Fenerbahçe, Süper Lig’in en ağır futbol oynayan, yürüyerek hücum eden tek takımı... Bu konuda rakibi yok.

- Fenerbahçe kadar bu ülkede yan pas, gereksiz pas yapan ikinci takım yok.

- Fenerbahçe yenik oynarken bile, takımın tek yaratıcı adamı Gustavo’yu savunmadan öne çıkartacak bir futbol aklı yok.

- Fenerbahçe’de attığı deparlarla takımı rakip savunmanın arkasına taşıyacak kanat oyuncuları yok.

- Fenerbahçe son 10-15 yıldır hep iyi stoperlerle oynarken, şimdi o kaliteyi taşıyan stoperler asla yok.

- Fenerbahçe’de kornerlerden, frikiklerden gelen, her yüksek topa kafayla çıkıp vuracak, gol yapacak oyuncu yok.

- Fenerbahçe’de Vedat Muriç’e rağmen gerçek, vurduğu gol olan bir santrfor yok.

- Fenerbahçe takımında Gustavo dışında takımın kalitesini ve gerektiğinde yüksek gerilimi taşıyacak futbolcu yok.

- Fenerbahçe takımının sarsıldığında, yıkıldığında elinden tutup ayağa kaldıracak saha içi lideri yok.

- Fenerbahçe bu kadar dökülürken ve iddiasını yitirmişken halen Ömer Faruk’a uzun süreli şans verecek cesaret yok.

- Fenerbahçe’nin bu kadrosu yenilgiyi alışkanlık haline getirdi, kazanma özelliği yok.

- Fenerbahçe’de refleks yok, çabuk tepki yok. Yenilginin altından kalkacak, geri dönüşü sağlayacak hırs ve hız yok.

- Fenerbahçe’de yok, yok, yok... Futbol yok, kalite yok, parıltı yok, ışık yok.

Ne kadar haklı  olursan ol!

Galatasaray-Gaziantep maçını yöneten hakem Alper Ulusoy;

* Kırmızı kart kararında haklı...

* Gaziantep golünün VAR kararıyla iptalinde haklı...

* 6 saniye kuralında haklı...

* Verdiği penaltı kararında haklı...

* Gaziantep ikinci golünde ofsayt var mı, yok mu tartışılır.

* Alper Ulusoy ne kadar haklı olursa olsun, sen ve diğerleri, şimdiye kadar uygulamadığınız kararları, ilk defa “kobay” gibi Galatasaray üstünde uygularsanız isyan çıkar kardeşim... Ne kadar haklı olursan ol, Galatasaray’dan haklı olarak isyan çıkar.

Tam bir RE-ZA-LET

Elime bir görüntü geldi. Gene Galatasaray-Gaziantep maçından... Çok net anlayamadım. Ama doğruysa RE-ZA-LET... Bir daha yazıyorum, doğruysa RE-ZA-LET... İlk yarı, Galatasaray 1-0 yenik... Kaleci Günay’ın Mariano’nun topunu tuttuğu dakika 31.52... Topu elinden çıkardığı dakika 32.09... Tam 17 saniye top kaleci Günay’ın elinde... Nerede 6 saniye kuralı, nerede 6 saniye ihlali... Düdüğünüz, gücünüz, adaletiniz Galatasaray’a mı yetiyor?

Biraz da özeleştiri

G.Saray’ın hakem konusunda çok haklı tarafları var. Kendi içinde de büyük yanlışları... Sarı-kırmızılıların sağlam bir özeleştiri yapması gerekmiyor mu?

- Galatasaray, son iki haftayı sürekli hakem kararları üstünden yorumluyor. Elbette haklı oldukları çok yer var. Ancaaak; Galatasaray’ın sağlam bir özeleştiri yapması da gerekmiyor mu?

- Ahmet Çalık son adam olduğunu görmesine ve boşa yapacağı bir müdahalenin kırmızı kart getireceğini bilmesine rağmen o hamleyi niye yapıyor?

- Son saniyedeki çift vuruşta topa Maxim’in vuracağı çok açık belliyken, karşısına Sekidika mı verilir, yoksa çok daha tecrübeli bir oyuncu mu? Maxim’i vücudunu koyarak engelleyeceğine, bu kadar acemice penaltı yapılır mı?

- Okan Küçük 6 saniyeyi geçse bile, bu kadar uzun değil, makul bir süre bekleyip degajını yapsa, top havadayken maç bitecek, niye yapmazsın bunu?

- Gaziantepspor son yarım saatte sular-seller gibi Galatasaray’ın üstüne gelirken aylardır maç yüzü görmemiş beş oyuncu Jiimy Durmaz, Linnes, Sekidika, Taylan ve hatta yılların ustası Selçuk’un oyuna girmesi, Galatasaray’ın sahadaki dengesini ve duruşunu bozmadı mı?

- Sahanın en iyilerinden biri ve attığı golle morali zirvedeki Feghouli yoruldu mu, sakatlandı mı, ne oldu da oyundan çıktı?

- Falcao sakatlanıp çıktıktan sonra oyuncu değişikliğinde niye bu kadar geç kalındı? Galatasaray dakikalarca niye 9 kişi oynadı. Yoksa Falcao’ya “Belki oynar” diye umut mu bağlandı?

- Adem Büyük niye bu kadar çok cezalı duruma düşüyor? Aldığı cezalar niye pozisyon gereği değil de, hep diyalogları yüzünden oluyor? Hiç mi uyarılmıyor? Galatasaray bugün oynatacak santrfor bulamıyor, yazık değil mi?

Galatasaray’ın hakem konusunda çok haklı tarafları var. Kendi içinde de çok büyük yanlışları...

O kadar da  olsun

Galatasaray’da Abdurrahim Albayrak tam 6 kez göreve geldi, Galatasaray o 6 sezonda da şampiyon oldu. Abdurrahim Albayrak’ın boşu yok. Sanıyorum Albayrak ilk ıskayı bu sezon, yani 7. görev döneminde geçecek. O kadar da olsun artık...

Galatasaray’a üye olmanın kriteri ne?

Nazım Ekemen adında bir yazlık komşum var. Kabataş’taki meşhur Ekemen Han’ın sahibi... Yedi göbekten Galatasaraylı... Kendisi Galatasaray kongre üyesi... Beş yıl sonra Divan üyesi olacak. Büyük kızı gene Galatasaray kongre üyesi... İki yetişmiş kızı daha var. Yıllardır Galatasaray’a kongre üyesi yapmak için uğraşıyor, bir türlü olmuyor. Her defasında geri çevriliyor, gerekçe belli değil...

Kızlar Amerika’da yüksek eğitimlerini tamamlamış, görmüş, geçirmiş kızlar... Yedi göbekten Galatasaraylı bir ailenin kızlarını üye yapmak için başka nasıl özellikler lazım ki, bu kızlar yıllardır bir türlü üye olamıyorlar? Merak ettim, Galatasaray Kulübü’ne üye olmanın kriterleri nedir acaba?

Başakşehir’i kabul edin

Herkesin dilinde “Başakşehir kollanıyor” lafı... Başakşehir kollanıyorsa, İstanbul’da AK Partili belediye varken, Başakşehir’in kaynakları, çok daha fazla akarken, arkasında sınırsız bir güç bulunurken, o Başakşehir son iki yılda nasıl oldu da şampiyonluğu son haftalarda kaptırdı. Başakşehir’de Türkiye’nin örnek bir kulüp yönetimi, ligin en iyi bir-iki kadrosundan biri ve çok başarılı bir hocası olduğunu niye kabul etmiyoruz?

İkisi aynı değil

Ankaragücü-Başakşehir maçında hakem Hüseyin Göçek’in ofsayt gerekçesiyle iptal ettiği Ankaragücü golü kıyamet kopardı. Yardımcı hemen bayrak çekti. Üstelik VAR inceledi, VAR kararıyla gol iptal edildi. Ankaragücülü oyuncu topa vuramamış olsa bile ciddi bir hamle yapıyor, kaleci Mert’i bu hamleye odaklıyor. Üstelik maçı yönetenlerin ofsayt konusunda bir görüş ayrılığı yok.

Bu gol o kadar çok konuşuldu ki, inandığım, maksatlı ve taraflı bulmadığım hakem hocalarına sordum. Çoğu “kesin ofsayt” dedi. Buna rağmen niye kıyamet kopuyor.

Ayrıca bu golle, Galatasaray - Gaziantep maçında verilen ikinci Gaziantep golü için “aynı” benzetmesi yapılıyor. Hiç değil... Ankaragücü’nün golü bana göre net ofsayt... Gaziantep’in golü versen de tartışılır, vermesen de... Arada dağlar var, nasıl aynı pozisyon oluyor?

Avantaj, şans ve risk

Alanyaspor-Trabzonspor berabere kalınca;

Başakşehir’e avantaj doğdu.

Galatasaray’a şans doğdu.

Trabzonspor’a risk doğdu.

İnanamadım

Alanya-Trabzonspor maçı sonrası çıkan olayların görüntülerini, daha doğrusu fotoğraflarını Beyaz TV’de izledim. İnanamadım, inanmak istemedim. Önce gözlerimi, sonra televizyonu kapattım. Kimse masal anlatmasın; Bizde futbol kültürü yok.

50 yıllık hikaye

Galatasaray öne geçiyor; kollanıyor.

Trabzonspor öne geçiyor; kollanıyor.

Başakşehir öne geçiyor; kollanıyor.

Kim geride kalıyorsa; önü kesiliyor.

50 yıldır bu hikayeyi dinliyorum.

Takımlar değişiyor, roller değişiyor, hikaye değişmiyor.

Dikkat Mert Hakan!

Galatasaray ile Fenerbahçe arasında büyük kapışmaya neden olan Sivassporlu Mert Hakan’ı daha ligin 5. haftasında bu sayfalarda, “Mert Hakan’a dikkat” diye yazdım, süper oyununa kamuoyunun dikkatini çekmeye çalıştım.

Mert Hakan’a ikinci defa yazıyorum: Ligin ilk yarısında süperdin. İkinci yarıda bir şey oynamıyorsun. Dikkat...

Büyük bir boşluk

CNN Türk’te her pazar akşamı “Futbol Pazarı” programı vardı. Tayfun Bayındır’ı haber kaynaklı yorumlarıyla, Uğur Meleke’yi analitik yaklaşımlarıyla, Bülent Yıldırım’ı “sakin güç” olarak hakem kararlarıyla ilgili merakla ve keyifle izliyorduk. Pandemi sonrası program yok, kalkmış. Açıkçası bir futbolsever olarak bende büyük boşluk yarattı.

Çok uzun yıllardır televizyon yöneticiliği ve programı yapan biri olarak iddialı söylüyorum; televizyonların üst düzey yöneticileri futbolu bir türlü sevemiyorlar. Gereksiz buluyorlar. Neden acaba?

Sergen Yalçın doğru söyledi

Sergen Yalçın, Denizli maçından önce yaptığı açıklamada, “Sadece genç diye bir futbolcu oynamaz. Yetenek lazım, seviye gerekli” dedi. Doğru söyledi. Sadece genç diye oynatırsan, ham meyvayı dalından kopartmış olursun.

Genci kazanmak için, zamana ihtiyaç var, emeğe, sabra ihtiyaç var. Ekeceksin, biçmek için olgunlaşmasını bekleyeceksin. Genci kazanmak için Trabzonspor gibi yapacaksın.

Alın size çok kısa sürede Türkiye’nin en iyi kalecisi durumuna gelip, Avrupa’nın büyüklerine göz kırpmaya başlayan Uğurcan Çakır... Savunmada stoper Hüseyin... Orta sahada Ömür ile Parmak’tan oluşan Abdülkadir Brothers...

Genç, genç olduğu için oynamaz. Genç yeterli ve yetenekli olduğu zaman oynar.

Ticari ilişkiler

MHK’yi ve hakem dünyasını çok yakından izleyen, haberlere damardan dalan çok usta bir gazeteci arkadaşımla konuştum. Bana, hakemlerin ticari ilişkilerini anlattı. Elbette hakemler ticari işler yapabilirler. Ama bu işlerde federasyon ve kulüp yöneticileri ile ilişki varsa, orada büyük sıkıntı başlar. Sadece örnek veriyorum, bir cafe çalıştırıyorsan, dükkanın sahibi bir yöneticiyse, ya da bir butik otel çalıştırıyorsun, bu konuda çeşitli ilişkilerin varsa, hem kendi kafan karışır, maçlara konsantrasyonda zorlanırsın, hem de camiada, çevrede sıkıntı olur, laf olur. Nitekim oluyor. Neler konuşuluyor neler... Duyduklarıma inanamadım... Yarısı doğru olsa, gene facia...

1 numaralar...

Djilobodji, Kayode, Oğuz Ceylan (G.Tntep)

Gökhan Töre (Malatya)

Robinho (Başakşehir)

Gökhan, Ljajiç, Diaby (Beşiktaş)

Bakasetas, Salih (Alanya)

Amilton, Ersan Gülüm (Antalya

Alkışlanan goller

Bakasetas (Alanya-Zirveyi sallayan füze)

N’Koudou (Beşiktaş - Sıradışı gol)

Djilobodji (Gaziantep - Kafa değil, balyoz)

Belhanda (G.Saray-Ayakların futbol dansı)

Yusuf (Kasımpaşa - İnce işçilik)

Umut Bulut (Malatya-Zor pozisyona rağmen)