Galatasaray’da seçime bir hafta kaldı. Beş adaydan biri kazanacak ve dalgalı denizde dümene geçecek. Hepsinin vaatlerini dinliyorum. Kimisi ‘borcu hafifleteceğiz, gelirleri artıracağız’ diyor. Kimisi ise ‘harika bir on numara getireceğiz...’
Şimdi ortada bir gerçek var. Ben başkan adaylarına bunu hatırlatayım. Başkanlık görevi eskisi gibi değil, şimdi çok zor. Saygı ve terbiyenin minimuma indiği bir ortamda o koltukta oturup, huzuru sağlamak imkansız gibi bir şey oldu. Hele de sportif başarıyı yakalayamazsan, bilhassa sosyal medyada yalana inanan taraftarlarca linç ediliyorsun.
Düşünün, başkan seçildi, bir ay sonra takım Şampiyonlar Ligi’nde ön eleme maçlarına çıkacak. Buradan kötü bir sonuç çıkarsa yandı! İster Ada’yı, ister Florya’yı, ister Kemerburgaz’ı yapsın... Sportif başarı gelmedikçe hiçbir şey olmaz. Seçilecek başkanın ilk hedefi mevcut futbolcu kadrosunu güçlendirmek ve gençleştirmek olmalı.
Gerçekten çok üzülüyorum. Yaşını, başını almış birçok futbolcu var Galatasaray’da. Büyük paralar kazanmalarına rağmen takıma katkıları yok denecek kadar az. Bugünkü kadro yapısıyla başarılı olmak kolay mı? Tabii ki çok zor. Takım yıllardır gençleştirme istikrarını yakalayamadı. Geçen akşam Nijerya-Kamerun maçını seyrettim. Galatasaray’da bir 90 dakika bile oynamayan genç Ozornwafor, Nijerya formasıyla sahadaydı.
Şöyle bir düşünün ‘Galatasaray nasıl bu kadar borcun altına girdi’ diye. Yıllardır geleceği olmayan futbolculara maddi olarak çok büyük yatırımlar yapıldı, paralar verildi. Daha sonra da bunlardan fayda sağlanamayıp, Avrupa kupalarında başarısız olununca kulübün ekonomisi de yerle bir oldu. Seçilecek başkanın her yapacağı futbolcu transferinde çok dikkatli olması lazım. 27 yaş ve üstündeki futbolcuların kesinlikle takıma alınmaması gerekir. İlk hedef her zaman genç isimlere yatırım olmalı.
Manchester City-Chelsea finalini seyrettik. Oynanan futbolu, sahadaki oyuncuları, maçtaki tempoyu ağzımız açık takip ettik. Dünya futbolunda artık genç isimlerin sözü geçiyor, primi de onlar yapıyor. Evet, takım içinde 1-2 tecrübeli futbolcu olabilir, ama onlar da gerçekten iyilerse transfer edilmeli. Sonuçta eminimin yeni başkan bunları mutlaka düşünüyordur. Bir kere daha söylüyorum, sportif başarıyı yakalayamayan başkan, Galatasaray’a huzur getiremez.

Kulüpler isyan ediyor!

Türkiye Futbol Federasyonu’nun aldığı yabancı kısıtlaması kararı bütün kulüplerin düzenini bozdu. Ama duyumlarıma göre de bu karardan TFF geri adım atmayacak. Peki, bu doğru bir karar mı? Bana göre şu anda alınması yanlış. Böyle bir karar alınmamalıydı.
Üstelik geçen sezon devre arasında yabancı sayısı 14’ten 16’ya çıktı. Halbuki kulüplerin önüne 2-3 senelik bir zaman dilimi konmuş olsaydı hiçbir başkanın itiraz hakkı olmazdı. Şimdi takımlar kadrolarını nasıl düzenleyecekler? Bu açığı yerli futbolcular kapatabilecek mi? Ortada bir sürü soru işareti var.
Bire aldıkları yerli futbolculara, şimdi üç verecekler. Ve o oyuncular ne kadar yabancı isimlerle rekabet edebilecek?
‘Yerim garanti’ deyip yatacaklar mı, yoksa daha önce olduğu gibi futbol çıtalarını yükseltecekler mi? Federasyonun bu aldığı karara itirazım zaman süreci için var. İleriye dönük böyle bir karara itirazım olmaz. Ama tepeden inme alınan bu karara itiraz ediyorum. Ben kararın bir kez daha gözden geçirileceğine inanıyorum.

Türkiye başaracak

Bu akşam geçen yıl salgın nedeniyle ertelenen EURO 2020 başlıyor. Heyecanlı mıyız? Hem de nasıl... Ama 83 milyon Türk insanının yüzünde güvenden kaynaklanan bir mutluluk var. Biz başta Şenol Güneş olmak üzere ay-yıldızlı formayı giyen bütün futbolculara sonuna kadar inanıyoruz ve güveniyoruz.
Konya’da Türkiye-Fransa maçını seyretmiştim. Dünya Kupası’nı kazanan o takımı, Bizim Çocuklar sahadan sildi. Evet bu gece de İtalya ile oynuyoruz. Turnuva maçları, eleme maçlarından daha zordur, atmosferi daha farklıdır. Ama Şenol Güneş, Dünya üçüncülüğü bulunan tecrübeli bir teknik direktör. Ben de hocaya çok güvenenlerdenim.
Bizim kalecilerimizin, defansımızın, orta sahamızın ve santrforumuz Burak Yılmaz’ın bugün Avrupa’nın en iyileri arasında isimleri geçiyor. Bu gece de o tempoyu, yüreği sahaya koyacaklarından hiç şüphem yok. Yolları açık olsun. Bütün Türkiye, enerjisiyle bu çocukların arkasında olacak.