Galatasaray uçurumun kenarından döndü. Fatih Terim ve Başkan Mustafa Cengiz yan yana gelip sorunlara bir çözüm bulmasaydı bugün başka şeyler konuşuyor olacaktık.
Önce şunu söyleyeyim; Terim kırk senedir bu kulübe hizmet ediyor. Kesinlikle onu sadece bir teknik direktör olarak görmemek lazım. Böyle bir düşüncenin üzerinden hareket edilirse bunun altından hiç kimse kalkamaz. Taraftarın hocaya olan sevgisini herkes görüyor. Hepsi her fırsatta Terim’e olan sevgilerini dile getiriyorlar.
Bunun için ne yapmak lazım... Camianın içinde Galatasaray’ı karıştırmak için büyük uğraş veren insanlar var. Başkan Mustafa Cengiz olsun, Fatih Terim olsun bunların samimiyetine inanmamaları lazım. Hatta ciddiye alıp, bu tip insanlarla konuşmamaları gerekir. Şu hale bakın. Hocayla yönetim sorun yaşıyor, divan başkanı Erzurum maçının oynanacağı gün açıklama yapıyor ve ‘Başkan gereğini yap’ diyor. Yani istifaya çağırıyor.
Sakın hiç kimse divan başkanının Fatih Terim’i çok sevdiğini, onun için başkana bunları söylediğini sanmasın. Olay sadece kulübü karıştırmak. Adnan Polat’a, Ünal Aysal’a, Dursun Özbek’e yapılanların aynısını bugünkü başkana da yapıyorlar. Altı ay sonra seçim olacak. Şu anda derdiniz ne? Galatasaray’ı çok mu seviyorsunuz. O zaman çıkın açıklama yapın. Adayı yıktıran eski başkanı disipline verin. Storeları yağmalayanları açıklayın.
Diğer bir konu ise Terim’i seviyormuş gibi görünüyorlar. O grubun içinde Ünal Aysal zamanında ‘Terim gönderilmezse kendimi yakarım’ diyenler var. Yazık, gerçekten çok yazık... 115 yıllık dev çınarı yıpratmak için herkes elinden geleni yapıyor. Bakın Fatih Terim’i taraftar neden çok seviyor biliyor musunuz? Bu olaylar yaşandıkça taraftarın tek güvendiği insan Terim oluyor. Evet Başkan Cengiz gidecek. İllaki yerine kongre üyeleri birisini seçecek. O başkanın da akıbeti kafalar değişmediği müddetçe aynı olacak.

Sergen hoca ile uğraşmayın
Beşikaş’ın hocası Sergen Yalçın, hayatında ilk defa bu kadar baskı altına girdi. Önce şunu söyleyeyim; siyah-beyazlı kulübe teknik direktör olması hiç kimsenin lütfu değil. Dişiyle, tırnağıyla kazıyarak bu günlere geldi. Başarısız mı oldu? Tabii ki hayır.
Geçen sezon ligi üçüncü bitirdi. Bu küçümsenecek bir başarı değil. Pandemi, ekonomik zorluklar, transfer sezonunu böyle geçirdi... Evet Aboubakar, Josef de Souza, Rosier geldi. Ama daha kaç maç oynadılar. Bu üç isim de iyi futbolcular. Adım adım Sergen hoca Beşiktaş’ın çıtasını yükseltecek. Elinizi vicdanınıza koyun. Denizli maçında Souza kırmızı kartla atılmasa müsabaka nasıl biterdi? Daha farklı biterdi değil mi...
Bu yüzden Sergen hocanın kıymetini bilmek lazım. Ama yönetim, ama camia hocayı daha çok bağrına basmalı.

Virüsü bahane etmeyin
Türkiye Futbol Federasyonu’nun aldığı bir karar var. Bu bütün takımlar için geçerli. Sahaya çıkarabileceğin 14 futbolcu varsa o haftaki lig maçını oynamak zorundasın.
Bu karar doğru mu? Bence evet. Peki kulüpler ne kadar samimi... Burada soru işareti var. TFF’yi uyarıyorum. Bunu koz olarak kullanıp maçlarının ertelenmesini isteyecek bir sürü kulüp çıkacak. Bunun analizini iyi yapmaları gerekir.
Artık alışmak zorundayız bu duruma. Futbolcular da kendisini kollamalı. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş... Büyük kulüpler çok sıkı tedbirler alıyorsa hepsi bunu yapacak. Futbolcular tesis dışındaki hayatlarına dikkat edecekler. Federasyonun bu konuda esneme yapmaması lazım. Biraz bu konuda taviz verirse biz bu ligin sonunu zor görürüz.