Beşiktaş kaybederse cepten yiyecek, Galatasaray kaybederse şampiyonluk gidecek

Galatasaray için “ya hep, ya hiç”; Beşiktaş için “yanıma yaklaşmayın” maçı... Beşiktaş’ın takım oyunu, Galatasaray’ın bireysel yaratıcılığı var. İmparator Fatih Terim, kendi kadar akıllı, belki daha da akıllı Sergen Yalçın karşısında...

Galatasaray ip üstünde oynayan cambaz; Beşiktaş keyifle koltuğuna kurulmuş, purosunu tüttüren tüccar gibi... Galatasaray, ipten düşebilir; Beşiktaş, en kötü purosunu söndürebilir. Galatasaray için “ya hep ya hiç”; Beşiktaş için “yanıma yaklaşmayın” maçı... Şöyle bir bakıyorum, hatta herkes gibi maçı kafamda oynuyorum:
KALECİLER: Galatasaray‘da Muslera çok iyi, ancak Beşiktaş’ın genç Ersin‘i performans olarak Muslera kadar iyi...
BEKLER: Galatasaray‘da Linnes, Şener, Sarachhi, Ömer Bayram, kim oynarsa oynasın, Beşiktaş‘ın iki beki Rosier ile N’Sakala çok daha iyi... Hem hücumda, hem savunmada çok daha etkili...
STOPERLER: Vida bir numara... Sezon başı sallandı, sonrasında süper oynuyor. Welinton idare eder. Galatasaray‘da Donk-Marcao ikilisi de öyle... Fark olursa, o farkı Vida yaratır.
ORTA SAHALAR: Beşiktaş‘ta sağ kenardaki Ghezzal‘ı tek geçerim. Mutlaka öldürücü ortaları, köşelerden toz alan şutlarını deneyecektir. Solda N’Koudou, ifade yerindeyse dirildi, çok hızlı, içeri giriyor, iyi vuruyor. Benzer özellikleri Babel de taşıyor. Markör olarak Galatasaray‘da Taylan - Gedson Fernandes, Beşiktaş‘ta Atiba-Josef de Souza... Bir taraf daha ağır basıyor diyemem.
FORVETLER: Galatasaray’da alternatif fazla... Kerem, Halil, Mustafa, Falcao... Gençlik, ustalık, hepsi bir arada... Ayrıca gole çok yakın adam Emre Akbaba... Gerek duyulursa hızıyla Onyekuru... Beşiktaş‘ta Larin kariyer rekorunu aştı, gidiyor. Ama ne olursa olsun Aboubakar aranıyor. Golcülerde sayısal fazlalığı ve çeşitliliği nedeniyle kılpayı Galatasaray...
OYUN: Beşiktaş panik yapmıyor, kolay baskı yemiyor, oyunda devamlılığı var. Galatasaray‘ın devamlılığı yok, çoğu zaman baskı yiyor, bireysel hatalar yapıyor. Beşiktaş‘ın takım oyunu, Galatasaray‘ın kişisel yaratıcılıkları var.
HOCALAR: İmparator Fatih Terim, kendi kadar akıllı, belki daha da akıllı Sergen Yalçın karşısında... Hoca hamleleri önemli... Bu maç özelinde oynadığın kadar, rakibin oynamasına izin vermediğin kozları daha da önemli...
SONUÇ: Beşiktaş kaybederse cepten yiyecek, Galatasaray kaybederse şampiyonluk gidecek.

Doğrusu budur

Fatih Terim dedi ki, “Beşiktaş‘a kaybedersek, kenara çekilir şampiyonluğunu alkışlarız.” Beşiktaş Kulübü bildirisinde dedi ki, “Beşiktaşlı duruşumuz var, rakiplere saygılıyız. Şampiyon olursak kutlayacağımız yer bellidir.”
Doğrusu budur... Yakışanı budur... Büyüklük budur...

Hatanın büyüğü Galatasaray lehine

Fatih Hoca ile Babel, VAR‘dan iptal edilen gol için maç sonrası eleştiri getirdiler. Haklılar, gol niye iptal edildi, anlayan olmadı. Ama aynı VAR, Gedson Fernandes‘in Candeias‘ı hastanelik eden darbesine de “pas” geçti. Fernandes, kırmızı görse bu hafta Beşiktaş maçında yoktu. VAR hata yaptı ama, hatanın büyüğünü Galatasaray lehine yaptı.

Futbol sahada oynanıyor!

F.Bahçe yeni sezonda Emre Belözoğlu ile devam etmeyip, yeni bir hoca alacaksa, isimden daha çok, Erzurum maçının ilk yarısındaki anlayışı uygulayacak bir hoca bulmalı... Coşkulu oyunu, duygulu oyunu, takımı ve formayı benimsetmeyi başarmalı...

Fenerbahçe’nin yerinde olsam artık bu “yapay zeka” ile falan hoca bulmaktan vazgeçerim. Elbette futbolun bilimsel yanı var. Ama futbol temelinde insanın ve duyguların olduğu bir oyun...
Eğer Fenerbahçe yeni sezonda Emre Belözoğlu ile devam etmeyip, yeni bir hoca alacaksa, isimden daha çok, Erzurumspor maçının ilk yarısındaki Fenerbahçe anlayışın uygulayacak bir hoca bulmalı...
Hoca elindeki futbolcuları geliştirmeli, maksimum verimi almalı... Futbolcularla barışık olmalı...
Hızlı oynatmalı, öne oynatmalı...
En kısa yoldan rakip kaleye gitmeyi benimsemeli...
Coşkulu oyunu, duygulu oyunu, takımı ve formayı benimsetmeyi başarmalı...
Sonuçta futbol internette değil, sahada oynanıyor.

Kendi düşen ağlamaz

Denizlispor geçen yıl da küme düşmüş, devlet otoritesi ile Süper Lig’de kalmıştı. Hiç ders almamış olmalı ki, bu sezon yeniden ligden düştüler. Kendi düşen ağlamaz.

Galatasaray‘da kiralık oynayan Halil Dervişoğlu‘nun Avrupa Şampiyonası finalleri için milli takım aday kadrosuna çağırılacağını duydum. Kaynak sağlam... Haydi Halil, devam...

Karagümrük‘ü bu sezon hiç bu kadar kötü görmedim. Konyaspor karşısında darmadağın oldular. Maçı izlerken Karagümrük Başkanı Süleyman Hurma gözümün önüne geldi. Sinirden deliye dönmüştür.

Ankaragücülü Alper Potuk, topa bir çaktı, Başakşehir direğinden döndü. Alper Potuk beş dakika sonra bir daha çaktı, bir daha direkten döndü. Topun canı var diyorlar ya, sanki istemeyince içeri girmiyor.

Üç kader adamı

ATINÇ (Göztepe): Antalya maçı 2-2 devam ederken son dakikalarda çok şık bir kafa golü attı. Tam 2 dakika sonra Göztepe ağları ile buluşmak üzere olan topu çizgiden çıkardı. Galibiyeti getirdi, beraberliğe izin vermedi.
FERNANDES (Başakşehir): 85’te oyuna girdi, iki dakika sonra Ankaragücülü Kitsiou, kendi ceza alanı çevresinde topla oyalanırken, baskı yaptı, topu kaptı, müthiş bir şutla arka direğin dibinden o topu ağlara bıraktı. Bu golle Başakşehir‘i kurtardı.
TETTEH (Malatya): Kayseri maçı 1-1 devam ederken son saniyelerde arka direkte, kaleye iki metre mesafede ve bomboş durumda topu ağlara değil, auta gönderdi. Golü atsa Malatya maçı kazanacak, kâbustan kurtulacaktı.

Bölgenin değil devletin valisi

Adana Valiliği, Balıkesir maçıyla ilgili olarak, “Tribünlere kimse alınmamıştır” diye açıklama yaptı. Oysa Adana Demirspor- Balıkesir maçında televizyon ekranın yansıyan görüntülerde kapalı tribün omuz omuza doluydu. Giresun‘da da benzer görüntüler vardı. Üstelik tam kapama uygulanırken...
Valiler, görev yaptıkları bölgenin değil, temsil ettikleri devletin valisi olmalılar. Bu çok mu zor?

Kimi tutarsınız?

Galatasaray; Beşiktaş’ı yenerse, Fenerbahçe‘nin şampiyonluk ihtimali artacak.
Beşiktaş; Galatasaray‘ı yenerse Fenerbahçe ikinciliği ve Şampiyonlar Ligi’ni sağlama alacak.
Fenerbahçeli olsanız kimi tutarsınız; Galatasaray mı, Beşiktaş mı?

Durmuyor, doymuyor

Beşiktaş 1-0 öne geçiyor; ikiyi arıyor...
Beşiktaş 2-0 öne geçiyor; üçü arıyor...
Beşiktaş 3-0 öne geçiyor; dördü arıyor...
Beşiktaş durmuyor, doymuyor.

Kara gün dostu

N’Koudou sezonun büyük bir bölümünü ıskalamıştı.
Aboubakar sakatlandı, Larin sakatlandı.
Koca sezon yatan N’Koudou sahneye çıktı.
Kara Kartal‘a “kara gün” dostu oldu.

Zengin ve fakirin aşkı!

Sergen Yalçın arkasına dönüp kulübeye bakıyor; oynatacak adam yok...
Fatih Hoca ile Emre Belözoğlu kulübeye bakıyor; oturtacak adam yok...
Fakirin aşkı ile zenginin aşkı gibi...
Sanki fakirin aklı, zenginin parasını yeniyor.

Nedir bu işin sırrı?

Futbolcu parlatmakta zirve yapan Şenol Güneş bile Larin’i adam edemedi...
Koca Beşiktaş Kulübü, Larin‘i satacak tek kulüp bulamadı.
İki yılda Beşiktaş’a iki kuruşluk yararı olmayan Larin, bu sezon pırlantaya döndü.
Sergen Hoca; nedir bu işin sırrı, anlatsana...