Her transfer sezonunda taraftar, yönetim, Fatih Terim; hepsi birbirine düşer. Galatasaray’a özel bir durumdur bu! Daha sonra acele transferler yapılır ve alınan isimlerin çoğu da takıma bir şey veremez. Ama son dönemde çok akıllı, bilinçli ve dayanışma içinde müthiş hamleler yapıldı.
Önce Başkan Mustafa Cengiz’den başlayayım. Harika oyuncular alırken Galatasaray’ın geleceğini riske atmadı. Finansal Fair Play’e yüzde 100 uydu. Bu gayet açık ve net. Gomis’ten sonra alınan golcülerin hepsi isim olarak iyi futbolcular olsa da neticede başarılı olamadılar. Ama Mustafa Muhammed takıma gelirken çok büyük zorluklar çekilmesine rağmen böyle harika bir forveti sarı-kırmızılı ekibe kazandırmak kolay değil.
Aynı şekilde Onyekuru... Kiralık gelse bile yine de büyük transfer. İki maç oynadı, üç gol attı, bir de penaltı yaptırdı. Yedlin, Avrupa’nın en hızlı sağ beklerinden biri. Cumartesi günü Fenerbahçe ile oynanacak derbide göreceğiz takıma nasıl katkı vereceğini.
Bana göre en önemli transfer Gedson Fernandes... Bu futbolcuyu almak istersen 50 milyon euroyu gözden çıkaracaksın. Kiralık da gelse ben buna ‘mucize’ diyorum. Tottenham ile sözleşmesi vardı. Fatih Terim, Mourinho’yu aradı ve ‘Senin kadron geniş, Fernandes’i bana verir misin’ dedi. Mourinho da ‘Rui Costa ile konuş, Benfica kabul ederse ben hemen sözleşmesini feshederim’ cevabını verdi. Terim de eski öğrencisi Rui Costa’dan rica edince kendisini kırmadılar, Fernandes’i sezon sonuna kadar Galatasaray’a verdiler.
Şimdi Terim yine gayret sarfediyor, bir sene daha Fernandes’in kiralık sözleşmesini uzatmak istiyor. Fernandes, santrfor gibi en çok ihtiyaç olan orta sahada görev yapıyor. Her şeyden önce çok çabuk ve süratli. Devamlı hücuma çıkıyor, dönüp rakip atakları karşılıyor. Yüksek pas yüzdesi, isabetli şutları en üst seviyede. Takıma en çok katkı sağlayacak futbolcuların başında geliyor.
Sonuçta şu anda Fatih Terim mutlu, taraftar mutlu... Herkes tekrar kenetlendi. Terim istediği süratli, tempolu futbolu oynatabilecek bir kadroya sahip oldu ve hayalleri gerçekleşti. Çok değil, iki hafta sonra taraftar keyif alacağı bir Galatasaray seyredecek. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Genç kaleciler parlıyor
Trabzonspor’un kalecisi Uğurcan Çakır son haftalarda harikalar yaratıyor. Hele o Beşiktaş maçındaki performansıyla her türlü övgüyü hak ediyor. Fenerbahçe’nin file bekçisi Altay Bayındır da Hatayspor karşılaşmasında çıkardığı toplarla hem takımına üç puan kazandırdı hem de sarı-lacivertli kulübün efsanesi olma yolunda önemli bir adım attı.
Beşiktaş’ın kalecisi Ersin Destanoğlu da Teknik Direktör Sergen Yalçın’ın verdiği güvenle daha iyi yerlere gelecek. Biraz tecrübeye ihtiyacı var. Kayserispor’dan Doğan Alemdar, Göztepe’den İrfan Can Eğribayat müthiş kaleciler olacak ve A Milli Takım bu yetenekli kaleci jenerasyonundan gelecekte çok faydalanacak.

Derbileri hakemler güzelleştirir
Benim bu sezon seyrettiğim maçlar içinde en çok beğendiğim mücadele, Beşiktaş-Trabzonspor karşılaşmasıydı. Maçın hakemi Halil Umut Meler, oyunu kesmeyerek, ufak sertliklere izin vererek harika bir maç seyrettirdi bize.
Yarın Fenerbahçe-Galatasaray derbisi var. Herkesin gözü bu maçta olacak. İki takım da çok güçlü kadrolara sahip. İyi futbol oynamalarını sağlayacak yıldız isimleri bulunuyor. Tabii buna hakem müsaade ederse!
Futbolun kuralları bütün dünyada aynı, derbinin hakemi o kuralları uygularsa sorun olmaz ve herkes derbiden keyif alır. Fakat avantaj kurallarını uygulamayıp adaletli kart çıkarmazsa, sürekli düdük çalarak oyunu keserse şimdiden söylüyorum bu iki büyük kulübün oynayacağı maç herkese zehir olur.