Geri Dön

Galatasaray'da maçın ardından olay sözler! 'Neden geldim İstanbul’a'

Son dakika haberi... Spor Toto Süper Lig’in 22’nci haftasında Galatasaray, kendi sahasında Kasımpaşa’ya 3-1 mağlup oldu. Zor günler geçiren sarı-kırmızılı takımın düşme hattındaki Kasımpaşa'ya yenilmesi camiada büyük üzüntü yaratırken spor yazarları bu mücadeleyi köşe yazılarında değerlendirdi.

Galatasaray'da maçın ardından olay sözler! 'Neden geldim İstanbul’a'

Süper Lig'de belki de tarihinin en kötü günlerini geçiren Galatasaray, küme düşme hattında yer alan rakibi Kasımpaşa'ya Nef Stadyumu'nda 3-1 mağlup oldu.

Kötü gidişatı değiştirmek adına Fatih Terim'le yollarını ayıran sarı-kırmızılı kulüp yeni hoca Torrent yönetiminde beklemediği bir yenilgi daha alıp ligin dibine yaklaşmaya devam etti.

Spor yazarları da Galatasaray'ın Kasımpaşa'dan aldığı 3-1'lik şok yenilgiyi köşe yazılarında değerlendirdi. İşte o yazılar;

Bu takıma hoca dayanmaz - Osman Şenher (Milliyet)

Hatayspor maçında hakem ağırlıklı yazmıştım. Dün gece ise hakemden hiç bahsetmemek için karar almıştım. Ne yalan söyleyeyim hata da yapacağını düşünmüyordum. Ama Galatasaray mağlup durumdayken 70’li dakikalarda VAR hakemiyle beraber öyle bir hata yaptılar ki, yazmazsam herhalde tepki görürüm diye düşündüm. Kasımpaşalı Travnik, Emre Kılınç ile 18’in içinde ikili mücadeleye giriyor. Travnik yere düşüyor, kolları açık vaziyette top eline çarpıyor ve hakem ‘devam’ diyor. Kaç gündür maçlar seyrediyoruz, bir sürü penaltılar gördük, daha basit pozisyonlarda bütün hakemler penaltı veriyor. Maalesef hakem Tugay Kaan Numanoğlu VAR ile konuşarak vermedi. Hakikaten günah! Üstelik Travnik ikinci sarı karttan oyundan atılacaktı. Ama Galatasaray zaten top oynamıyor. Hakemleri de aşıp maçlardan puan alması çok zor. Galibiyetten vazgeçtim, berabere bitirmesi de çok zor. Gelelim oynanan futbola...

'İspanyol hocanın da ömrü uzun olmaz'

Kasımpaşa eski Galatasaray olmuş; Galatasaray da küme düşmemeye oynayan bir takım hüviyetine bürünmüş. Bakın, bu takım Fatih Terim’i yedi. İspanyol hocanın da ömrü uzun olmaz. Çünkü ne defansı, ne orta sahası, ne forveti maçı koparacak kalitede değil. Hele orta saha evlere şenlik. Berkan ile Taylan oynuyor, bu çocukları eleştiriyoruz. Dün gece Alpaslan ile Van Aanholt göbekte oynadı. Bu sefer Berkan ile Taylan’ı aradık. Yani bir türlü dikiş tutmuyor. Donk, Kasımpaşa’nın golünü defanstan çıkıp atıyor, peki bu oyuncuyu kim takip edecek? Halil Dervişoğlu… Peki Halil takip ediyor mu? Etmiyor. Halil dün gece bir gol attı, bir de gol yedirdi, gerçek bu!

Cicaldau, Kerem, Morutan, sağlam oturmuş rakip defansa hiç baskı yapamadılar. Alpaslan, Van Aanholt hücuma çıkamadılar. Peki günümüzün futbolu böyle mi oynanıyor? Kasımpaşa’nın stoperi çıkıyor gol atıyor, sarı-kırmızılıların stoperleri hücuma çıkmak için pozisyon bulamıyor. Nelsson için övgüler yağdırıyordum, o da dün gece çok başarısızdı.

'En az iki kaliteli futbolcu alınmazsa...'

Esasında ne defansın, ne orta sahanın ne de forvetin dengesi yok. Bu takım erozyona uğramış. Sezon başı kadro mühendisliği yanlış yapılmış. Her futbolcu Galatasaray forması giyemez, bu forma çok ağırdır. Bunu taşımak kolay değildir. Esas zorluklar şimdi başlıyor. Bu hafta Trabzonspor, daha sonra Alanyaspor deplasmanı. Bu takıma en az iki kaliteli futbolcu alınmazsa, korkarım Galatasaray çok kötü durumlara düşer. Son sözüm de Kasımpaşa için... Ne söyleyeyim, galibiyeti hak ettiler, harika mücadele ettiler, topu daha iyi kullandılar, galibiyeti daha çok istediler ve hak ettikleri üç puanı aldılar.

 

Neden geldim İstanbul’a! - Bülent Timurlenk (Sabah)

G.Saray santra noktasına yürürken ardında kendisini yıkan futbolcusu Yunus Akgün, kalesinde devleşen Okan Kocuk ve Hatay'a hat-trick yapan Emre Akbaba ekleniyor. Sezon özeti olmasa bile bu büyük bir parçası… Kadro açıklandığında "3-4-2-1 mi acaba diziliş?" sorusu da mantıklı ama Galatasaray orta sahayı Alpaslan ve Van Aanholt ile oynuyor. Evet, Berkan ve Taylan yok ama ligde 36 puanı da onların oyunuyla kaybetmiş bu takım…

Kalede kaleci var ama yok, Marcao ve Kerem dışında formanın hakkını verecek futbolcu da yok. Kasımpaşa yüklenirken yiyor golü ardından "yaşlı ama futbolcu" Donk, beraberliği getiriyor. Kasımpaşa geçici teknik adamıyla arka arkaya 4 galibiyet alırken, futbolun doğrularını yaptı, unutmadan bir "santrfor"u vardı: Umut Bozok

İkinci yarıda G.Saray'ın futbolunu saha dışıyla tarif etmek çok daha doğru: Hollanda'da yaşayan, orada kulüp yöneticisi ortağı olan; G.Saray yönetimine judo şubesi sorumlusu olarak giren; futboldan anlamadığını, futbol aklının menajer ortağı olduğunu söyleyen ama Guardiola'nın yardımcısıyla başkanın direktifi üzere görüşen ve muhtemelen dün stadyumda olmayan bir yöneticisi var Galatasaray'ın…

Takımın yaş ortalamasını düşürmek, kalite dengesini korumak için seçimden sonra 30 milyon Euro harcamadan Luis Campos'u İstanbul'a çağırabilirdiniz, güzel havada gömlekle izlerdi bir maçı... Avrupa futbolunun en önemli futbol akıllarından biri dün Galatasaray'ı buz gibi havada izlerken bilmediği bir türkü çalıyordu belki de kulaklarında: "Neden geldim İstanbul'a..."

Campos'un gördükleri - Nevzat Dindar (Milliyet)

Galatasaray düşme potasına doğru hızla yaklaşıyor. Çalkantılı günler geçiren sarı-kırmızılılar kan kaybetmeye, puan dağıtmaya devam ediyor. Aslan’ı yenenler kervanına dün de Kasımpaşa eklendi. 

Yeni hocası Domenec Torrent yönetiminde ikinci maçını da kaybeden sarı-kırmızılılarda NEF Stadı’nda tribündeki taraftarlar hem yönetimi hem de oyucuları protesto etti.

Torrent her maç hatalı gol yiyen İsmail Çipe’ye yine 11’de şans verirken sarı-kırmızılı futbolcuların yeni oyun planına uyum sağlayamadığı gözlendi. Torrent’in Alpaslan ve Aanholt gibi isimleri orta alanda oynatması ise sürpriz diğer tercihleriydi. 

Beklendiği gibi Galatasaray kötü, Kasımpaşa iyi başladı. Son haftaların formda takımı Kasımpaşa ilk 7 dakikada iki farklı öne geçebilirdi. Galatasaray’daki uyum sorunu ciddi problemler yarattı. 

Buna rağmen sürpriz bir golle öne geçti sarı-kırmızılılar. Kasımpaşa önde yakalanırken geçiş hücumunda Halil Dervişoğlu topu iyi sürdü ve 39’da Galatasaray’ı öne geçirdi. Devrenin sonunda ise Donk eşitliği sağlayan isim oldu. Bu gol paniklemek için yeterliydi! Üstelik tribünlerde de protestolar başlamıştı. 60’ta Umut Bozok klas bir vuruşla Kasımpaşa’yı 2-1 öne geçirdi. NEF Stadı iyice yangın yerine döndü. Artık “Yönetim istifa”, “İmparator Fatih Terim” tezahüratları ile beraber oyunculara ağır küfürler edilmeye başlandı. Kabus gibi gecenin finalinde ise 90+5’te Varga sahneye çıktı: 1-3. Bu sonuçla Galatasaray iyice dibe vururken 23. hafta sonunda ligden düşme korkusunu yaşamaya başladı. Dün gece maçı izleyen dünyaca ünlü futbol adamı Luis Campos belki de kariyeri boyunca yaşamadığı şeyleri bir maçta gördü! M. City ve Real Madrid’e de danışmanlık yapan Campos dün geceden sonra acaba neler düşünmüştür?

 

Cim Bom'un penaltısını atladı - Deniz Çoban (Fanatik)

Dün akşam oynanan maçın hakemi bir pozisyon dışında kritik bir durumla karşılaşmadı. Onun için kolay maç oldu. Bazı faul ve kart hataları yaptı. Maçta karşılaştığı tek kritik an bir penaltı beklentisiydi. 70'te soldan ceza sahasına giren Emre Kılınç'ın karşısına çıkan Travnik; risk alarak, kolunu başının gerisinde genişleterek, kayarak bir müdahalede bulundu. Emre’nin oynadığı top, Travnik’in ayağından sekerek vücudundan dışarı doğru genişlettiği koluna temas etti. Bu net bir penaltıydı. Hakemin penaltı kararı vermesi gerekirdi ancak oyunu devam ettirdi. Bu pozisyon dışında da maçta bazı cılız penaltı beklentileri oldu. O pozisyonlarda hakemin devam kararları doğruydu.

 

Torrent harakiri yaptı - Ömer Üründül (Sabah)

Dün gece karşılıklı hataların olduğu, kopuk kopuk bir futbol izledik. Galatasaraylı futbolcular hırslıydı. Kötü gidişe son vermek istiyorlardı. Ancak garip orta saha kurgusu ile oyunu domine etmeleri ve organize olmaları mümkün değildi. Kırk yıl düşünsem Van Aanholt-Alpaslan-Cicaldau'dan bir orta saha oluşturmak aklımın ucuna bile gelmezdi.

İlk yarıda Galatasaray iki pozisyon kaçırdı. Kalesindeki bir korner dönüşünde de kontratakta, 31'inci dakikaya kadar sahada hiç görünmeyen Halil, güzel götürdüğü atağı kaliteli bir plase ile golle sonlandırdı. Ama Kasımpaşa maçın başında Umut'la net bir gol kaçırmıştı. Devre biterken de Donk ile beraberlik golünü attı.

İkinci yarıda Galatasaray yine golü bulmak istiyordu ve o aradaki tempoda da maçın kırılma anı geldi. Kasımpaşa'nın hediye ettiği bir pozisyonda Kerem yüzde yüzlük fırsatı aynı pozisyonda iki kere kaçırdı. Kısa süre sonra da Kasımpaşa'yı öne geçiren gol geldi. Ondan sonra teknik direktör Torrent'in oyuncu değişiklikleri başladı. Aslında Kasımpaşa önde olmasına rağmen açık oynuyor, yanlış yapıyordu. Çünkü deplasmanda galipsin, rakibin de üç tane sprinteri var. Ama Galatasaray o kadar kötüydü ki bu ortamdan da faydalanamadı. Üstüne üstlük uzatmada da üçüncü golü yedi

Hem takım hem yönetim hem taraftar için zor günler başlıyor. İspanyol teknik direktör de eğer böyle kadroda ve taktikte harakiri tipi maceralara devam ederse kaostan kurtulmak daha da zor olur.

Kasımpaşa dünkü galibiyetle 4'te 4 yaptı. Gerçekten çok büyük bir başarı. Takım halinde iyi oynamaya çalıştılar. Bir kişi öne çıkacaksa "Donk" derim. Yalnız yeni yabancıları Mamadou Fall çok enteresan bir oyuncu. Kısa sürede adından ciddi biçimde bahsedileceği görüşündeyim. Hakem Numanoğlu neticeye tesir etmeyen bazı hatalı kararlar verdiyse de çok büyük iki artısı vardı. Biri her zamanki gibi çok soğukkanlıydı. İkincisi de objektifti. En önemlisi de bu...

 

Elmas ve avaneleri kına yaksın! - Ahmet Çakar (Sabah)

Şimdi herkes müsait bir yerine kına yakabilir... Başta Burak Elmas ve avaneleri sonra da Taksim Meydanı'nda Mehter Takımı'nı izleyen İspanyol turist gibi davranan Torrent efendi... Bir kaç hafta öncesine kadar düşme ihtimali çok yüksek Kasımpaşa ile Galatasaray arasındaki puan farkı şu an sadece 3...

Galatasaray ufak ufak düşme potasına yürüyor. Şurası bir gerçek ki gerek takım gerek bireysel savunmada Türkiye'nin en kötüsü Galatasaray. Yedikleri gollere bakın... İlk golde kornerde ceza sahasında 6 tane Galatasaraylı oyuncu var ama Donk bomboş hiçbir markaj altında kalmadan golü yapıyor. İkinci Kasımpaşa golünde ise Umut, topu aldığında üç metre çapındaki dairede hiçbir Galatasaraylı oyuncu yok. Kaleye sadece 6-7 metre uzakta ve topu düzeltip vurabiliyor. Üçüncü golde de slalom yapar gibi Kasımpaşalı oyuncular destan yazıp golü atıyorlar. Böyle golleri ancak veteran takımlar yer. Oysa Galatasaray, Halil'in golüyle maça önde başlamıştı. Bir kontratakla ve Ertuğrul'un gereksiz öne çıkışıyla gol gelmişti. Bir de ikinci yarıda Kerem'in direkten dönen topu... İşte Galatasaray takımı bu.

Kenarda Torrent diye bir hoca var. Galatasaray gol atıyor, suni hafif bir sevinme, maç boyu poker face suratıyla hiçbir reaksiyon göstermeyen kifayetsiz işi kafasında ve ruhunda bitirmiş bir adam. İşte Burak Elmas ve yöneticilerinin eseri bu.

Kasımpaşa'yı kutlamak lazım. Kazana kazana düşme potasının üzerine çıktılar. Ve kutlanacak diğer isim de hakem Tugay Kaan Numanoğlu. Türkiye'nin en soğukkanlı, en sakin hakemi. Asla oyuncuyu tahrik etmiyor. Topa ve rakibe yapılan hareketleri mükemmel süzdü. Kusursuza yakın bir maç yönetti.

 

Galatasarayda maçın ardından olay sözler Neden geldim İstanbul’a

Dursun Özbek: Bizde sen ben yok sadece Galatasaray var
YAZARLAR
TÜM YAZARLAR

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber