Geri Dön

Şansal Büyüka: TFF'ye güven sıfır

TFF, oynanması mümkün olmayacak bir maç sürecini bile iyi yönetemedi. Nihat Abi’nin bütün iyi niyetine ve “Aman bir tatsızlık çıkmasın” çabasına rağmen TFF’ye “güven” duygusu şu anda sıfır... Çoğu kulüp için böyle, futbol dünyası için böyle...

Şansal Büyüka: TFF'ye güven sıfır

ŞANSAL BÜYÜKA İLE DOBRA DOBRA

Sıra dışı durumlarda bir şehirde, bir bölgede, değil TFF, UEFA gelse maç oynatamaz. Sıra dışı durumların kayıtsız şartsız tek yetkilisi; o ilin valisidir. Hiç unutmam, 2011 yılında ligde Galatasaray-Fenerbahçe derbisi cuma günü oynandı. Reklamın dolarla su gibi aktığı yıllardı. Yayıncı için, tribünlerin daha fazla dolması, futbol izleyicisinin bir tatil gününde maçı daha rahat izlemesi için “pazar” önemli bir gündü. Buna rağmen cuma günü oynandı.

Maç niye cuma oynandı? Nevruz nedeniyle İstanbul Valiliği oynanmasına izin vermedi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü de öyle...

Ya deprem olursa
Şimdi Malatya ilinin en yetkilisi, mülki amiri olan vali, Malatya-Trabzon maçının oynanmasına izin verir mi? Nasıl verecek? Vermesi mümkün mü? Yüzlerce artçının devam ettiği bir bölgede, maç oynanırken ve tribünlerde binlerce seyirci varken, Allah korusun olası bir depremde o binlerce seyirci ne olur? Panikten kapılara yönelmezler mi, izdiham çıkmaz mı, insanlar birbirlerini ezmez mi? Allah göstermesin bu panikten yüzlerce ölü, yaralı olmaz mı?

Ama TFF, oynanması mümkün olmayacak bir maç sürecini bile iyi yönetemedi. Malatya-Trabzon maçının ertelendiğini resmen açıklamak için, sizden önce TV kanallarına bağlanıp, “Trabzonspor’un yabancı oyuncuları gelmek istemedi, onun için maçı ertelediler” diyen Malatya Başkanı Adil Gevrek’in açıklamasını niye beklediniz?

Bu ertelemeyi, polemik konusu olmadan, üstelik haklı gerekçelerinize dayanarak geç kalmadan açıklasanız, ne Fenerbahçe bildiri yayınlar, ne Trabzonspor cevap vermek zorunda kalır ne de ortalık böyle acımasızca birbirine girerdi.

Kimin için alındı?
Nihat Abi’nin bütün iyi niyetine ve “Aman bir tatsızlık çıkmasın” çabasına rağmen TFF’ye “güven” duygusu şu anda sıfır... Çoğu kulüp için böyle, futbol dünyası için böyle...

Üstelik futbol dünyasında TFF Yönetim Kurulu başta, tüm kurulların tamamına yakınını, kulüpçülüğün, bölgeciliğin, siyasetin “dizayn” ettiği konuşuluyor, biliniyor ve ne karar alınırsa alınsın “Acaba kimin için alındı?” diye bir kuşku doğuyor.
Umarım futbol; futbol adamlarının yönettiği bir yapıya kavuşur. Kulüpçülüğün, bölgeciliğin, siyasetin içeri giremediği bir yapıya...

Dirar ile soldan ortayı unutun

F.Bahçe gerçekleri... Tabi bize göre:
-İki stoper, tartışmasız; Jailson-Serdar Aziz...

-Göbekteki ikili; Gustavo-Ozan Tufan...
-Max Kruse, kenarda değil, Vedat Muriç’in arkasında oynar.
-Sol önde, ehh; çaresizlikten Tolga... Ama Ferdi ve Deniz takviyeli...
-Dirar’la sol savunma iyi-kötü tamam da, soldan ortayı unutun.

Bakalım nasıl oynayacaklar?

Çok meraktayım, Fenerbahçe iç saha maçlarındaki o “etkili futbolu” nasıl oluyor da deplasman maçlarında oynayamıyor. Başakşehir maçındaki Fenerbahçe inanılmazdı. Bakalım Trabzon deplasmanında, o Fenerbahçe’nin ne kadarını izleyeceğiz.

Bu nasıl iş?

Bu işi ya biz bilmiyoruz ya da yabancılar... Fenerbahçe’de topa vurmayan Moses, İtalyan devi İnter’e gitti. Fenerbahçe’de boş kaleye topları gönderemeyen Slimani, Monaco’da golle akraba oldu. İngiliz devleri Manchesterlerin, Tottenhamların transfer listesinde olduğu söyleniyor. Bu nasıl iş; birileri bizimle dalga mı geçiyor?

Büyük maçları da kazanmalı

Başakşehir’de gerçekten güçlü bir kadro var. Buna rağmen, şampiyon adayı büyükler karşısında önceki yıllarda rahat ve sıkça galibiyet alırken, özellikle son iki yılda, bu istatistiğinde önemli bir düşme yaşanıyor. Başakşehir şampiyon olmak istiyorsa, yarıştığı takımlar karşısında kazanmak zorunda... Hiç olmazsa bazılarını... Bizim Güntekin Onay’ın dediği gibi, Başakşehir bu maçları büyüklüğünü hatırlayarak oynamalı...

Bıktık, yorulduk artık

Bu pazar Trabzonspor-Fenerbahçe maçı var. Ortalık durup dururken ve hiç gerek yokken “davul” gibi gerildi. Hiç olmazsa bundan sonraki günlerde ortalığı daha fazla “toza-dumana” katmayalım. Başkanlar, yöneticiler, medya ve tribün liderleri lütfen sakin olalım. Özellikle sosyal medyanın gazına gelmeyelim. Yeni bir tartışmayı, yeni bir kavgayı taşıyacak halimiz yok. Bıktık, yorulduk artık...

Suyun akışı yön değiştirdi

Defalarca yazdım, gene yazayım. “Ligin ikinci yarısına Galatasaray müthiş bir fikstür avantajı ile başlıyor. Yeter ki kendi oynayacağı maçları kazansın” diye... İşte ilk iki haftanın sonuçları... Önündeki Sivas puan kaybetti, farklı gerisinde olduğu Başakşehir mağlup oldu. Gene önündeki Beşiktaş yenildi. Bu hafta Trabzon-Fenerbahçe maçı var. Belki biri, belki ikisi birden puan kaybedecek. Hemen iki hafta sonra Sivas-Başakşehir maçı var. İki takımın da ya da iki takımdan birinin puan kaybetmesi kaçınılmaz.

Zirvede suyun akışı yön değiştirdi. Fatih Terim, hiç kuşkusuz ikinci yarıya daha iyi başlayan takımı ile birlikte, tecrübesini, takımın kalitesini, fikstür avantajını düşünerek “Geçen yıl 8 puanı kapatmıştık, gene kapatırız” diyor. Ben bu ihtimalin zor olmadığını düşünüyorum.

Şansal Büyüka: TFFye güven sıfır

Terim yeni bir cephe açmadı

Fatih Terim’in Konya maçı sonrası tavırlarını ve açıklamalarını çok beğendim. Diyebilirsiniz ki, “3-0 kazanınca tabi konuşur.” Hayır öyle değil... Basın toplantısında, hafta içinde “bilek güreşi”ne tutuştukları başkan Mustafa Cengiz ile ilgili soruya cevap verse, yeni bir tartışmanın fitilini çok daha güçlü yakacaktı. Fatih Hoca soruya “Cevap verdim, konu kapandı” diyerek yeni bir cephe açılmasının önüne geçti.

Ne kadar para o kadar kalite

Kabul edelim ki, Abdullah Hoca’nın elinde eski Beşiktaş kadrosu yoktu. “Bu oyuncuları kendisi aldı” derseniz, o zaman da “Bu kadar paraya, bu oyuncular” görüşü ortaya çıkıyor.

Dünyanın her yerinde aynı, hiç değişmiyor. Kazanamayan hoca gidiyor. Beşiktaş-Abdullah Avcı ayrılığı da böyle... Son derece normal, hatta sıradan bir gelişme...

Ancak Beşiktaş gibi bir takımı, Gomez’li, Talisca’lı, Cenk Tosun’lu, Pepe’li kadrosuyla çalıştırıp oynatmak var, bir de Ruiz’li, Roco’lu, Rebocho’lu, Boyd’lu, Diaby’li kadrosu ile...

Kabul edelim ki, Abdullah Hoca’nın elinde eski Beşiktaş kadrosu yoktu. “Bu oyuncuları kendisi aldı” derseniz, o zaman da “Bu kadar paraya, bu oyuncular” görüşü ortaya çıkıyor.

Futbol aklı tamam da, aklın yanına da para lazım... Ne parasız akıl işe yarıyor, ne de akılsız para... Beşiktaş’taki parasızlığın, takımın belini büktüğünü inkar edemeyiz.

Paraya hiç önem vermez

Beşiktaş’ın yeni hocası Sergen Yalçın, yönetimle görüşürken hiç para konuşmamış. Sergen Yalçın’ı tanırım. Para konuştuğunu, paraya önem verdiğini ne duydum, ne gördüm. Hayatında “para” konuşmayan, paraya asla değer vermeyen Sergen Yalçın sıra Beşiktaş’a gelince para konuşur mu?

Bir hatip şart

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi’nin yerinde olsam; maçlardan sonra Beşiktaş’ın derdini anlatacak, varsa isyanını ortaya koyacak hitabet gücü yüksek, toplumu etkileyebilen bir “kulüp sözcüsü” bulurum.

Bu Sivas'ı kabul edemeyiz

Sivas’ın kötü oynamaya hakkı var. Ama Rize karşısında izlediğimiz Sivasspor’u, bu kadar isteksiz, hevessiz, mücadelesiz, heyecansız görmemiştik. Şampiyonluk kapısını çalıyor. Bu sese kulak vermeli...

Sivasspor takımı çok kötü oynadı. Sivasspor’un kötü oynamaya hakkı var. Ama Rize karşısında izlediğimiz Sivasspor’u bu kadar isteksiz, hevessiz, mücadelesiz, heyecansız görmemiştik. Hadi bütün bunların hepsini kabul edelim “mücadele etmeyen, boğuşmayan” Sivasspor’u asla kabul edemeyiz.

Rıza Çalımbay takımlarında olmaz ama sanki Beşiktaş maçından sonra oyuncuların ayağı “yerden kesilmiş” gibiydi. Ya da şampiyonluğa oynamanın gerilimine erken yakalandılar. Hakan Aslan, Emre Kılınç hiç oynamadılar. Mert Hakan sinir küpüydü.
Sivas tırnaklarıyla kazıyarak buraya geldi. Şampiyonluk kapısını çalıyor. Bu sese kulak vermeli... Üstelik sadece Sivas değil, bütün Türkiye arkasındayken...

Şansal Büyüka: TFFye güven sıfır

Dikkat Samassa!

Sivasspor kalecisi Samassa, ligin ilk yarısında Muslera’nın ardından en iyi performansı gösteren kaleci oldu. Karmalara girdi, haklı taktir ve alkışlar aldı. Sanki göze geldi. İkinci yarının ilk maçında Beşiktaş’tan kötü bir gol yedi. Son Rize maçında ise kalitesine hiç yakışmayan bir gol yiyerek, takımının yenik duruma düşmesine neden oldu.
Samassa dikkat, bizi böyle şaşırtma...

Konyaspor'a transfer gerek

Konyaspor’a şaşırıyorum. Yıllardır dişe-kemiğe dokunur bir transfer yapmadı. Hatta iyi adamları gitti, yerlerini bile dolduramadı. Kulüplerde para yok, kabul de, koca Konyaspor, yıllardır aynı takımla oynayıp duruyor. Aykut Hoca’nın takım disiplini ve oyunu ile durumu idare ediyor. Ama artık takım da tıkandı. Oyunu çözecek, sıkıntıya çare bulacak, tribünleri heyecanlandıracak ve maça çağıracak bir-iki önemli transfere ihtiyacı yok mu?

Tuna'nın elinin değdiği belli oldu

Antalya nihayet patlama yaptı. Ligin renksiz, sıradan futbol oynayan takımlarından biri Antalyaspor... Ancak Tamer Tuna ve ekibinin elinin değdiği hemen belli oldu. Tamer Hoca’ya inananlardan biriyim. Bundan sonrasının Antalyaspor için çok daha iyi olacağını düşünüyorum.

Filozof hoca geri döndü

Ankaragücü, teknik direktör olarak Mustafa Reşit Akçay ile anlaştı. Yani “filozof hoca” geri döndü. Maç sonlarında alışılmamış, farklı açıklamalara hazır olalım. Hoş geldin Mustafa Hoca, özlemiştik seni...

Vefalı insan Acun

Sevgili Acun, Elazığ-Malatya depremi için kendi kanalı TV8’de yaptığı programla bir gecede 50 milyondan fazla para topladı. Hep söylerim iyi insan, vefalı adamdır Acun... Kötü gün dostudur. Acun’un İçişleri Bakanı’na söylediği gibi, umarım para yerini bulur.

Halk diliyle konuşmalılar

Bizim deprem uzmanlarını dinledikçe, kendilerine hayranlığım artıyor. Bilime, araştırmaya, öngörüye dayalı, müthiş tespitler yapıyorlar. Ancak ufak bir itirazım var; televizyon ekranlarında, halkın anlayacağı üsluptan ve açıklıktan daha çok, üniversite anfisinde öğrencilere ders verir gibi akademik bir dil kullanıyorlar.

Saygıdeğer hocalarım, öğrenciye değil, bize, yani vatandaşa konuşuyorsunuz. İşin bu tarafını unutmayın...

Şansal Büyüka: TFFye güven sıfır

HAFTANIN GOLLERİ
1. Max Kruse (F.Bahçe)
2. Emre Akbaba (G.Saray)
3. Borges (Göztepe)

 

Şansal Büyüka: TFFye güven sıfır

KOBE BRYANT'A...

Öldükten sonra yaşamak istiyorsan, yaşarken ölümsüz bir eser bırakacaksın. Efsaneler ölmez...

 Şansal Büyüka: TFFye güven sıfır

Pogba evde freestyle akımı başlattı!

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber