İnsan üzülüyor... 30 milyon taraftarı olan, Süper Lig’in en büyük takımlardan birinde şu yaşananlara bakın. Fatih Terim’e ne kadar saygı duyduğumu herkes bilir. Kendisinin birinci vazifesi takımına iyi futbol oynatıp, taraftarı memnun etmektir. Ancak üst üste başarısızlıklar gelince sorunlar da bunu takip ediyor.
Devre arasında transferler yapıldı. Hepsi iyi, kaliteli futbolcular. Buna rağmen bakıyorsun sarı-kırmızılı takımın futbolunda bir basamak ilerleme yok. Evet, hakemler hatalı kararlar veriyor. Hele bu hafta Yedlin’e yapılan müdahalenin ardından kart verilmemesi anlaşılır gibi değil.
Ben hakemlerin 30 milyon taraftarı olan Galatasaray’a karşı cephe alabilme cesaretini göstereceklerini sanmıyorum. Herhalde Fatih Terim ile aralarında ne sorunlar varsa bunun cezasını kulüp çekiyor. Ve bu sorunun da kolay kolay çözüleceğini sanmıyorum. Çünkü her hafta aynı. Değişen hiçbir şey olmuyor.
Başkan Mustafa Cengiz’in açıklamaları için herkes gibi ben de ‘Şu anda zamanı mıydı’ diyorum. Devre arasında Fatih Terim, ‘Ben yönetimin ne önünde ne de arkasında durmayacağım’ demedi mi? Neden idareciler sorunları o zaman çözmeye kalkmadı?
Aynı şekilde Belhanda... Taraftara küfür etmedi mi? Fatih Terim bu futbolcuyu kaptan olarak sahaya çıkarmadı mı? Neden o zaman Belhanda gönderilmedi?
Şimdi ligin bitmesine 8 hafta kalmış, ortalık toz duman... Ve bu şartlar altında sorunların düzelme şansı da yok. Galatasaray çok büyük bir kulüp. Hocalar değişir, yönetimler değişir, ama sarı-kırmızılı kulüp her zaman varolacak. Teknik direktör kendi görevinden başka her şeyle uğraşıyorsa, yönetim sezon sonunu bekleyip tepkisini göstermeliydi. Şimdi gösterince bu yaşananlar da gayet normal. Sadece şunu söyleyeyim, bu tartışmaların kazananı olmayacak, herkes kaybedecek.
Düşünebiliyor musunuz, yarın Göztepe maçı var. Takımın iki golcüsü Falcao ve Mustafa yok. Babel ile Donk da kart cezalısı. Onyekuru ülkesinden sakat döndü. Yedlin ise hepinizin bildiği gibi ağır bir sakatlık yaşıyor. Koca hafta yaşanan huzursuzluklar da ortada...
Bu şartlar altında Göztepe maçında böyle bir takım ne yapabilir? Yazık, gerçekten çok yazık. Taraftar bu yaşananlara nasıl tepki göstermesin.

Bravo Karaman’a

Yerli hocalar içinde gerçekten en beğendiğim isimlerden biri de Hikmet Karaman’dır. Karaman, teknik adamlık eğitimi açısından Almanya kökenlidir. Bütün eğitimini orada almıştır. Tek şanssızlığı bugüne kadar büyük bir takım çalıştırmamasıdır.
Ankaragücü’ne hepimiz ‘düştü’ diyorduk. Süper Lig’de kalmasının mucize olduğunu söylüyorduk. Tecrübeli çalıştırıcı, hiç transfer yapmamasına rağmen bu takımı her hafta yukarılara taşıyor. Oynattığı futbol, oyuncuların sahaya koyduğu mücadele her türlü övgüyü hak ediyor.
Hepsinden önemlisi de her rakibe karşı ayrı bir taktik planla oynatıyor Hikmet hoca takımını. Ne söyleyeyim başka, gerçekten kendisine helal olsun.

Seçim zor olur

Galatasaray, 22 Mayıs’ta çoğunluk sağlanamazsa 29 Mayıs’ta seçim olacağını açıkladı. Bu açıklama prosedür gereğiydi.
Şimdi sizlere soruyorum, Kovid-19 vakaları bu kadar artmışken, üç kişi yan yana gelmeye korkarken bu seçim olur mu? Mutlaka devletimiz de bunu göz önünde bulundurarak bütün toplantıları erteleyecektir. Başkan adaylarının hepsi tabii ki hazırlık yapıyor. Ama ben bu seçimin yaz sonundan önce olacağını düşünmüyorum.