Galatasaray’da seçime az bir süre kaldı. Ama 30 milyon taraftarı, 10 bin kongre üyesi olan bu büyük kulüpte en ufak bir heyecan yok. Evet maddi sıkıntı var. Seçilecek olan başkan, ‘Önce borç ödeyeceğim. Sonra futbol takımını güçlendireceğim’ derse yandı. Tabii ki borçlar ödenecek, buna itirazım yok. Bu borçların nasıl olduğunu da hepimiz biliyoruz. Son 3,5 senede yapılan abuk sabuk transferler mali açıdan kulübü yerle bir etti. Ozornwafor forma şansı bulamadı. Belçika’ya 100 bin dolar satış opsiyonuyla kiralandı. Burada iyi bir sezon geçirdi. Charleroi de satış opsiyonunu kullanarak oyuncuyu aldı. Üç gün sonra 2,5 milyon euroya sattı. Bu borçlar hep böyle çoğaldı.
Bugün takımın en değerlileri Kerem Aktürkoğlu ile Yunus Akgün. Yunus, Oğulcan’ın bonservisi için Çaykur Rize’ye veriliyordu. Genç oyuncu kabul etmedi, kiralık olarak Adana Demirspor’a gitti. Kabul etseydi, bugün Galatasaray’ın elinde Yunus gibi bir futbolcu olmayacaktı. Olan oldu... Eminim bundan sonra bu tür hatalar yapılmayacak. Taraftar Galatasaray-Anadolu Efes basketbol maçında ne istediğini gösterdi. Yenersin, yenilirsin ama maç süresince mücadele edeceksin. Anadolu Efes Euroleague şampiyonu. Kalite olarak Türkiye’nin en iyisi. Ama Galatasaraylı basketbolcular da ölümüne mücadele ediyorlar. Taraftar da bu sporcuları bağrına basıyor, futbol takımında da bunu istiyorlar.
Teknik direktör modeli belli. Andreas Pistiolis, yıldızı az olan bir takıma nasıl bu basketbolu oynatabiliyorsa, futbol takımına gelecek hoca da bunu yapmalı. Seçilen başkan transfer ve hoca tercihinde bunları mutlaka düşünmeli. Başkanlık görevi her kulüp için önemli. Koca bir camianın lideri oluyorsun. Ama sportif açıdan futbolda, basket takımının yaptığını yapamazsan taraftar sana statta rahat maç seyrettirmez. 11 Haziran’da başkanın kim olacağını kestiremiyorum. İki aday var, bunun favorisi olmaz. Hani diyorlar ya şu şunu, bu bunu destekliyor diye. Kesinlikle böyle bir şey yok. Kongre üyeleri iki başkanı da iyi tanıyor. Bunun için fotoğrafla verilen mesajlara inanmayın. Hiç olmazsa şu seçim sürecinde kulübün daha fazla yıpranmaması gerekir.

Başkanın Jesus tercihi doğru
Fenerbahçe, Türkiye’nin en çok taraftarı olan kulüplerinden birisi. Sezonu 2. olarak bitirse de taraftarın çoğu mutlu olmadı. Evet İsmail Kartal performansıyla hepimizin takdirini kazandı. Ama yeni sezonda bilhassa Şampiyonlar Ligi ön eleme grubunda oynanacak maçlara baktığımız zaman kulübe yeni bir heyecan gerekiyordu. Başkan Ali Koç bunu yaptı. Mutlaka Jesus tercihini eleştirenler olacaktır. Ama Portekizli hoca bir marka. Yapacağı transferlerle, getireceği rekabetle Fenerbahçe’nin futbol çehresini değiştirecek. İsmail Kartal bunun ne kadarını yapabilirdi ya da başkan İsmail hoca ile devam etseydi taraftarı ne kadar heyecanlandırabilirdi. Eleştirenlerin bunu da düşünmesi lazım

Transferde sular durulmuyor
Geçen sezon Anadolu kulüplerinin ne kadar başarılı olduğunu gördük. Türkiye’nin iki büyük kulübü, Avrupa’ya bile gidemeyecek. Yeni dönem büyük takımlar için daha da zor geçecek. Daha transfer sezonu açılmadan Konyaspor, Adana Demirspor anlaşmaları bir bir açıklıyor. Konyaspor, Altay’dan Cebrail’i, Sivas’tan Ahmet Oğuz’u aldı. Adana Demir ise Yeni Malatya’dan Ertaç’ı, Trabzonspor’dan da Yusuf Sarı’yı kaptı. Bütün kulüpler kadrolarını güçlendirmek için seferberlik ilan etmişler. Ne yalan söyleyeyim Anadolu takımlarının bu kadar öne çıkması, Türkiye Kupası’nda iki Anadolu kulübünün final oynaması beni şimdiden heyecanlandırıyor. Bu sezon yeni federasyon başkanıyla beraber bütün takımlara eşit davranan bir yapıyla Türk Futbolunun tekrar ayağa kalkacağını düşünüyorum.