Çok değil, iki ay kadar önce unumuzu elemiş, eleğimizi duvara asmış, üstüne Şenol hocayı da yolcu etmiştik. Katar’da seyirci olmayı kabullenmiş, gelecek turnuvalar için uzun vadeli planlar bile yapmıştık.

İşte futbol böyle güzel bir oyun... Her şey bitti dediğin bir anda yeniden başlayabiliyorsun... Oyuncular aynı oyuncular. Oyun kalitemizde bir değişiklik yok. Sistemde bir-iki küçük dokunuş dışında eski tas eski hamam konumundayız... Ama hala Dünya Kupası’na gidebilme umudumuz var. İyi bir kurayla Play-Off’ta bu şansı yakalamak mümkün. Ancak gerçekçi olalım. Henüz iyi bir takım görüntüsünü ve elbette performansını ortaya koyan bir ekip değiliz.

Vasat bir oyunla istediğimiz sonucu aldık. Stefan Kuntz’un Karadağ’ı iyi çalıştığı, oyunculara da bunu iyi aktardığını çok net bir şekilde söyleyebiliriz. Ne var ki oyuncularımız Kuntz’un anlattıklarını uygulamada özellikle de ilk 45 dakikada becerikli olamadılar. 4. dakikada gelen golle bu belirttiğim uygulamadaki eksiklikler çok net ortaya çıktı. Berat, milli takımımızın yumuşak karnıydı. Zeki’nin boşalttığı alanı kontrol etmesi gereken Berat, o alanda çok ciddi boşluklar vermemize, Karadağ’ın da etkili hücumlar geliştirmesine neden oldu. Abdülkadir, Zeki ve Berat üçgenindeki ciddi kademe eksikliği hem göbekte çok top kaybetmemize neden oldu, hem dönen topları kontrol edemedik, hem de temponun düşük olması sorunu ortaya çıktı. Buna bir de Burak’ın etkisizliği ve Halil’in çok top ezmesi dahil olunca ilk 45 dakika beraberliği yakalamamıza rağmen kabus gibi geçti.

İkinci yarıya bir oyuncu değişikliği bir de saha içinde görev değişikliği hamlesi ile başladık. Kuntz’un bir iki küçük dokunuşu yani Berat’ın yerine Orkun’u alması, Hakan Çalhanoğlu’nu da stoperlerin önüne çekmesi ortaya daha farklı bir milli takım çıkarttı. Daha iyi top çevirmeye, daha geniş alan kullanmaya başladık. Bunun sonucu da hızlı bir şekilde geldi. Orkun’un golü Play-Off’ların kapısını ardına kadar bize açtı. İkinci gol hem özgüvenimizi yükseltti hem de takım olarak rahatlamamızı sağladı. Sonrasında yerinde oyuncu değişiklikleri ile zaten kontrolümüzde olan oyunu istediğimiz gibi bitirerek umudumuzu Mart ayına taşıdık.

Bu maça Play-Off’a kalma hesabıyla çıktık, hesabımız tuttu. Ne var ki gerçekçi olmak lazım. Dünkü milli takım şu anda Play-Off’ta yer alan ülkelerden hiç birini yenebilecek mesajı bize vermedi. Sonuç olarak üzerimizdeki ölü toprağını attığımız bir gerçek ama hala o içinde bulunduğumuz grogi durumundan çıkabilmiş değiliz. Bir tek yumruk dahi yesek yerden kalkamayacakmış gibi görünüyoruz. Şimdilik Play-Off gongu imdadımıza yetişti. Marta kadar tadını çıkaralım!