Ben Galatasaray’ın zirve yarışından kopacağına inanmıyorum. Tatsızlıklar, huzursuzluklar, kavgalar... Bu yaşananlar takıma büyük zarar verdi. Herkes neyin ne olduğunu anladı, şimdi yönetimin de Fatih Terim’in de ayakları yere sağlam basıyor.
Bu takımın yarışın içinde kalması adına Gomis gibi tempolu, süratli, topa iyi vuran bir golcü, Taylan’ın yanına da Melo tarzında hırslı, top tekniği olan, hücuma çıkabilen, iyi pas veren ve şut çeken bir orta saha oyuncusu şart. Bunların haricinde Galatasaray’ın başka transfere ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum.
Bu kalitede iki futbolcu transfer edilebilirse bütün sorunlar çözülür. Beşiktaş şu anda zirvede yer alıyorsa bunda Atiba ve Aboubakar’ın katkısı çok yüksek. Fenerbahçe’de de Gustavo ile Samatta ve Thiam’ın tartışmasız rolü büyük. Fatih Terim’in de sorun yaşadığı bölgeler bunlar. Taraftar çok büyük bir kampanya başlattı, bunun arkası da gelecek. Kulübün silkelenmesi ve birlik beraberliğin sağlanması için böyle bir atak şarttı.
Bu kampanyada benim beklediğim hani herkes diyor ya ‘Ben büyük Galatasaraylıyım’ diye. Yönetimi, Fatih Terim’i sürekli eleştiriyorlar ya bakalım o insanların katkısı ne olacak? Ama ben yine de büyük bir nakitin toplanacağını düşünüyorum. Başkan Mustafa Cengiz, mayıs ayında görevini bırakacak. Kendisinin karar vermesi lazım, ya futbolda başarılı olmuş bir kulübün başkanı olarak ayrılacak ya da ligi 6-7. bitiren takımın bir başkanı olarak anılacak.
Anladığım kadarıyla başkan riske girmek istemiyor. Ama şunu unutmaması gerekir, riske girmezse kulüp para kazanamaz, borçlarını da ödeyemez. Ama yapılacak transferlerle hem takım başarılı olacak, hem de tahminim taraftar başkanlarını büyük bir şölen ile uğurlayacaklar. Bunun kararını Mustafa Cengiz verecek. Taraftar da kendisinden bunu bekliyor.
Bunun haricinde Kerem, Sekidika, Emre Kılınç, Ömer Bayram, Ozonwafor... Bu oyuncular da form yakalayıp, şans bulurlarsa Galatasaray’ın önü açılacak. Bu bir gerçek. Tabii ki yönetimin çok dik durması lazım. Artık futbol sadece sahada kazanılmıyor. Hakemlere bakıyorum, zirveye oynayan takımlara kesinlikle eşit davranmıyorlar. Abdülkadir Bitigen, Emre Kılınç’ı kırmızı kartla atıyor, adalet dağıtamayan PFDK, 2 maç ceza veriyor. Daha sert pozisyonlarda başka takım futbolcuları kart bile görmüyor ya da kurul bu cezayı 1 maça indiriyor.
Yönetimin, kulübün menfaatleri adına dik durup haklarını daha çok koruması lazım. Sonuçta hiç kimsenin karalar bağlamasına gerek yok. Galatasaray’ın bu yarışta rakipleri kadar şansı var.

Abdülkadir Ömür’e üzüldük
Sakatlık deyince yüreğimiz ‘cız’ ediyor. Abdülkadir Ömür’ün, Konyaspor maçında sakatlanışı gözümün önünden gitmiyor. Türkiye’de futbolcuların ikili mücadelelerde çok daha dikkatli olması lazım. Bakın şimdi bu gencecik oyuncu sezonu kapattı. Büyük bir ihtimalle A Milli Takım’ın boy göstereceği Avrupa Şampiyonası’nda forma giymeyi hayal ediyordu. Ancak bunun da gerçekleşmesi çok zor. Yazık oldu... Bütün oyunculara sesleniyorum; sizler madem ekmeğinizi futboldan kazanıyorsunuz, rakiplerinize de daha saygılı olun...

Abdullah Avcı çıtayı yükseltiyor
Abdullah Avcı, gerçekten çok beğendiğim bir hocadır. Trabzonspor’u her maçta üstüne koyarak, oynatmak istediği sistemi zamanla oturtarak belli bir çizgiye getirmeye başladı.
Her şeyden önce futbolcuların özgüvenlerini geri kazandırdı. Ekuban ve Nwakaeme’nin eski günlerine dönmesini sağladı. Bu iki futbolcu artık apayrı bir ruhla oynuyorlar. Diğer oyuncular da sahada hocalarıyla bütünleşiyorlar. Ama unutulmaması gereken bir şey var, bordo-mavili kulübün kadrosu zirve yarışına girmek için yetersiz.
Özellikle forvette alternatif bir futbolcu yok. Başkan Ahmet Ağaoğlu bu bölgeye takviye yapabilirse, ben Avcı’nın takımını yarışa sokabileceğini düşünüyorum.