Son dört maçında 22 gol atmış... Üstelik dört maçtan biri Portekiz şampiyonu Sporting ile ki ona da 5 gol atmış... Maçtan önce bu kadar eksik Beşiktaş, bu kadar formda bir Ajax karşısında ne yapacak ne edecek diye çok tasalandı herkes.
Skor hiç önemli değil. Beşiktaş bu kadar eksiğe rağmen ortaya bir oyun karakteri koyabildi. 10. dakikada Batshuayi’nin direkten dönen topu gol olsa sonuç nasıl olurdu bilemeyiz ama Beşiktaş bu atağın bir tesadüf olmadığını dünkü oyun anlayışıyla gösterdi.17. dakikada Berghuis’in ayağından gelen gol, eksik Beşiktaş karşısındaki Ajax’ın tarihi bir skor yakalamasını mı haberdar ediyordu derken, Beşiktaş taktiksel olarak yapılmasını gerekeni yapmaya çalışıyordu.
43. dakikada Haller’in attığı golle 2-0 geriye düşen Beşiktaş, gücü yettiği kadar hem savunma yaptı hem de gol bulmaya çalıştı.İkinci yarıda ise Ajax, skorun verdiği avantajla oyunu kontrol altında tutmaya çalıştı. Beşiktaş ise risk almadan açık alan bırakmadan, oyunun kalan bölümünü oynamaya çalıştı. 62. dakikada ise sadece bana değil çoğunluğa göre bir hakem skandalı yaşandı. Kenan’ın attığı gol öncesi yaşanan omuz omuza mücadele, anlaşılan maçın hakemi Bastien’in futbol anlayışına göre faul. Halbuki bu maçın içerisinde böylesine çok ikili mücadele oldu. Bir parantez ise Beşiktaş’ın gençlerine açalım. Can, Ersin, Rıdvan, Serdar ve Berkay alışık olmadıkları Şampiyonlar Ligi’nde eksikleri olsa da alkışı hak ettiler. Hatta oyuna giremeyen Ege ve Emirhan bile. Bazen kaybederken kazanırsınız.