Artık bazı şeylerin açık açık konuşulması lazım. Galatasaray çok büyük bir kulüp. Ama böyle idare edilmemesi gerekiyor...
Önce yönetimden başlayayım; Başkan Mustafa Cengiz artık etrafındakilere hakim olamıyor. Önceki gün Milliyet’te müdürüm Tayfun Bayındır, daha önce de servisin muhabiri Nevzat Dindar, Galatasaray ile ilgili haberler yaptılar ve bu yazılar yalanlandı.
Peki ben şimdi soruyorum... Ben de aynı gazetede çalışıyorum. Tayfun Bayındır ve Nevzat Dindar benim mesai arkadaşlarım. Bu haberleri ben de gördüm. Hatta yazılan haberlerden daha fazlası vardı ve onların çoğu kullanılmadı. Yazılmayanlar da sayfalarda yer alsaydı çok daha büyük kıyametler kopardı. Gazetecinin vazifesi haber geldiği zaman onu yayınlamaktır.
Başkan Cengiz, benim mesai arkadaşlarıma tepki göstereceğine, etrafındaki papağanları kontrol altında tutsaydı bunların hiçbiri yaşanmazdı. Fenerbahçe ya da Beşiktaş’ta olaylar yaşanmıyor mu? Daha fazlası yaşanıyor belki de. Ama o kulüplerden bir tek haber çıkmıyor. Galatasaray’da ise hiçbir şey gizli kalmıyor. Hiç kusura bakmasın başkan, kontrolü kaçırmış durumda. Bundan sonra da zor yakalar.
Gelelim Florya’ya... Evet, Fatih Terim, Galatasaray’ın sembol isimlerinden biri. Buna hiç kimsenin itirazı yok. Ama Terim’in birinci vazifesi ne? Çalıştırdığı takıma en iyi futbolu oynatmak. Sahada kötü oynayan bir takım varsa, taraftar olsun, camianın büyük bir kısmı olsun buna tepki koyuyorlar. Bu da gayet normaldir. Hocanın bu konuda hiç kızmaması lazım.
Beşiktaşlı futbolcular sahada üst seviyede mücadele ederken, Galatasaraylı oyuncuların sorumsuzlukları ister istemez sorun yaşatıyor kulübe. Teknik direktör Fatih Terim olsa bile... Düşünebiliyor musunuz, evinde Konyaspor ile oynuyorsun, maçın tamamında rakip kaleye dört şut çekiyorsun. Bunu hiç kimse kabul etmez. Kadro kötü mü? Hayır. Bana göre Türkiye’nin en iyi kadrosu. Peki bu futbolcular neden oynayamıyor? Bunun cevabını kim verecek?
Evet, Fatih Terim’e çok saygı duyuyorum. Türkiye’nin en iyi hocalarından biri. Ama bu Kovid-19 ile beraber, 1 seneden fazladır o da kendini toparlayamıyor. Şimdi ne olacak? Taraftar bölünmüş durumda. Camia da bölündü. Mayıs ayında seçim olacak mı, olmayacak mı hala belli değil. Başkan adayları, “Fatih Terim bizim kırmızı çizgimiz” deseler de ben onların hiçbirine inanmıyorum.
Seçim ertelenirse daha büyük sorun çıkacak. Başkan Mustafa Cengiz, bu kadar patırtı gürültüden sonra kesinlikle Terim ile yola devam etmez. Ben Terim’in de öyle bir durumda görevde kalacağını düşünmüyorum. Yani işin doğrusu önümüzdeki günlerde Galatasaray’daki sorunlar artarak devam edecek. Bu şartlarda da sportif başarı bana göre çok zor.

Adam gibi adam Mustafa Denizli
Benim hayatımdaki yeri çok farklıdır Mustafa hocanın... Futbol adına ondan çok şey öğrendim. Etrafındaki insanlarla ilişkileri, arkadaşlarına gösterdiği özen... Gerçekten bunlar kendisini çok özel bir insan yapıyor.
Son olarak 19 sene forma giydiği Altay’ın teklifini kabul etmesi, “Benim için düşündüğünüz ücreti, Mehmetçik Vakfı ve Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı’na verin” demesi, şu yazıyı yazarken bile beni duygulandırıyor. Allah uzun ömürler versin. İyi ki varsın Mustafa Denizli...

Beşiktaş hak ediyor
Bana hiç kimse hikaye anlatmasın. Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’a oynattığı futbolu, ne Galatasaray ne de Fenerbahçe oynayamıyor.
Hele son Çaykur Rizespor maçını gördükten sonra bu Beşiktaş, zirveyi hiçbir takıma kaptırmaz. Saygı duymak lazım. En başta da Sergen hocaya. Takımına hakim, futbolcuları kenetlemeyi başarmış... Ayrıca bir dediklerini ikiletmeyen başkan ve yönetimleri var.
Tabii ki onlar da sorun yaşıyor, ama bunu kimseye belli etmiyorlar. Şampiyonluğa her hafta bir adım daha yaklaşıyorlar. Bu da işin gerçeği.