Önce yeni Başkan Burak Elmas’ı kutlarım. Kendisini çok iyi tanırım; adam gibi adamdır. Pırıl pırıl bir beyni vardır, sevecendir. Her şeyden önemlisi de adaletli bir insandır.
Seçimlerde Allah, Galatasaray’ı korudu! Öteki adayların hiçbiri kulübün içinde barışı sağlayamazdı. Ama şimdi Elmas; taraftarı, camiayı, 30 milyonluk büyük bir aileyi tek vücut yaptı. Ve Burak Elmas’ın yaşı 47, uzun seneler kulübe hizmet edecek. Peşin peşin söylüyorum, Galatasaray’ın tek patronu Burak Elmas’tır, başkan ne derse o olur.
Eski Başkan Mustafa Cengiz’in hataları oldu, kabul ediyorum ama kulübü için de o kadar faydalı işler yaptı ki, hem de çok zor şartlarda. Bir kişi teşekkür etmedi. Gerçekten yerden yere vuruldu. Burak Başkan kendisine hizmetlerinden dolayı teşekkür edip kucaklayarak sarı-kırmızılılarda yeni bir sayfa açtı. Artık kin, nefret kusan ve kavga çıkaran insanlar acımasızca eleştirilecek, ilk eleştiren de ben olacağım.
İletişim tamamen değişiyor. Kulübün basın sözcüsü olacak. Tabii ki başkan istediği zaman konuşacak ama başkanın görevlendirdiği bir tek kişi kulüp hakkındaki bilgileri, kulübün düşüncelerini basınla paylaşacak. Artık herkes istediği gibi tweet atıp tribünlere oynayamayacak. GSTV’de büyük sorunlar vardı. Televizyonun müdürü Bahri Havadır kardeşim resmen boğuşup savaş veriyordu. Gene de televizyon çok eleştiriliyordu. Bütün taraftarlar haber alamamaktan, kendi televizyonlarında futbolcuları daha çok görememekten şikayet ediyordu. Şimdi başkanın GSTV’ye daha rahat çalışma olanağı yaratacağını düşünüyorum.
Fatih Terim’in Florya ve oyuncularla ilgili daha çok röportajlar, görüntüler verdireceğini tahmin ediyorum. Taraftarın da istediği zaten bu. Hepsinden önemlisi de transferler... Artık Cim Bom’un geleceğine yatırım yapılacağına, genç futbolcular transfer edileceğini, başkan olsun Fatih hoca olsun zaten deklare ediyorlar. Ben çok yakında taraftarı da rahatlatacak 3-4 transfer yapılacağını duyuyorum. Tabii bu arada gönderilmek istenen futbolcular var. Dünya para alıyor ve gitmek istemiyorlar. Ama çare yok, onlar öyle ya da böyle temizlenecek.
Bunlar kolay olmuyor. Her şeyden önce taraftarın başkanına ve hocasına yardımcı olması lazım. Artık klavyenin başına geçerek sadece eleştiriyi bırakıp kulüplerine daha çok sahip çıkma zamanı geldi. Ben başkanla yenilenmiş Fatih Terim ile Galatasaray’ın huzur içinde çok daha başarılı olacağını düşünüyorum.

Aziz başkanı kızdırmışlar!
Efsane başkan Aziz Yıldırım’ın dünkü basın toplantısına gittim. Sonuna kadar da izledim. Benim bu toplantıdan çıkardığım, gerçekten Fenerbahçe için hayatını ortaya koyan, Türkiye’de bir kulübün kendi stadı için bir ilk olan, Fenerbahçe Stadyumu’nu yapan, Ülker Arena, Samandıra Can Bartu Tesisleri, Faruk Ilgaz Dereağzı Kompleksi, Topuk Yaylası ve daha bir çok ama arsa ama bina olarak çok büyük yatırımlar gerçekleştiren, yirmi sene kulüp başkanlığı döneminde sarı-lacivertlilerin çehresini değiştiren unutulmaz bir başkanın yok sayılıp itibarsızlaştırılması, mali konularda kulübü batırmış gibi deklare edilmesi, gerçekten sayın Aziz Yıldırım’ı çıldırtmış.
Ben her zaman aynı şeyi söylerim, yine söyleyeceğim. Bilhassa kulüplerde bir çivi çakmış bütün başkanlar el üstünde taşınmalı. Gerçekten buna çok ihtiyacımız var. Aziz başkanın Fenerbahçe için yaptıkları hayat devam ettiği müddetçe devamlı konuşulacak. Çünkü çok büyük izler bıraktı.
Ben Ali Koç başkanla da aralarında olan problemlerin de çok kısa zamanda çözüleceğini düşünüyorum. Büyük kulüplerde birlik beraberlik olmadığı müddetçe, başkan ne kadar güçlü olursa olsun o camiaların iki yakası bir araya gelmez.

Şenol hoca hak etti
İnsanlar başarılı olduğu zaman nasıl övülüyor, göklere çıkartılıyorsa, başarısızlıkta da eleştirilecek. Bundan hiç kimsenin gocunmaması lazım.
Evet, Milli Takım’a çok üzüldük. Neden üzüldük? Dünya şampiyonu Fransa’yı paramparça eden bu çocuklar değil miydi? Hollanda gibi bir devin içinden geçenler de bu çocuklar değil mi? Peki ne oldu da, bu Avrupa Şampiyonası’nda yerle bir oldular?
Hala ne olduğunu bize hiç kimse anlatmadı. Kendi kendime düşünüyorum; federasyon bu altın jenerasyonun bir dediğini iki etmedi. Sebebi de milli takıma olan güveni bu çocuklar tekrarlattı. Hepimizin evinde ay-yıldızlı bir forma asıldı. Ama orada üç maçta ters-yüz olunca yine o formalar dolaplara kaldırıldı. Dediğim gibi federasyon kendi görevini yaptı. Hocanın elindeki kadro Selim Soydan’ın dediği gibi, son 50 yılın en iyi jenerasyonu. Peki Şenol hoca bu kadroya niye iyi futbol oynattıramadı?
Kaleci Uğurcan eleştiriliyor… En azından son İsviçre maçında Altay oynayamaz mıydı? Genç futbolcular Rıdvan, Kerem ayrı bir dinamizm katamaz mıydı? Gol yollarında Halil Dervişoğlu gibi süper bir yetenekten faydalanılamaz mıydı?
Her şeyden önemlisi orta sahamız yol geçen hanı gibiydi. Atiba ile beraber Türkiye’nin en iyi kesicisi olan Taylan Antalyalı düşünülemez miydi? Taylan sakatsa, Milli Takım’dan döndü, fıtık ameliyatı oldu. Daha önce kulübüne gönderilip, Şampiyonlar Ligi ön elemesi öncesi ameliyatını olsa daha iyi olmaz mıydı?
Yani bir sürü ucu açık sorular var. Bizlerin doğruları öğrenmesi, yanlış yorum yapmamamız için Şenol Güneş hocadan detaylı bir basın toplantısı daha hala bekliyoruz.