Galatasaray alışılmışın çok dışında bir başlangıç  yaptı... Müthiş hızlı, atak, çabuk ve  yürekli... İlk düdük çaldı, Kerem ile Halil, deli dalgalar gibi Trabzonspor savunma duvarını sarsmaya başladılar... Halil ile Kerem  o kadar hızlı, o kadar hareketliydi ki, Trabzon savunmasının balansı bozuldu... Kimi tutacaklarını, hangi bölgeyi kapatacaklarını şaşırdılar... İkinci golü lütfen hatırlayın... Kerem o kadar hızlı olmasa, kaleci Uğurcan eline gelen topu rahatça tutacaktı... Kerem’in inanılmaz deparı Uğurcan’ı bozdu ve topu elinden kaçırdı... Ardından Emre’nin ikinci golü geldi... Elbette trafikte sürat felaket ama, futbolda hız bayağı işe yarıyor… “Fırtına” diye anılan Trabzon’da gene fırtına vardı, ancak iki Galatasaraylı Kerem ile Halil fırtınası vardı...

İlk golde çabuk  hamle, Edgar’ı hataya zorladı, ikinci golde, Kerem’in 100 metreci gibi deparı Uğurcan’a yanlış yaptırdı… Trabzonspor golü bulana kadar, neyi var, neyi yok, bu iki haşarı Galatasaraylıyı tutmaya çalıştı... Abdullah Hoca, Kerem - Halil fırtınası eserken, Siopis’i oyuna alabilir, belki bu fırtınanın şiddetini azaltabilirdi… Yapmadı, faturayı 2-0 yenik duruma düşerek ödedi... Ancak Yusuf Sarı hamlesi, bir ölçüde dengeyi kurdu, ilk yarı sonlarında gelen gol de umut  oldu... Galatasaray’ın bu kadar hızdan, bu kadar yoğun mesaiden sonra, özellikle ikinci yarıda  yakıtının tükeneceği belliydi… İkinci yarıda son çeyreğe kadar kontrolü Trabzonspor ele aldı… Buna rağmen Halil’in boş kaleye giden topunu Yusuf müthiş çıkardı… Bir mucize hamle de Van Aanholt’tan geldi... Süper kademe ile mutlak bir golü  önledi…

Hamsik çok etkili oynadı... Nwakaeme’ye  verdiği  gol pası müthişti... Nwakaeme bu pası ağlara göndermese, Hamsik’in asistine yazık olurdu...

Galatasaray’da Morutan’ın attığı müthiş şut, bana Hagi’yi hatırlattı... Morutan ile Emre Kılınç‘ın zorunlu çıkışları Galatasaray adına talihsizlikti…

Maçta penaltı tartışmaları var... Hakemler dünkü maçlarda vücuttan ele gelen hiçbir pozisyona penaltı çalmadılar… Bu pozisyonlarda penaltı çalmak çok kolay değil... Galatasaray 2-0 öne geçti, 2-2’ye yakalandı... Deplasmanda güçlü bir rakibinden puan aldığı için sevinsin mi, 2-0 ‘dan beraberliğe yakalandığı için üzülsün mü?

Trabzonspor kendi sahasında 2-0 yenilgiden 2-2’yi yakaladı ama kendi evinde en güçlü rakiplerinden birini elinden kaçırdı... Kim sevinsin, kim üzülsün, belli olmayan bir maç izledik... İki tarafın da mutlu olduğunu sanmıyorum… Bu defa kazanan, heyecanlı bir maç izleyen futbol seyircisi oldu... Eee , ara - sıra da futbol seyircisi kazansın...