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinde kart kullanmadı. Rizespor maçında Selim Ay’ın oyundan atılması lazımdı. Volkan Bayarslan da bu pozisyonlarda sessiz kaldı. Tamam Galatasaray kötü futbol oynayabilir, gerçek gücünü de sahaya yansıtamıyor. Ama hakemlerin de adaletli düdük çalmadığını düşünüyorum. Bu şartlar altında zirve mücadelesinin içinde sarı-kırmızılılar ne kadar olabilirler, onu bilemiyorum.

‘Bizim Çocuklar’ yine keyif verdi
Şenol Güneş ve evlatları gerçekten 85 milyon Türkü gururlandırdı. Müthiş bir jenerasyonumuz var. Her futbolcu birbirinden değerli. Avrupa Şampiyonası’na nasıl katılma hakkı elde ettiysek, 2022 Dünya Kupası’na da bu hakkı alacağımızdan hiç şüphem yok.
Eksiklerimiz, hatalarımız yok mu? Tabii ki var. Hollanda maçında bunu gördük. Hoca da futbolcular da bunlardan muhakkak ders çıkarmışlardır. Norveç maçı daha da zor geçecek. Ama ne olursa olsun Şenol Güneş ve ‘Bizim Çocuklar’ ülkemize bu gururu tekrar yaşatacaklar, bundan eminim.
Kadroya katılacak birbirinden kaliteli, değerli daha birçok futbolcu var. Teknik direktörümüz Şenol Güneş’in de tecrübesiyle, bilgisiyle bize üst üste ikinci maç sendromunu yaşatmayacağına adım gibi eminim.

Sergen Yalçın’a saygı duyuyorum
Türk futbolu bir yerlere gelecekse bu teknik direktörler sayesinde olacak. Ne yalan söyleyeyim, Sergen Yalçın’dan bu kadar başarı beklemiyordum. Dikkat edin Beşiktaş’ın futbolunda, performansında en ufak bir değişim yok. Belli bir çizgisi var ve Sergen hoca da bu çizginin aşağı düşmesine izin vermiyor.
Fenerbahçe mücadelesinden üç gün önce Başakşehir ile 120 dakika kupa maçı oynamış olmalarına rağmen derbide kazanma ruhu, mücadele hırsı bütün futbolcularda en üst seviyedeydi. Yeri geliyor bütün oyuncular defans yapıyor, yeri geliyor 9 isim hücuma çıkıyorlar. Bu Sergen hocanın başarısıdır.
Bu yüzden Sergen Yalçın’a olan saygım her geçen hafta artıyor. Türk futboluna daha büyük hizmetlerde bulunacağına düşünüyorum.