Başta teknik direktörler olmak üzere futbolcular da çok zorlu bir sezon geçirecekler. EURO 2020’deki oyun kalitesini, sahaya konan mücadeleyi bizim taraftarlar, Süper Lig’de görmek isteyecekler.
Bizim kulüplerimizin, buna A Milli Takım da dahil neden Avrupa’da başarılı olamadığını bu şampiyonada gördük. İlk önce al gülüm, ver gülüm futbolunu artık hiçbir takım oynamıyor. Herkes sadece golü düşünüyor. Tempoları, mücadeleleri bizim çok üstümüzde. Birbirine dirsek atan, kafa atan, yere düşüp sekiz takla atan bir tek futbolcu görmedim.
Hakemler de sürekli maçın içinde... Hata yapsalar bile oyunun önüne geçmiyorlar, kimseyle didişmiyorlar ve sadece hızlı futbol oynatmak için çaba gösteriyorlar. Bunlar olunca da seyir zevkine kalite geliyor.
İki sezon sonra bütün statlara kapasitesinin yüzde 50’si kadar taraftar gelecek. Bu seyirciler inanın stat tamamen doluymuş gibi takımlarını destekleyecekler. Çünkü herkes şu anda futbola, o coşkuya aç. Ama Avrupa maçlarındaki kaliteyi de Süper Lig’de görmek isteyecekler. Al gülüm-ver gülüm oyununu sahaya koyan futbolculara ise tepki gösterecekler. Hele Avrupa kupalarında, A Milli Takım’dan sonra başarılı olamazlarsa fatura oyunculara kesilecek. Buna herkes hazır olsun.
Bundan sonra hiçbir futbolcu ve teknik direktör taraftarın koruması altında olmayacak. Çünkü cefayı çeken, boğazından para ayırıp, tuttuğu kulübe destek vermek için büyük fedakarlık yaparak kombine alanlar bunun karşılığını sahada isteyecekler. Yani uzun lafın kısası hocalarımızın liderliğinde futbolda yeni bir sayfa açılmak zorunda. Benden uyarması... Herkes hazırlıklı olsun.
Herkes kazandığının hakkını vermek, sorumluluğunu bilmek mecburiyetinde. Statlara gelen, televizyon karşısında maç seyreden bütün kulüp taraftarları ‘Artık yeter. Futbolda kalite istiyoruz’ diye feryat ediyor.

Bu Diagne nerede?
Galatasaray, transfer zamanı sürecini hiçbir zaman iyi kullanamadı. Mbaye Diagne, Kasımpaşa’dan 13 milyon euroya transfer edildi. Geldiği ilk sene takımın şampiyonluğunda büyük payı var.
Daha sonra ne olduysa bilemiyorum takımdan gönderilmek istendi. Önce Club Brugge, geçen sezon da devre arasında West Bromwich Albion’a kiralık olarak yollandı. Daha da önemlisi İngiltere’de iyi maçlar çıkardı. Gol attı, asist yaptı ve sezonu noktaladı.
Şu anda ise boşta... Talibi var mı, yok mu bilmiyorum. Galatasaray, Florya’da yeni sezon için çalışmalarına başladı. Diagne de madem sarı-kırmızılı kulübün sözleşmeli futbolcusu, arkadaşlarıyla idman yapması daha doğru olmaz mıydı?
13 milyon euroya aldığın bir oyuncuyu ‘kendine kulüp bul diye ortalarda bırakmak’ Galatasaray için büyük zarar değil mi? Böyle boşta dolaşan bir futbolcuya hangi kulüp bonservis öder ya da kiralar? Burada zarar gören sadece kulüp. Diagne parasını oynasa da oynamasa da alacak. Bu sistemin sarı-kırmızılı takımda değişmesi lazım.

Can Bartu’nun heykeli
Fenerabahçe ve Türk futbolunun efsane ismi Can Bartu’yu kaybedeli iki yıl oldu. İnanın hayatımda çok önemli bir yeri vardı. Özlüyorum, her gün de kendisi için dua ediyorum. Eski başkan Aziz Yıldırım, Samandıra Tesisleri’ne yaşarken Can Bartu’nun adını vermişti.
Geçen hafta da Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda Can ağabeyin heykelinin açılışını yeni Başkan Ali Koç yaptı. Sağolsunlar, varolsunlar. Bütün kulüpler efsanelerine sahip çıkmalı. Onların heykellerini, onların isimlerini yeni nesillere hatırlatmaları gerekir. Alkışlıyorum Başkan Koç’u.