Maalesef diyorum... Bu kafalarla futbolumuza hiçbir zaman huzur gelmeyecek.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, kulüplerle ilk toplantısında yabancı konusunu görüştüklerinde 17 takım ‘Yabancı kısıtlaması olsun. 11 yabancıyla sahaya çıkıyorlar. Mutlaka bu kısıtlama hemen yapılsın’ dediler. Bu görüşlere karşı çıkan bir tek takım vardı, o da Galatasaray...
Hatta Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, yabancının tamamen serbest olması için görüş bildirdi. Federasyon da toplantı yaptı, bu 17 kulübün isteğine göre karar aldı. Daha sonra virüs nedeniyle verilen aranın ardından ligler yeniden başladı. Hakem hataları zirve yapmışken, sadece konuşulan ‘Yabancı kısıtlaması oldu. Galatasaray kötü futbol oynuyor’ dendi. Hakemler hakkında ise tek bir söz edilmedi. Sonuçta sarı-kırmızılı takım zirveden koptu.
Yabancı kısıtlamasına onay veren kulüplerin çoğu Tahkim Kurulu’na başvurarak yabancı kısıtlamasının durdurulmasını, federasyonun aldığı 8 yabancı sahada olacak kuralının iptal edilmesini, eskiden olduğu gibi yabancı kuralının devam etmesini istediklerini söylediler. Şimdi Tahkim Kurulu’nun vereceği kararı bekliyorlar.
TFF Başkanı Nihat Özdemir’e kızıyorlar. Bu kararı siz istemediniz mi? O da isteğe göre karar almadı mı? Dün öyle, bugün niye böyle. Ben anlayamıyorum. Anlayan varsa açıklasın. Hakemler için ağzını açmayanlar, ‘5-6 yabancıyla oynarız’ diyenler, 10 yabancıyla sahaya çıkarken, şimdi hakemleri ve TFF’yi topa tutuyorlar. Daha önce neden bunu yapmadılar. O zaman zirve şansı olan birçok takım vardı. Galatasaray devre dışı kalınca neden böyle fikirler değişti.
Peki önümüzdeki sezon daha mı farklı olacak her şey... Kesinlikle değişen hiçbir şey olmayacak. Kulüpler arasında birlik, beraberlik olmadığı sürece bunlar yaşanacak. Yahu düşünebiliyor musunuz, Muslera’nın ayağı kırılıyor, Andone tekrar sakatlanıyor ve rakip kulüp başkanı Allah’ın sopası diyerek bunları anlatıyor. Bana hiç kimse federasyonu şikayet etmesin. Siz ne isterseniz federasyon onu yapıyor. Hiç kimse sağa sola kaymasın. Kulüpler birlik olup hepsi birden aynı kararı alabilse, federasyon ne istekleri varsa tek tek yapmaya mecbur. Sizler bunu istiyorsunuz, hiç ağlamayın...

TFF, UEFA’nın yolunda gitmeli
Ben federasyon başkanının yerinde olsam kesinlikle kulüplerle tartışmaya girmem. UEFA ne yapıyor? Finansal Fair Play yani mali denetim kuralını aşan kulüpler kim olursa olsun gözünün yaşına bakmıyor ve cezayı kesiyor.Ben federasyon başkanının yerinde olsam kesinlikle kulüplerle tartışmaya girmem. UEFA ne yapıyor? Finansal Fair Play yani mali denetim kuralını aşan kulüpler kim olursa olsun gözünün yaşına bakmıyor ve cezayı kesiyor.TFF Başkanı Nihat Özdemir, UEFA’nın kurallarını uygulasın... Açıklama yapsın. Bütün Süper Lig kulüplerinin mali denetimi yapılıyor. Hangi takımın mali gücü ne kadarsa o kadar transfer hakkı versin. Ama bu 11 yabancı mı olur, 5 yabancı mı olur... Kesinlikle mali denetimden taviz vermesin.Neden bunu yapmıyorlar anlamıyorum. Biz hala yabancı kuralını konuşmaya devam ediyoruz, bunlarla uğraşıyoruz. Bana göre hata yapıyorlar. Mali durumu iyi olan kulübe ödül gibi transfer hakkı vermesi lazım. Bu Türk futbolu için daha hayırlı olur diye düşünüyorum.

Abdullah Avcı’yı unutmayalım
Başakşehir’de düşünce devrimini yapan teknik direktör Abdullah Avcı’dır. Bakın, ligi dördüncü, üçüncü son olarak da ikinci bitirdi Avcı’nın Başakşehir’i. Taraftarı olmayan bir takımla bunu yapmak çok zor. Avcı, bu başarı tohumlarını ekti.
Erol Bulut ve Okan Buruk gibi genç nesilin en başarılı teknik direktörlerinin hocası Abdullah Avcı’dır. Bu genç isimlerin parlamasında onun çok büyük payı var. Beşiktaş’ta başarılı olamazdı. Siyah-beyazlılar lig ikincisiyken ve iyi top oynarken, taraftar Sergen Yalçın diye bağırıp Avcı’yı protesto ediyordu. Bu şartlar altında daha fazlasını yapması mümkün değildi.
Sonuçta taraftarın istediği oldu ve Sergen geldi, Avcı gitti. Ama Abdullah Avcı, kesinlikle Beşiktaş’ta başarısız değildi.