Galatasaray şampiyon olur ya da olmaz, Ankaragücü’ne de kaybedebilir... Bunlar gayet normal. Ama maçları yöneten hakemlerin bu yarışa müdahil olmamaları lazım.
Önceki gün sarı-kırmızılıların oynadığı Ankaragücü karşılaşması... Galatasaray pozisyona giriyor, atamıyor. İlerleyen dakikalarda da sıkıntı yaşıyor. Bu her hafta gördüğümüz bir resim. Ama maçı yöneten Halil Umut Meler, neden haksız kararlarıyla oyuna müdahil oluyor? Bana hiç kimse hakemin hata yaptığını söylemesin.
Mustafa Muhammed topu kontrol etmeye çalışırken, arkasından İbrahim Akdağ füze gibi gelip rakibinin pozisyonunu bozmaya gayret ediyor. Burada kesinlikle Mısırlı golcünün kötü bir niyeti yok, aldığı darbeyle düşmemek için mücadele ediyor ve İbrahim, kafasını Mustafa’nın dirseğine doğru uzatıyor. Böyle bir pozisyonda bugüne kadar Türkiye’de kırmızı kartla cezalandırılan bir futbolcu yok. Ama hakem Meler, o kadar cesaretli ki doğrudan kırmızı kartını çıkarabiliyor. İşin kötü tarafı da hakemin bu karar sonrasında vicdanı hiç sızlamıyor.
Aynı şekilde Arda’nın müdahalesinden sonra verilen penaltı... Arda’nın eli topa gitmiyor, top dizinden sekip eline çarpıyor. Bu pozisyona da dünyanın hiçbir yerinde penaltı çalınmıyor. Ankaragücü iyi oynadı ve Galatasaray’ı mağlup etti. Bu ayrı konu. Ama maçın hakeminin sonuca tesir etmesi affedilecek bir şey değil.
Ne yapmak istediklerini bilmiyorum. Ama böyle adalet dağıtarak şampiyonluk yarışı olmaz. VAR hakemi ve orta hakem geçen hafta Trabzonspor-Fenerbahçe maçında çok büyük hata yaptılar. MHK ne yaptı? Bu hakemleri Ankaragücü-Galatasaray maçına atadı. MHK Başkanı Serdar Tatlı’ya benim kadar destek veren birisi daha yoktur. Ama şimdi bakıyorum, o da ipin ucunu kaçırmış. Demek ki oralarda başka güç kullananlar var.
Aynı şekilde iki hafta önce oynanan Alanyaspor-Galatasaray maçında Zorbay Küçük-Emre Malok ikilisi karşılaşmanın canına okudu. Onyekuru’nun net penaltısı verilmedi, Luyindama’nın kafasına üç dikiş atıldığı halde Babacar’ı oyundan atamadı. Beni bunların masum hatalar olduğuna kimse inandıramaz. Bizim hakemlerimiz kötü değil, ama kötü yönlendiriliyor. Yazık... Dört takım şampiyonluk yarışı yapıyor, ama biz bundan keyif alamıyoruz.
Devre arasında o kadar transferler yapıldı. Günah değil mi kulüplere! İnsanlar onurları için yaşamalılar. Serdar Tatlı iyi bir insan olabilir. Ama görevini yapamıyor. Etki altında kalıyor herhalde! Hakkı yenen bir Galatasaray var. Futbolcusu, hocası, yöneticisi konuşursa ceza alacak. Peki bu insanlar derdini kime ve nasıl anlatacak? Her türlü haksızlığa karşı boynunu mu bükecekler. Yazık oluyor futbolumuza. Böyle şampiyonluk yarışı olmaz.

GSTV ne iş yapar?
Kulüp televizyonları bir güçtür. Orada doğrular konuşulur, haksızlıklar tek tek ekrana getirilir. Aklı başında yorumcular, hocalar, eski hakemler çağrılır ve kamuoyu aydınlatılır. Maalesef GSTV bunların hiçbirini yapamıyor. Ben GSTV müdürünü suçlamıyorum. Neticede o da emir kulu. Yönetim kurulu ne söylerse onu yapmak zorunda. Neden yönetim kurulu, GSTV’yi daha aktif kullandırmayıp, pasif duruma düşürüyor? Bunu hiç anlamıyorum.

TFF sessiz kalmamalı
En az 60 milyon kişinin bütün eğlencesi futbol. Bu insanlar haksızlıklar karşısında isyan edecek duruma geliyor. Her şey ortada. Hiç kimse aptal değil. Futbolumuzda bunlar yaşanırken, TFF olaylara sessiz kalıp uzaktan seyredemez, seyretmeye de hakkı yok.En az 60 milyon kişinin bütün eğlencesi futbol. Bu insanlar haksızlıklar karşısında isyan edecek duruma geliyor. Her şey ortada. Hiç kimse aptal değil. Futbolumuzda bunlar yaşanırken, TFF olaylara sessiz kalıp uzaktan seyredemez, seyretmeye de hakkı yok.Bakın olaylar öyle bir yere geliyor ki yarın bu insanlar birbirlerini kırıp geçirecekler. Üstüne basa basa söylüyorum, TFF’nin elinde çok büyük güç var. Bunu kullanıp futbolumuza adalet ve huzur gelmesi için mümkün olan her şeyi yapması gerekir.