Rakiplerinin puan kaybettiği bu hafta ne yalan söyleyeyim, Galatasaray’ın Alanya karşısında mağlup olabileceğini hiç düşünmemiştim. Futbolcular koşmuyor mu, koşuyor. Mücadele etmiyorlar mı, ediyorlar. Topa da rakibinden daha çok sahipsin. Ama burada kalite ortaya çıkıyor. Hakikaten Galatasaray çok büyük bir kulüp, forması da çok ağır bir forma. Maalesef bunun bilincinde olmayan bir çok futbolcu var. Sadece koşmak, mücadele etmek yetmez.

Alanya sıcak ve nemli, hakikaten zor bir ortamda futbol oynanıyor. Fatih Terim’in beş futbolcu değiştirme hakkı var. Kulübeye bakıyorsun, hangi futbolcuyu alsan Galatasaray’a katkı sağlar diye düşündüğün zaman üzüntü verici. Hiçbirinin en ufak bir katkı sağlayacak kalitesi yok. Her hafta alıştık, Belhanda aşağı, Belhanda yukarı. Kızıyoruz, haklı olarak kızıyoruz. Dünkü Belhanda ile biraz da Seri’yi çıkar inanın Süper Lig’in en kötü takımı o zaman Galatasaray dersiniz.
Yenen gollere bakıyorsun, ilk iki gol evlere şenlik. Donk ve Marcao adeta Cisse’yi seyrediyorlar. Müdahale edemiyorlar. Cisse de elini kolunu sallayıp, yürüyerek iki tane gol atıyor. Taylan’dan, Ömer’den, Emre Akbaba’dan herkes daha fazlasını bekliyor. Ben kapasitelerinin kesinlikle bu kadar olduğuna inanmıyorum. Hadi bu seneden vazgeçtim, gelecek sezonun kadrosunu Fatih Terim nasıl kuracak? Bu futbolcuların hangisine güvenip yola çıkacak? Allah yardımcısı olsun.
Her şeyden önce defansla golcü problemini halletmesi lazım. Zirveye oynayan takım bu kadar rahat gol yemez, savunması bu kadar çok hata yapmaz. Aynı şekilde Adem Büyük, sarı-kırmızılılara yedek diye alındı, şimdi birinci santrfor. Öyle bir gol kaçırdı ki, sanki rakip takımın stoperi. Şaşırdım. Diyeceksiniz ki gol atmadı mı? O ayrı bir konu, golcülük farklı bir şey. Cisse iki gol pozisyonuna girdi, iki gol attı. Gerçekten çok büyük bir sorun. İyi bir golcü olmayınca da takımın kurgusu bile değişiyor. Hakikaten çok acı.

Üçüncülük için mücadele ederken Alanya’dan dört gol yiyorsun. Hakikaten bu skorlar, bu yenilgiler Cim Bom taraftarının canını çok yakıyor. İşin en kötüsü de Galatasaraylı oyuncuların bir çoğu resmen dükkanı kapamış. Bu kadar kadercilik olmaz. Devamlı yan pas yaparak rakibe hata yaptıramazsın. Turuncu-yeşilliler gol pozisyonuna giriyor, fırtına gibi o kadar çabuk ki futbolcular. Üç pasla kaleciyle karşı karşıya kalıyorlar. Galatasaray rakip kaleye giderken en az 20 pas yapıyor. Bu kadroyla daha fazlasını yapabilir misin? Yapamazsın burası kesin. Kalan üç maçta da bu futbolla Galatasaray’ın işinin kolay olduğunu düşünmüyorum.