Tüm dünya ve özellikle futbolumuz olağanüstü bir olayla karşı karşıya kaldı. Hiç kimse üç ay futbola ara verileceğini düşünmedi. Her şey birbirine karıştı.
Fatih Terim tecrübesiyle bu olayı en zararla atlatmak için virüs nedeniyle kendisi hastaneye yattığı günden itibaren futbolcuları yatırmadı. Hepsi günde 1,5 saat evlerinde çalıştılar. Spor aletleri satan büyük bir firmayla sponsorluk anlaşması yaparak oyuncuların evlerine spor salonu kuruldu ve futbolcular görüntülü olarak hocalarının verdiği direktiflerle evlerinde antrenman yaptılar.
Tabii ki ne kadar evde çalışsalar da takım idmanının yerini hiçbir zaman tutmaz. Ama hepsi formda ve antrenmanlı olarak Florya’ya geldiler. Açık alanlarda da düz koşular yaptılar. Her şeyden önemlisi Terim, yabancıların ülkelerine gitmesine müsaade etmedi. Bu konuda kaptan Muslera öncülük yaptı ve hem takım arkadaşlarını hem de başka kulüplerde oynayan yakın olduğu futbolcuları ikna edip Türkiye’de kalmalarını sağladı.
Galatasaray şimdi Florya’da günde iki idman yaparak kalan 8 maça hazırlanıyor. Fizik olarak tabii ki 16 Mart’taki güçlerinde değiller. Ama ben diğer takımlardan bir basamak yukarıda olduklarını düşünüyorum. Futbolcuların hepsi sorun çıkarmadan kalan maçlara kilitlenmiş durumda. Kıran kırana bir şampiyonluk yarışı olacak. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
İyi olan takımlar, sorumluluk alan, kendine iyi bakan futbolcular ön plana çıkacak bu yarışmada. Ama sadece şu kadarını söyleyeyim; Fatih Terim hastanede yatarken bile oyuncuları fizik olarak çok büyük kayıp yaşamasın diye çok büyük savaş verdi ve araştırmalarıma göre de bu konuda çok başarılı oldu. Ligler başlayınca herkes de bunu görecek.

VAR her şeye baksın
Süper Lig kaldığı yerden devam edecek. Şampiyonluğa oynayan takımlar ve düşmemek için savaşan kulüpler kıran kırana bir yarışa girişecek.
Her zaman ifade ettiğim gibi yine söylüyorum, hakemler adaleti eksiksiz ve eşit dağıtmalı. Efendim, şu pozisyon VAR protokolü dışında ya da şu pozisyon içinde... Kesinlikle böyle bir tartışmayı futbolda huzurun kaçmaması için yaratmamaları lazım.
Bu yaşadığımız, olağanüstü bir durum. VAR hakemlerinin sahanın her yerine hakim olup, hakemleri uyarmaları gerekir. Madem bütün kulüpler zor günler yaşıyor, hakemlerin de eksiksiz bir şekilde adaleti bütün takımlar için eşit dağıtması şart.
Bunu yaparlarsa ben inanıyorum, Türk futbolu yeni açılan sayfada daha çok değer kazanacak.

Hayaller mi, para mı?
Son günlerde transferin en çok konuşulacak futbolcuları Mert Hakan Yandaş ve Emre Kılınç için birçok haber çıkıyor.
Önce şunu söyleyeyim; bu iki oyuncu da karakterli ve ahlaklı futbolcular. Kulubüne kazık atacak tipler değil. İkisinin de hayali Galatasaray forması giyip, Fatih Terim ile çalışmak. Bunu da konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında dile getirdiler.
Hangi kulüp ne kadar fazla para verirse versin ben bu futbolcuların verdikleri karardan, hayallerinden vazgeçeceklerini düşünmüyorum. Yıllar önce bir Mehmet Topuz olayı yaşanmıştı. Galatasaray böyle bir olayın içine kesinlikle girmez. Tabii ki futbolcular da insan. Onların da fikirleri değişebilir.
Ama şunu herkes bilsin ki, sarı-kırmızılı kulüp, Mert Hakan Yandaş ve Emre Kılınç fiyat artırarak, tercihlerini başka takım için kullanırlarsa kesinlikle ısrarcı olmaz.
Emre Akbaba olayı da vardı. Şu anda uzun bir sakatlıktan çıksa da, 6 ay futbol oynamasa da Emre taraftarın sevgilisi. Herhalde iki oyuncu da bunu gözönünde bulundurur.