Fenerbahçe bugüne kadar bildiğimiz, ezberlediğimiz, beğendiğimiz ya da beğenmediğimiz hangi özellikleri varsa, hepsinin tersini yaptı bu maçta…
Fenerbahçe, her maçta topla daha fazla oynardı... Alanya karşısında % 73-27’ler gibi ezici bir oranla topu ya rakibine bıraktı, ya bırakmak zorunda kaldı…
Fenerbahçe orta alandan yürüyerek, sürekli ve bıktırıcı yan pas yaparak çıkardı… Hayret, hiç yan pas yapmadı… Ancak orta sahayı bütünüyle ve maçın tamamında rakibine teslim etti…

Fenerbahçe hücum ederken sürekli yan pas yapar, ağır çıkar, zaman harcardı… Bu defa, inanılır gibi değil ama her hücuma hızlı çıktı, hiç ara durak yapmadı, üstelik tehlike alanlarına kalabalık geldi…
Fenerbahçe bu hızlı çıkışlarda son pasları ya da son vuruşları iyi yapabilse, baştan sona mahkum oynadığı maçta çok daha fazla gol bulabilirdi…
Alanya orta alandaki üstünlüğünü, tehlike bölgelerine taşıyamadı, taşıdığı pozisyonları da kullanamadı… Özellikle ilk yarıda sağdan Juanfran o kadar tehlikeli toplar getirdi ki… Ama Bareiro ile Davidson gibi golcüler bu paslara hamleyi ve son dokunuşları yapamadılar…
Juanfran’ın getirdiği toplar demişken; pas mı, şut mu bilemem ama, kariyerinin en güzel gollerinden birini atan Sinan yardıma gelmeyince, Kovid’ten yeni çıkan Caner çok zorlandı… Alanya’nın her atağının Caner kanadından geldiğini söylemeliyiz…
Elbette Sadık’a da söylenecek çok şey var… Çırpınıyor, kabul… Ama yaptığı penaltıdan 10 dakika önce bir korner atışında Davidson’a sarıldı… Ateşle oynamak gibi bir şey… Sonra havadaki Babacar’ı itip penaltı yaptı… Bitmedi, doksanlı dakikalara yakın Babacar’a o kadar rahat kafayı vurdurdu ki, şansı varmış top kaleci Altay’ın üstüne gitti…
Penaltıdan devam edelim; Bu Valencia, Fenerbahçe’nin hocası tarafından belirlenmiş penaltıcısı mı, yoksa saha içinde topu kim önce eline alırsa penaltıyı o mu kullanıyor?
Bu takımda Gustavo, Pelkas, Caner gibi vuruş ustaları varken, niye Valencia? Penaltıyı kaçırmasa, atsa da, bu ifadeleri gene yazacaktım…Takım içi disiplin önemli… Ayrıca özellikle ikinci yarıda Mert Hakan, Samatta, ne kötü son vuruşlar yaptılar öyle… Ferdi’nin de şanssızlığı, bu sezon kaçıncı direkte patlayan şutu bu…
Fenerbahçe’ye gönül verenler, 90 dakika çektikleri işkencenin ve kan - ter içinde kalmanın ardından sonuçtan elbette mutlular… Ama galibiyetler, eksiklerin üstünü örtmesin… Fenerbahçe için sonucun ve ilk defa yaptığı hızlı hücumun dışında her şey kötü …
Rakibe topu bu kadar teslim etmek kötü, bu kadar baskı yemek kötü, topu eline alanın penaltı atması kötü, son vuruşlardaki acemilikler kötüden de kötü… Fenerbahçe’yi tutanların, Fenerbahçe’yi sevenlerin daha iyi bir takımı izlemek, daha iyi bir takım görme hakları var...