Fenerbahçe’nin Sportif Direktörü Emre Belözoğlu’nun saha içine karışmaktan özenle kaçındığını biliyoruz. Ancak takımın onun heyecanına, hırsına, dokunuşlarına ihtiyaç var gibi... Sıkıntı büyümeden, krize dönüşmeden, el at Emre Belözoğlu... Çare sensin Emre Belözoğlu...

Fenerbahçe’nin Sportif Direktörü Emre Belözoğlu’nun saha içine karışmaktan özenle kaçındığını biliyoruz. Ama Fenerbahçe şu görüntüsüyle müthiş yatırım yapan ama karşılığını asla alamayan tüccara benziyor. Dükkan iş yapmıyor. Sanki Sevgili Emre’nin heyecanına, hırsına, dokunuşlarına ihtiyaç var gibi... Üstelik bu kulübün futbol aklı Emre... O zaman; yetiş Emre, çare sensin Emre...

- Fenerbahçe 10 maçın 8’inde gol yedi. Bu takım niye bu kadar rahat gol yiyor?

- Fenerbahçe, deplasmanda 5 maçta 4 galibiyet, 1 Galatasaray beraberliği aldı, sadece 2 puan kaybetti.

- Fenerbahçe iç sahada 2 galibiyet, 2 mağlubiyet, 1 beraberlik aldı, tam 8 puan kaybetti.

- Deplasmanda kayıp 2 puan, iç sahada 8 puan...

- Seyirci gitti, Fenerbahçe bitti mi?

- Geri dörtlü niye bu kadar rahat geçiliyor?

- Stoperler hava toplarına niye bu kadar kolay vurduruyor?

- Beklerin önleri-arkaları neden bu kadar boş?

- Ön kenarların klasik adamları var mı? Varsa niye beklere yardım etmiyorlar?

- Ön kenar adamlar varsa, ortalar niye hep iki bekten geliyor da, ön kenar adamlardan gelmiyor?

- Sosa niye bu kadar dökülüyor? Korona partilerinde manşet oluyor da sahada niye olamıyor?

- Perotti, kalitesine rağmen adeta yürüyerek oynamıyor mu?- Mert Hakan ne zaman kendini bulacak? Bu sakatlığın etkisi daha geçmedi mi?

- Lemos’un torpili mi var? Transferde Erol Bulut’un istediği bir oyuncu olmadığına ve buna rağmen alındığına göre, oynaması için ısrar edenler mi var? Serdar Aziz varken Lemos oynar mı? Bu Pelkas nedir, ne yapar, ne oynar?

- Dört santrfor alındı. Thiam, Samatta, Ademi, Cisse... Ortada doğru dürüst bir santrfor yok, niye?

- Bu sıkıntıda Thiam santrfor oynamayacaksa ne zaman oynayacak?

- Hoca özgür idaresi ile on bir kuruyor mu? Yoksa takım içinde herkes kendi transferinin arkasında mı duruyor? İlk on bir için adil bir forma paylaşımı yapılabiliyor mu?

- Beşiktaş’ı gördük. Hücuma çıkarken müthiş hızlılar ve iki-üç pasta pozisyon buluyorlar. Fenerbahçe bu hızlı hücumları niye yapamıyor? Niye bu kadar yavaş ve yana oynuyor?

- Süper Lig’de Fenerbahçe’den daha ağır oynayan, daha yavaş hücuma çıkan ikinci bir takım var mı?

- Fenerbahçe’ye gelen her oyuncu niye geldiği noktadan daha geriye gidiyor?

- Fenerbahçe gibi bu kadar tecrübeli oyuncunun olduğu bir takım, yediği bir golle bu kadar dağılır mı?

- Takıma morali kim verecek, motivasyonu kim sağlayacak?

- Erol Hoca sürekli “Bu futbol bize yakışmadı” diyor. Yakışan futbolu ne zaman oynatacak?

- Erol Hoca’ya baskı yapmadan, görüşlerini aktarıyor musun, uyarıyor musun, her şeyi paylaşıyor musun? Sıkıntı büyümeden, krize dönüşmeden, telafisi olmayan noktalara gitmeden...El at Emre Belözoğlu... Yetiş Emre Belözoğlu... Çare sensin Emre...

Fenerbahçe’den daha kötüsünü görmedim

Maçları cumadan izlemeye başladım. Önce Ankaragücü-Trabzon haftanın açılış maçı...Cumartesi gündüz seansında 2-2 biten Gazişehir-Malatya, 3-3 biten Başakşehir-Denizli maçlarını...Akşamında Galatasaray’ın 4 gol attığı Rizespor karşılaşmasını...Pazar gündüz seansına 2-2 biten Erzurum-Antalya maçıyla başladım. Sonrasında Kasımpaşa-Gençlerbirliği ve Alanya-Konyaspor maçlarını dönüşümlü izledim.Son maç akşamında da, yani pazartesi akşamı Sivasspor-Göztepe ve Kayseri-Karagümrük maçları...Hepsini çok dikkatli izledim. 3 gol yiyen, 4 gol yiyen savunmalar, geri dörtlüler gördüm.Yemin ediyorum, Fenerbahçe geri dörtlüsü gibi kötü bir geri dörtlü görmedim.

Oğluna kurşun sıktı!

Bu nasıl baba böyle... Oğluna sanki kurşun sıktı.Tam derbi öncesi...“Benim oğlum küçükken Galatasaraylıydı. Ben Beşiktaşlıyım.”Bunların ne gereği var?Türkiye gibi komplo teorileriyle yaşayan bir ülkede bunlar söylenir mi?Baba Numanoğlu, işte eserin ortada...Tam yolun başındayken, bu Tugay Kaan Numanoğlu iyi hakem olacak derken...Evlat, en ağır darbeyi ‘Baba’dan yedi.

Önce maçı sonra kendini mahvetti

Beşiktaş’ın ikinci golü öncesi net faulü vermeliydi. Mert Hakan’a ikinci sarıyı çekmeliydi.Souza’nın sarısı kırmızı olmalıydı.Daha bunun gibi neler neler...Oysa ne kadar beğenmiş, güvenmiştik.Yazık etti...Hakem Tugay Kaan Numaoğlu...Önce maçı, sonra kendini mahvetti.

En büyük silah Sergen Yalçın

Sergen Yalçın’ın çok güçlü bir kişiliği var. Çok parlak futbol geçmişi var. İnsanları suya götürüp susuz getirecek aklı ve zekası var. Dünya işlerini umursamayan, kafasına göre takılan “Satmışım anasını” diyen bir anlayışı var.Çok değişik, çok güçlü bir figür Sergen Yalçın...Futbolcular bunu bilmiyor mu, biliyor. Futbolcular bunu görmüyor mu, görüyor.“At sahibine göre kişner” misali, ona göre vaziyet alıyorlar.Sergen Yalçın’ı kandırma şansları yok, Sergen Hoca hepsinden daha akıllı...Sergen Hoca’ya tepeden bakma şansları yok, Sergen Yalçın hepsinden daha iyi futbolcu...Kimse kusura bakmasın, Sergen Yalçın’ın elinde Galatasaray ve Fenerbahçe’ye oranla daha kısıtlı bir kadro var. Ama elindeki bu kadroyu parlatmasını, “maksimum” verim almasını biliyor.Cepheye giderken, asker komutanına güvenecek, inanacak. Savaş başka türlü kazanılmaz.Sahadaki duruştan, canını dişine takan oyun anlayışından bu çok açık belli...Beşiktaşlı oyuncular Sergen Yalçın’a inanıyorlar, güveniyorlar.Beşiktaş’ın şampiyonluk yarışındaki en büyük avantajı ne Atiba’sı, ne Aboubakar’ı... En büyük silahı Sergen Hoca’sı...

Ba-yıl-dım

- Alanya-Konya maçında Efecan’ın Babacar’a yaptığı müthiş asiste...

- Rize-Galatasaray maçında, kaleci Gökhan’ın Oğulcan’ın mükemmel şutunu çıkarışına...

- Denizlispor’da Lopez-Bergdich değişikliğini yapıp müthiş geri dönüşe imza atan Kenan Atik Hoca’ya...

- Trabzonlu Lewis Baker’in frikik golündeki büyük ustalığına...

- Başakşehir’de “Ben yedek kalmam” diye isyan golleri atan Gulbrandsen’e...

- Alanya’nın güncellenmiş Atom Karınca’sı Siopsis’in süper çalışkanlığına...

- Antalyasporlu Amilton’un 100 metrecileri kıskandıracak hızına...

- Malatyasporlu Adem Büyük’ün Gazişehir’e attığı olağanüstü gole...BA-YIL-DIM...

Sakın ha...
Değerli Yılmaz Vural Hocam... Dostum, kardeşim, hemşehrim...Şaka yapma, bizi ters köşeye atma...Gülen Adam’ın ağlatmasına alışkın değiliz. Sakın ha...

Şaşırtan gol

Erzurumspor’un son dakikada Antalya’ya attığı ve büyük tartışma yaratan gol çok garibime gitti. Gol öncesi Mina kılpayı ofsayt gibi... VAR buna nasıl “ofsayt” demedi şaşırdım. Mina’nın kafa vuruşu sırasında golü atan Gomes ofsayt... Top Gomes’e gelmeden Naldo’nun bariz şekilde elle oynaması var.Hakem Ali Şansalan VAR’a çağırıldı. Dakikalarca inceledi. Bekleniyor ki, ya ofsayt verip golü iptal edecek ya da penaltı verecek. Üstelik yardımcı hakemin de pozisyona ofsayt bayrağı çektiğini söyleyelim. Ali Şansalan, onca VAR incelemesinden sonra ne ofsayt, ne penaltı dedi, golü verdi.

Neyse ki Avcı var!

Trabzonspor’un yeni hocası Abdullah Avcı ile iki maçta 6 puan yapması, birer gol atsa bile bu maçları gol yemeden bitirmesi son derece önemli... Çünkü Trabzonspor’un özgüven için bir galibiyet serisine ihtiyacı var.Ancak  “Fırtına esti”, yok “Fırtına paramparça etti”, bunlar doğru değil... Futbolun gerçekleri ile örtüşen başlıklar değil... Maçı anlatan başlıklar hiç değiller.n Trabzonspor savunması toparlanmış gibi, bu çok iyi...n Trabzon orta alanda iyi pas yapıyor, klasik bir Avcı modeli, çok iyi...n Ancak Trabzon orta alan etkinliğini, rakip ceza alanına taşıyamıyor, bu kötü...n Trabzon’un en büyük silahı Nwakaeme ciddi anlamda suskun ve durgun, bu kötü...n Trabzon, Lewis Baker’in muhteşem frikik golü dışında, Ankaragücü kalecisini yere bile yatıramadı, bu ciddi anlamda düşündürücü...n Neyse ki takımın başında Abdullah Avcı var. Kolay gaza gelmez, gerçeği görür.

Aslanın hikayesi!

Bir Afrika atasözüdür; Aslan kendi hikayesini yazarsa, avcılara yazacak ve anlatacak hikaye kalmaz. Bu sözlerim Galatasaray için... Eğer Aslan oynadığı maçlarda kendi hikayesini yazarsa, karşısında kim olursa olsun, rakibe yapacak, yazacak ve anlatacak fazla bir şey kalmaz.Nitekim Rize’de öyle oldu. Aslan kendi oyununu oynayınca, Rizespor’a teslim olmaktan başka çare kalmadı.Üstelik, hep söylüyorum, Galatasaray’da her şeye rağmen kaliteli, geniş bir kadro var. Bu kadronun başında şampiyonluk yarışlarını, şampiyonlukları; yemiş, yutmuş, çoktan hazmetmiş bir hoca var. Örneğin;n Kalede Muslera yok ama Fatih idare ediyor. Çünkü son maçlarda kalesine doğru dürüst top bile gelmiyor.n İki bekin Omar ile Sarachhi yok ama, sağda Linnes, solda Emre Taşdemir ikisini de aratmıyor.n Luyindama oynamıyor, yerine Donk forma giyiyor, Luyindama’yı soran bile olmuyor.n Orta sahada Belhanda yoktu, eksikliği hissedildi mi? Emre Akbaba, Belhanda’yı arattı mı?n İlk defa on birde şans bulan Oğulcan’ın kimden eksiği var?n Diagne her maçta böyle ikişer-üçer atarsa, Falcao’yu kim arar, kim sorar?Bu kadar eleştirdiğimiz Galatasaray, şampiyonluğun peşin favorisi gösterilen Fenerbahçe ile aynı puanda ve liderin iki adım gerisinde... Üstelik bu Aslan, şimdiye kadar avcıların hikayelerini dinleyen Aslan... Bir de kendi hikayesini yazacak Aslan’ı düşünün.

Her derde derman 
Sağ beke, sol beke, stopere; Necip Uysal...Orta sahaya, sağ kanada, sol kanada; Necip Uysal...Kulübeye, sahaya, her yere; Necip Uysal...Çaya, çorbaya; Necip Uysal...Her derdin dermanı; Necip Uysal...

Parlak bir öneri

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl’ün çok ilginç ve dikkat çekici bir önerisi var. Bunu Akşam gazetesinde de yazmış. Cevdet Hoca diyor ki:“Futbol hep cezalar üstüne kurulu... Sarı kart, kırmızı kart... Doğru, oyunu bozana, ihlal edene bu cezalar verilmeli... Ama oyunu güzelleştirene, rakibe saygı duyana, futbolun ruhuna uyana niye ödül yok, niye herhangi bir teşvik yok? Sarı ve kırmızı kartların yanına bir de beyaz kart eklensin. Futbola saygı duyana, futbolu güzelleştirene çıkarılsın, kayıtlara geçsin, gerekirse sembolik olarak ödüllendirilsin.” Cevdet Hoca’nın ayağı son derece yere sağlam basan bu önerisini TFF iş edinir mi, UEFA’ya, FIFA’ya taşır mı acaba?

Aman dikkat!

Sadi Tekelioğlu, Trabzon altyapısının babasıdır. Deli - dolu, gözünü budaktan, sözünü adamdan esirgemeyen bir yapısı vardır. Sayısız genci şöhret basamaklarına taşıyan Sadi Hoca hafta ortasında “Abdülkadir Ömür, Yusuf Yazıcı’nın yarısı kadar çalışmıyor” diye açıklama yaptı.Sadi Hoca boş konuşmaz. Aman Abdülkadir kardeş, dikkat...

HAFTANIN GOLLERİ Adem (Malatyaspor), Lewis Baker (Trabzon), Taylan (G.Saray), Gulbrandsen (B.Şehir-2. golü), Demba Ba (Başakşehir), Babacar (Alanyaspor), Gökdeniz (Antalya)

Haftanın kötüleri
Beşiktaş karşısında berbat oynayan F.Bahçe...Galatasaray’a resmen teslim olan Rizespor...Denizli’den son yarım saatte üç gol yiyen Başakşehir...Kendi sahasında henüz maç kazanamayan Sivasspor...

ŞEREF KÜRSÜSÜ: Beşiktaş futbol takımı, Sergen Yalçın (Beşiktaş Teknik Direktörü)

TAKIMI: Beşiktaş, Galatasaray, Göztepe

TEKNİK DİREKTÖRÜ: Fatih Terim (G.Saray), Kenan Atik (Denizli), İlhan Palut (Göztepe)

FUTBOLCUSU: Lewis Baker (Trabzon), Marcao, Taylan, Oğulcan, Emre Akbaba, Diagne (G.Saray), Rıdvan, Aboubakar, Mensah (Beşiktaş), Gulbrandsen (Başakşehir), Hodziç, Ramazan (K.Paşa), Siopsis (Alanya), Halil, Atınç, Murat (Göztepe)