Süper Lig‘de her kötü sonucu hakeme bağlayıp şampiyon olanı daha görmedik. Trabzon geçen yıl bu yanlışı yaptı, Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe‘nin olmadığı yarışı kaybetti. Fenerbahçe yıllarca bunu yaptı, şampiyonluklardan uzak kaldı. Şimdi aynı tuzağa Galatasaray düştü. Bu anlayış Galatasaray‘ı şampiyonluğa götürmez

Süper Lig’de her kötü sonuçtan sonra, “hakem” deyip şampiyon olan takıma daha rastlamadık. Geçen yıl Galatasaray‘ın, Fenerbahçe‘nin, Beşiktaş‘ın olmadığı yarışta Trabzonspor bu yanlışa düştü ve şampiyonluğu kaybetti. Fenerbahçe yıllardır aynı yanlışı sürdürdü, şampiyonluklardan uzak kaldı.

Galatasaray bu yıl aynı tuzağa düştü. Her kötü sonuçtan sonra, getirip o sonucu hakem hatalarına bağlamaya başladılar. Kendi gerçekleri, kendi yanlışları hep hakem hatalarının altında kaldı.

Fatih Hoca, Ankaragücü yenilgisinde “kırılma noktası” olarak Mustafa Muhammed‘in kırmızı kartını gösterdi. Doğru, Muhammed yanlış atıldı ama, atılana kadar Ankaragücü oyunu zaten 2-0 yapmıştı. Hadi penaltıya da yanlış diyelim (Doğru diyenler de çok), gene de Galatasaray eksik kalana kadar Ankaragücü her türlü öndeydi.

Fatih Hoca son Sivas beraberliğinde bu defa Ziya‘nın atılmayışını, maçın sonucuna bağladı. Bana göre de Ziya atılmalıydı. Ama Marcao, Ziya‘dan çok daha fazla atılmalıydı. Belhanda kırmızı görebilirdi.

Kendinize avantaj sağlayan pozisyonu söyler, rakibin pozisyonlarını “pas” geçerseniz, bu defa hakça oyun ve inandırıcılık ciddi darbe yiyor. Adaletse herkese adalet... Sana-bana göre adalet olmaz.

Fatih Terim gibi bu ülkede antrenörlüğün zirvesi olmuş bir markanın, galibiyet için rakibin bir eksik kalmasını bekliyor gibi görünmesi, Fatih Terim‘in büyük kariyeri ile asla örtüşmüyor.

Ayrıca; bu işlere futbolcuların karıştırmalarını doğru bulmuyorum. Onlar sahadaki işlerine bakacaklar. Üstelik her kötü sonucu getirip hakeme bağlarsanız, futbolcu da içinden, “Bende günah yok” diye umursamazlığını sürdürüyor.

Galatasaray son iki maçta hakem haksızlıklarına uğradı. Bu kesin... Ama Sivas takımı daha çok uğradı. Buna rağmen sonucu getirip sadece hakem hatasına bağlayamazsınız. Sadece hakem değil, Galatasaray da hatalar yaptı.

Fatih Hoca’nın yakın çevresinin gazına gelmemesi, samimi uyarıları kulak arkası etmemesi, kendine, Galatasaray‘a, Türk futboluna zarar vermemesi gerekiyor.

HIZLI HÜCUM İLE GELEN BAŞARI

Fenerbahçe‘nin özellikle maçın ilk yarısında Konyaspor önündeki “sezonun en güçlü oyununun” birçok nedeni var. Ama bunların arasında tek temel neden var:

Hızlı hücum... Hızlı hücum... Hızlı hücum...

Fenerbahçe her maçta 10-15 gereksiz pas yaparak gittiği rakip kaleye bu defa en fazla 3-5 pasta gitti.

Osayi Samuel golünü hatırlayın. Pelkas‘tan uzun bir ara top, Osayi Samuel savunmanın arkasına sarkıp golü attı.

Fenerbahçe bu sezon rakip savunma arasına böyle kaç top attı? Belki de hiç atmadı.

Fenerbahçe 2-3 pasla atak sonlandırdı mı, gol attı mı, ben hatırlamıyorum.

Mesut Özil‘e geçmiş olsun. Ancak Mesut gelse bile, güncel koşullarda santrfor arkası Pelkas oynar. Takımın ve oyunun lideri Pelkas olur.

BU İŞTE BİR YANLIŞ YOK MU

Geçen yıla “Zorlu sezonu” dediler, Fenerbahçe’nin kollandığı havasını yarattılar, Fenerbahçe nal topladı. Bu sezona, “Rıdvan Dilmen” sezonu dediler, kayıp puan hesabına göre Fenerbahçe liderin tam beş puan gerisinde... Bu işte bir yanlış yok mu?

KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL

Beşiktaş da bildiri kervanına katıldı. Kendisi dahil, bütün kulüpleri “hakkı” ile kazanıp, “şerefi” ile şampiyon olmaya davet etti.

Hakkıyla kazanıp, şerefiyle şampiyon olmak kaç zamandır kimsenin umurunda değil...

Bu uğurda tek yol var; şampiyon olalım da nasıl olursak olalım...

GALATASARAY'A...

Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, Ankaragücü maçındaki hakem hataları için “Rahmani değil, şeytani” dedi.
Merak ediyorum; iki hafta önce Galatasaray, Kasımpaşa’nın elinden hakem kararlarıyla kurtulurken, bu kararlar “rahmani miydi, şeytani miydi?”

FENERBAHÇE'YE...

Fenerbahçe Yönetimi, bir bildiri yayınlayıp Antalya maçının 90+2. dakikasında iptal edilen penaltısı için ağır eleştirilerde bulundu. Baktım, bildiride aynı maçta çok daha penaltı olan ama verilmeyen Novak’ın Amilton‘a müdahalesinden tek satır yoktu. Madem adalet istiyoruz; bildiride bu pozisyon niye yoktu?

ARA SIRA AYAR ÇEKMEK İYİDİR

Beşiktaşlı Aboubakar kaç maçtır sallanıyordu, son Malatya maçında Sergen Hoca‘dan kemendi yedi.

Pabucun pahalı olduğunu anlamış olacak ki, Gaziantep maçında coşkulu oyununa ve gollerine döndü. Ara sıra ayar çekmek iyidir.

NE DEĞİŞTİ?

Vida ligin ilk yarısında Beşiktaş’ın istenmeyen adamıydı. Vida ligin ikinci yarısında Beşiktaş’ın vazgeçilmez adamı oldu. Bu kadar kısa sürede ne değişti Vida; söyler misin?

YILLARIN YALANI

Kendimiz için ayrıcalık istemiyoruz, her takım için adalet istiyoruz.

FALCAO-MUSTAFA

Bu ikiliyi aynı on birde düşünüyorum, beni heyecanlandırıyor. Falcao sakatlıktan süper döndü. Bombacı Mustafa‘nın cezası bitti. Fatih Hoca, Kayserispor maçında ikisini birden ilk on birde oynatır mı acaba? Keşke oynatsa, ne keyif olur.

BİRBİRİNİ TAMAMLAMAK

Bazı birliktelikler vardır; birlikteyken değeri anlaşılamayan...
Gaziantep mutsuz; Sumudica sonrasında...
Sumudica mutsuz; Gaziantep sonrasında...

DİPTEN GELEN SARSINTILAR

Süper Lig‘in altında haftalardır hareketsiz kalan, “fay hatları” uyandı, harekete geçtiler, üst sıraları sallıyorlar. Ankaragücü kazanıyor, Denizli kazanmayı hatırladı, Kayserispor kazanıyor, Erzurumspor silkindi. Yukarıdakiler dikkat etsin, dipten gelen sarsıntılarla enkaz altında kalmasınlar.

PARALARI DA ALDI PUANI DA...

Alanyaspor; Bakasetas‘ı satıp Trabzonspor’un parasını aldı.
Alanyaspor; Trabzonspor’un mağlup edip üç puanını aldı.

BİR GÜN DEĞİL HER GÜN

Kadınları; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü diye senede bir gün başımızın üstünde taşıyacak, geride kalan 364 günde sille-tokat dövecek, ayaklarımızın altında ezecek, her türlü şiddeti gösterecek, işkence çektireceksek, ben bu işe, bu güne temelden karşıyım. Ya hep ya hiç... Bir gün değil, her gün kadınlarımız...

KORONAVİRÜS BAYRAM EDİYOR

5 Mart Cuma günü Caddebostan Sahili’nde yürüyüşe çıktım. Hava tam bahar havası... On bini aşkın yaşlı-genç, kadın-erkek, çoluk çocuk sahilde... Kimileri spor, kimileri piknik yapıyor. Kiralık portatif iskemleler, masalar, yerlere serilen kilimler, halılar, insanlar kelimenin tam anlamıyla üst üste...
İşin feci tarafı, insanların abartısız % 70‘inde maske yok, mesafe hiç yok. Akademisyen değilim, doktor değilim ama olmaya da gerek yok; koronavirüsün bayram ettiğini biliyorum.

HAYAT DEDİĞİN PAMUK İPLİĞİ

Caddebostan Sahili’nde yürürken Rasim Öztekin‘i gördüm. Bir bankta oturmuş, telefonla konuşuyordu. Çok kilolu ama sağlıklı görünüyordu. Bir gün sonra kalp krizi geçirdiği, iki gün sonra da vefat ettiği haberi geldi. Gerçekten, hayat dediğin pamuk ipliğine bağlı...

HAFTANIN...

Şeref kürsüsü: Ankaragücü, Hikmet Karaman (A.Gücü Teknik Direktörü), Gökhan Gönül (Fenerbahçe), Ali Şaşal (Sivasspor)

TAKIMI: Ankaragücü, Fenerbahçe, Alanya, Kayseri

TEKNİK DİREKTÖRÜ: Erol Bulut (Fenerbahçe), Çağdaş Atan (Alanya), Uğur Kulaksız (Kayseri)

HAFTANIN FUTBOLCUSU: Aboubakar, Ghezzal, Rıdvan (Beşiktaş), Friedrich, Kulusiç, Lobjanidze (Ankaragücü), Berkay (Başakşehir), Uğur, İlhan (Kayseri), Gradel, Robin Yalçın (Sivas), Altay, Szalai, Osayi Samuel, Pelkas (Fenerbahçe), Davidson, Ceyhun (Alanya), Halil (Göztepe), Rodallega (Denizli)

HAFTANIN GOLLERİ:

Falcao (Galatasaray)
Davidson (Alanya/2. golü)
Davidson (Alanya /1. golü)
Aboubakar (Beşiktaş/ 2. golü)
Sacko (Denizli)
Recep Niyaz (Denizli)
Rodallega (Denizli)
Uğur (Kayseri)