Tesadüf değil, bir altın çağ ekolü

8 Eylül 2026

Spor tarihi, anlık parlamalarla unutulmaz zaferler kazanan nice takımlarla doludur. Ancak sürdürülebilir bir dominasyon inşa etmek, başarıyı tesadüf olmaktan çıkarıp bir “ekol” haline getirmek bambaşka bir vizyon gerektirir. Bugün Türk kadın voleybolunun katettiği mesafe, tam olarak bu tanımın karşılığıdır: Bir Altın Çağ.

Bunun en somut ve epik kanı tını iki yılın hikayesinde yaşadık. 2025’te Tayland’daki FIVB Dünya Şampiyonası finalinde, voleybolun devlerinden İtalya’ya karar setinde 3-2 mağlup olarak tarihimizde ilk kez Dünya ikincisi olmuş ve gümüş madalyayı boynumuza takmıştık. O gün salondan hüzünle ayrılan Filenin Sultanları için bu bir son değil, devasa bir hesaplaşmanın başlangıcıydı.

Nitekim tam bir yıl sonra, Avrupa Şampiyonası finalinde senaryo yeniden yazıldı. Tribünleri dolduran binlerin nefesini tuttuğu o tarihi gecede, kadrosunu daha da güçlendirmiş olarak karşımıza çıkan aynı İtalya’yı karar setinde 3-2 devirerek Avrupa Şampiyonu olduk. Tayland’da yarım kalan hikaye, İstanbul’da altın madalyayla taçlandı.

Yazının Devamı

Eski köye yeni adet

16 Ağustos 2026

Daha birinci haftadan Fenerbahçe’nin defosu ortaya çıktı... O defo, kendini bir türlü geliştiremeyen İsmail Kartal’dan başkası değil.

Dört tane Şampiyonlar Ligi ön eleme maçı oynamışsın. Bu karşılaşmaların hepsinde yüksek tempolu bir oyun sergilemiş, özellikle savunma ve orta alan bağlantısındaki kusursuz performansla alkış toplamışsın. Elinde böylesine pozitif veriler varken, hangi akla hizmet anlamak mümkün değil, ligin ilk maçına rotasyonla çıkıyorsun. Beş oyuncuyu dinlendirmek için kenarda oturtuyorsun, takım da kuma oturuyor.

Guendouzi, Kante performanslarını haftalardır söylemeyen, alkışlamayan, örnek göstermeyen neredeyse hiç kalmadı.

Sen kalkıp önce burayı bozuyorsun. Ardından en çok işleyen kanadın sağ tarafı yedek bankına hapsediyorsun. Yetmiyor, bir de sol tarafını toptan değiştiriyorsun. Ortada ne düzen kalıyor, ne tempo kalıyor ne de takım.

Hadi tüm bunları bir 45 dakika için kabul edebiliriz; ey sevgili hocam, soyunma odasında ikinci 45’e oyuncu değişikliği ile çıkmak hiç mi aklına gelmedi? Önceki

Yazının Devamı

Biz voleybol ülkesiyiz

2 Ağustos 2026

Bugün dünya voleybolunun zirvesinde gururla dalgalanan Türk bayrağı, anlık tesadüflerin değil; ilmek ilmek işlenmiş planlamanın, çelik gibi sağlam bir altyapının, adanmış ömürlerin ve sınırları zorlayan cesur bir vizyonun eseridir. “Filenin Sultanları”nın küresel ölçekteki dominasyonu, tek bir jenerasyonun parlamasından ibaret değil; arkasında yarım asrı aşan devasa bir strateji külliyatı barındırıyor.

Efsanevi laboratuvar

Türk kadın voleybolunun modern tarihini yazmaya başlayacaksak, aklımıza gelecek ilk isim kuşkusuz Cengiz Göllü’dür. Göllü, sadece teknik bir adam değil; Türk voleybolunun kurucu aklı, taktiksel disiplinin ve sarsılmaz çalışma ahlakının babasıdır. Onun oyuna kazandırdığı standartlar, o dönem için hayal dahi edilemeyen profesyonel bir zihniyetin temelini attı.

Bu vizyonun sahaya indiği ana laboratuvar ise Eczacıbaşı oldu. Eczacıbaşı Spor Kulübü, Türk sporu için sadece bir kulüp değil; kurumsallaşmanın, altyapı yatırımlarının ve “sürdürülebilir başarı” modelinin

Yazının Devamı

Dünya Kupası ve Milliyet Spor...

22 Temmuz 2026

Dünya Kupaları gelir, geçer... Şampiyonlar değişir, yıldızlar bir bir sahneye çıkar, unutulmaz finaller oynanır. Bir süre sonra kupayı kimin kaldırdığı bile hatırlanmaz. Ama geriye, o büyük organizasyonu geleceğe taşıyan gazetecilik kalır.

Milliyet Spor, 2026 FIFA Dünya Kupası’na tam da bu anlayışla hazırlandı. İlk düdüğü bekleyen bir spor servisi olmadık; hazırlıklara aylar öncesinden başladık. Turnuvaya otuz gün kala startını verdiğimiz ve 10 Haziran’da yayımladığımız 48 sayfalık özel ek, bu yaklaşımın en somut göstergesiydi. Günler süren araştırmaların, yazıların, grafik çalışmalarının ve editoryal planlamanın ürünü olan bu yayın; fikstürleri sıralayan klasik bir ek değil, futbol tarihinden ev sahibi şehirlere, statlardan yıldız oyunculara, teknik analizlerden turnuvanın bilinmeyen yönlerine uzanan kapsamlı bir başvuru kaynağıydı.

Amerika Birleşik Devletleri’ne turnuvayı takip etmek için giden bazı meslektaşlarımız bu özel eki de yanlarında götürdü. FIFA medya merkezinde büyük ilgi gören yayın, kısa

Yazının Devamı

Tercihler ve mesajlar

3 Ekim 2025

Çok önemli bir galibiyet... Hem motivasyon anlamında hem Avrupa’da yola devam etme anlamında, hem de seyirciyi bütünleştirme anlamında üç puanın çok ama çok ötesinde bir kazanım bu... Ve bu kazanımda etkileyici sonuçların çıkması gereken hem performanslar hem mesajlar hem de dersler var...
Bu galibiyetle Tedesco yerini bir hayli sağlamlaştırdı. Öyle anormal beklenmedik sonuçlar olmadıkça “Tedesco gider, Aykut Kocaman gelir” söylemlerini uzun süre hem okumayız hem de dinlemeyiz... Sadece Tedesco değil yeni sistem oyuncu tercihleri de “Tedesco gitsin” noktasında tartışmaya açılmaz...
Bu maçtan çıkarılacak ilk sonuç; yeni hocanın yeni sisteminin tutmak üzere olduğu ama bu sistemin olmazsa olmazı hız ve çabukluğun yeterli seviyeye ulaşmadığıdır. Hatırlayalım, ilk 15 dakika 4-1-4-1 oynayan Fenerbahçe Asensio ve Talisca’dan oluşan yumuşacık orta sahasına rağmen yüksek vitesle oynayınca hem gol buldu hem de rakibi tedirgin etti, asıl önemlisi ve gol kadar değerli oyunu neredeyse orta sahaya kadar

Yazının Devamı

Ne köy olur, ne kasaba!

22 Eylül 2025

Ligin 6. haftası, tarihinin en pahalı kadrosunu kuran Fenerbahçe 6 puan kaybetmiş, maç oynanırken koltuğunu yitiren eski başkan Ali Koç şampiyonluk sözü veriyor, yeni gelen Sadettin Saran, ‘Biz bu takımın arkasındayız’ diyor. Oysa takım, takım olmaktan çok uzak... Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim; böyle oynamaya devam ederlerse, Tedesco fanteziler yapmayı sürdürürse bu takımdan ne köy olur ne kasaba...
Şampiyonluk mu? Onu geçin o çoktan bir sonraki sezonun hayali oldu bile.
Fenerbahçe’nin ilk 11’i açıklanınca, seçimde olan akıllar birden maça döndü. Çünkü Tedesco hem şaşırtıcı hem de tedirgin edici bir 11 sahaya sürmüştü. İlk 6 haftanın gol yükünü çeken En Nesyri kenarda, fizik olarak hazır olmayan Semedo’nun yerine oyunun temposunu yükselttiğini bildiğimiz Mert Müldür kenarda, sol tarafın ritmini sürekli yukarıda tutan Archie Brown kesik yemiş, dinlendirilmesi beklenen Talisca santrfor olarak sahaya sürülmüştü.
Tedesco’nun bu

Yazının Devamı

Oğuz-İrfan A.Ş

1 Eylül 2025

Çok merak ediyorum. Jose Mourinho dünkü maçı seyretmiş midir? Her ne kadar Lizbon’da uçaktan indiğinde “Eve gidip Porto maçını izleyeceğim. Fenerbahçe defteri artık kapandı” açıklamasını yapmış olsa bile, ben Gençlerbirliği maçını izlediğini düşünüyorum... Ve neredeyse hiç oynatmadığı İrfan Can Kahveci’yi, az oynatıp turşusunu kurduğu Oğuz’u seyredince nasıl bir hata yaptığını anlamıştır diye tahmin ediyorum.
Meslektaşı Zeki Murat Göle hiç risk almadan her oyuncuyu orjinal yerinde oynatarak ve hem de ilk 45 dakikada performans alarak güle oynaya maçı kazandı. Mourinho olsa Fenerbahçe taraftarı yine ölüp ölüp dirilirdi. Biz dünkü maçı Fenerbahçe’den ayrılmış olsa bile bıraktığı büyük hasar nedeniyle yine Jose Mourinho üzerinden okuyabiliriz. Çok sayıda gönderme yapıp, arkasından konuşabiliriz. Oysa gerek yok. Çünkü görünen köy kılavuz istemiyor. Şapkadan tavşan çıkarmak yerine, doğru ve eldeki kadroya göre bir oyun

Yazının Devamı

Mourinho böyle istedi

21 Ağustos 2025

Benfica Teknik Direktörü Bruno Lage, ustası Jose Mourinho’ya ilk maçta ciddi bir üstünlük sağladı. O üstünlük, dersine iyi çalışmanın getirdiği sonuçtu. Lage’nin izlemesi gereken bir tek maç vardı, o da ligdeki Göztepe karşılaşmasıydı. Benfica’nın hocası bunu son derece iyi yapmış, ona göre Ivanovicsiz bir kadroyla çıkıp, Fenerbahçe’nin kanatlarını kapatarak rakiplerinin ana damarlarını neredeyse kesti. İstediği bir de goldü, Allah’tan o olmadı.
İşte bu kadar kolay Fenerbahçe’yi çözmek... Son maçını birkaç kere dikkatlice izleyip oyuncularına defoları aktarınca, sarı-lacivertlileri durdurmak son derece kolay bir iş... Üreticisi olmayan, oyun kurucudan yoksun ve tek şablonla oynayan bir takımı çözmek için de zaten profesör olmaya gerek yok. Biraz sert oyun, kalabalık bir savunma, ne oynadığını bilmeyen Fenerbahçe’yi durdurmaya yetti de arttı bile...
Benfica son 20 dakikada 10 kişi kalınca, hani formatta biraz değişiklik olur mu, Mourinho kenardan hemen müdahale eder mi diye

Yazının Devamı