Beşiktaş başkan adayları ile ilgili daha geçen hafta yazdığım son yazıda, “Beşiktaş’ta oy avcılarının Serdal Adalı’ya çalıştıkları ve kazanmaya yakın olduğu söyleniyor. Ama ben çevremde hangi Beşiktaş genel kurul üyesi ile konuştuysam Ahmet Çebi dedi, ikinci bir isim duymadım” diye yazmıştım.
Kabul edelim ki, medyada çeşitli iletişim araçlarıyla özellikle son 10 günde “Serdal Adalı seçimi kazanıyor” gibi bir tavır sergileyip, Adalı’yı diğer iki adaya oranla çok daha fazla öne çıkardı.
Oysa işi yakından takip edenler, özellikle son bir yılda Ahmet Çebi’nin şirketteki odasının Beşiktaş genel kurul üyeleri ile dolup taştığını, “Akıl ve Vicdan”ın sesinin, Çebi’nin Kısıklı’daki ofisinde toplanmaya başladığını biliyordu.
Nitekim tarafsız gözle bakabilen, gerçekleri görebilenler için sandıktan “sürpriz” değil, beklenen, istenen aday Ahmet Çebi çıktı. Üstelik tek sandık kaybetmeden... Her sandığı önde bitirerek...
- Ahmet Çebi ülkenin tutarlı, önemli bir iş adamı... Türkiye’nin en önde gelen 5-10 demir-çelik şirketinden birinin sahibi... Şirketi her yıl vergi listelerinde ilk 100’de üst sıralarda yer alıyor.
- Çebi’nin sakin bir aile yaşamı var. Eşi Berna Hanım, “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır” gerçeğinin önemli temsilcilerinden biri... Ben tanımıyorum ama, “Yaşar Kaptan” diye anılan babası, saygınlık ve hayranlıkla anlatılır.
- Ahmet Çebi, Beşiktaş’ta başkan Fikret Orman döneminin ikinci adamı olarak ‘Feda’dan ‘Cefa’ya, oradan ‘Sefa’ya kadar uzanan yılları yaşadı. Beşiktaş’ta ilk görev aylarında her gün kapıya dayanan 10-15 icra davasını çözmeye çalışırken sıkıntılar da çekti, arka arkaya gelen iki şampiyonluğun tadını da çıkardı.
- Ahmet Çebi, kulübün kasasında tek kuruş para yokken, buna rağmen Vodafone Park’a ilk kazma vurulurken, o tarihi İnönü Stadı’nın önüne tırlarla demir indirdi. Bugün söylemesi kolay, o günler “imkansız” günlerdi. İmkansızlıklardan doğan stat, Fikret Orman Yönetimi’nin “şeref madalyası”, Beşiktaş’ın “tarihi anıtı” oldu.
- Bundan sonra ne olur? Ahmet Çebi hayal satmaz. Hesabını-kitabını bilir. İddialı söylüyorum, “Beşiktaş’ın kuruşunu yedirmez.” Popülist işlere ve transferlere imza atmaz. Beşiktaş’ın transfer için kapısını çalanlar, başta manacerler şunu bilmeli ki, Beşiktaş’ta artık “Bol kepçe” devri bitmiştir.
- Ahmet Çebi, Beşiktaş için “itibarın-mali disiplin”in adı ve adresidir. Beşiktaş genel kurul üyeleri tarihi bir yol ayırımındaydı. Akıl ve mantık galip geldi. Sadece Ahmet Çebi ve ekibi değil, öyle sanıyor ve inanıyorum ki Beşiktaş da kazandı. Beşiktaş adına akıl ve mantığı temsil eden “Sessiz Çığlık” kazandı.

Beşiktaş hep öncelikli...

Ahmet Çebi ve ailelerimizle 8-10 kişilik bir grupla yemekteydik. O günlerde Beşiktaş, Trabzonspor’dan kaleci Tolga’yı almaya çalışıyor ve pazarlığı Ahmet Çebi yapıyordu.
Yemek siparişlerini verdik, Ahmet Çebi’ye makarnası geldi. Çebi bir çatal attı, telefonu çaldı. Beşiktaş’ın her işini bizim yanımızda konuşmazdı. Kalktı, masadan uzaklaştı. Döndüğünde makarnası buz gibi olmuştu.
Makarna ısındı geldi, Ahmet Çebi ya bir, ya iki çatal attı, Tolga ile ilgili bir telefon daha... Gene masadan kalktı gitti. Geldiğinde değişen bir şey yoktu. Makarna buz olmuştu.
Gecenin geç saati oldu. Biz yemekten kalkarken, Ahmet Çebi’nin makarnasının yarısı tabağında duruyordu.

Çebi hiç unutmadı

Ahmet Çebi ile Beşiktaş 2. başkanlığı sırasında aynı sitede “komşuluk” yaptık. Komşular ara ara buluşur, dar kadrolarla samimi sohbetler yapardık. Ahmet Çebi’nin olduğu akşamlarda sohbetin ağırlığı Beşiktaş olurdu.
Ben Fikret Orman’ı tuttuğum, beğendiğim için, belli etmese bile belki de bana içerliyordu. Allah’ı var, Ahmet Başkan bu kadar samimi, bu kadar dar kadrolu sahbetlerde bile bir gün olsun Fikret Orman için tek kötü söz söylemedi.
Ahmet Çebi’nin, yönetimde yıllar geçtikçe başkan Fikret Orman ile görüş ayrılıkları çoğalmaya başladı. Ancak Ahmet Çebi’nin Fikret Orman’dan kopuşunun çok temel iki nedeni vardı...
1. Beşiktaş Divan genel kurullarından birinde, Ahmet Çebi kendisine haksız bir saldırı yapıldığını, Başkan Fikret Orman’ın buna rağmen kendisini yeteri kadar savunmadığın düşünüyor, buna çok üzülüyor, içerliyordu. Ahmet Çebi bu olayı hiç unutmadı.
2. Ahmet Çebi, yönetimde yıllar ilerledikçe yetkileri artan, transfer işlerinde sorumluluk alan özellikle iki genç yöneticiye aşırı karşıydı. Beşiktaş Yönetimi’nin içinden ya da dışından transferde rol alanların, en hafif deyimi ile yazayım “Beşiktaş’ın parasını yeteri kadar korumadıklarını, kollamadıklarını, parayı doğru harcamadıklarını” düşünüyordu.