Üç büyükler olarak adlandırılan Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş haftayı hüsranla kapattılar. Galatasaray, ligde son sırada bulunan ve on kişi kalmış Ankaragücü karşısında 88.dakikaya 2-0 önde girmesine rağmen arka arkaya yediği gollerle karşılaşmadan 2- 2 beraberlikle ayrıldı. Cumartesi gecesi oynanan mücadelenin kırılma anı ise Marcao’nun yaptığı anlamsız penaltıydı. Adeta bir Amerikan güreşçisi gibi rakibine müdahale eden Marcao’nun neden olduğu penaltı, skorun 2-1’e gelmesine ve Ankaragücü’nün direnç kazanarak maça ortak olmasına neden oldu. Galatasaraylı futbolcular ise panik havasına girdiler. Nitekim bu ortam, kısa bir süre sonra beraberlik golünün gelmesine sebep oldu.

On kişi kalmalarına rağmen inançla mücadele eden, oyunu bırakmayan ve Galatasaray gibi bir rakibe karşı deplasmanda skoru 2-0’dan 2-2’ye getiren Ankaragücü takımını tebrik etmek gerekiyor. Çok büyük bir iş başardılar. Galatasaray ise müsait pozisyonlarda atamadığı gollere yandı. Ama ne olursa olsun Galatasaray gibi bir takımın böyle bir duruma düşmemesi gerekirdi.

Dün ise gündüz seansında Fenerbahçe, deplasmanda Demir Grup Sivasspor’a 3-1 mağlup olmaktan kurtulamadı. Esasen, ilk 12 dakika Fenerbahçe’nin üstünlüğüyle geçildi. Ancak bu dakikadan sonra ev sahibi Sivasspor oyunda dengeyi kurdu ve istediklerini sahaya yansıttı. Fenerbahçe defansının arkasına kaçırdıkları adamlarla gol bulmayı planlayan kırmızı- beyazlılar, bunda oldukça başarılı oldular. Fenerbahçe, Deniz Türüç’ün golüyle umutlansa da 90+4’de Rodrigues ve Ozan Tufan’ın sorumsuzca gördükleri kırmızı kartlar, sarı- lacivertlileri tamamen oyundan düşürdü. Nitekim kısa bir süre sonra da Sivasspor’un üçüncü golü geldi.

Aynı Galatasaray gibi Fenerbahçe de tam olarak tat ve güven vermiyor. Oyuncu performanslarında devamlılık yok. Sürekli stoper baskısında kalan Vedat Muriqi, ikinci yarıda top almak için orta sahaya kadar geldi, bir şeyler yapmak için çabaladı. Ozan Tufan özellikle ikinci yarıda çok çalıştı. Rodrigues ise özellikle ilk yarıda takımının en etkili ismiydi. Ama ikinci yarıda başına buyruk bir görüntü sergiledi. Nitekim ikinci gol onun kaptırdığı bir top sonucunda geldi. Ayrıca bu iki isim, skor 2-1 iken gördükleri kırmızı kartlarla büyük bir sorumsuzluk örneği sergilediler. Kaldı ki, o bölümde skorun 2-1’e gelmesinden dolayı Fenerbahçe bir ivme kazanmış, Sivasspor ise dağınık bir görüntü sergilemeye başlamıştı. O nedenle bu iki futbolcu, gördükleri kırmızı kartlarla adeta takımlarına ihanet ettiler.

Bu arada Deniz Türüç’ün oyuna girdikten sonra gösterdiği performanstan Ersun Yanal’ın gerekli mesajı alması gerekiyor. Deniz, Kruse’den çok daha etkili oldu ve gerçek yerinin santrafor arkası olduğunu sergilediği performans ve attığı golle gösterdi.

Sivasspor ise oyunun son bölümü hariç lider gibi mücadele etti. Rıza Çalımbay’ın takımında fizik gücü, tempo, hız ve agresif yapı kendisini net olarak gösteriyor. Kırmızı- beyazlılar galibiyeti hak ettikleri gibi liderliği de hak ettiklerini bir kez daha gösterdiler.

Fenerbahçe derbisi öncesinde iki rakibinin de puan kaybetmesini avantaja çevirmeyi düşünen Beşiktaş da kendi sahasında Yeni Malatyaspor karşısında beklemediği bir yenilgi aldı. İlk yarısı oldukça vasat geçen karşılaşmanın ikinci yarısında oyuna hakim olan taraf ev sahibi Beşiktaş’tı. Ancak siyah- beyazlılar yakaladıkları pozisyonları gole çeviremediler. Dakikalar ilerledikçe gelmeyen gol, Beşiktaşlı futbolcuları panik havasına sürükledi ve bu da telaşlı oyunu doğurdu.

Yeni Malatyaspor ise takım halinde savunma yaparak dengeli bir oyun ortaya koydu. Sergen Yalçın, son bölümde Beşiktaş’ın gol için riskleri alması üzerine Bifouma’yı sahaya sürerek tam bir satranç hamlesi yaptı. Nitekim bu hamle maçın sonucunu belirledi. Risk alan siyah- beyazlılar karşısında süratli Bifouma, önce harika bir golle takımını öne geçirdi ardından da kazandırdığı penaltıyla skorun 2-0’a ulaşmasına etki etti.

Başta Caner Erkin olmak üzere Beşiktaşlı futbolcuların enerjilerini rakipleri yerine hakeme vermeleri kendileri için büyük bir dezavantaj oldu. Nitekim Caner, itirazdan gördüğü iki sarı kartla oyun dışı kaldı. Ancak cezasını hafta içerisindeki kupa maçında çekeceğinden Fenerbahçe derbisinde oynayabilecek. Aynı Ozan Tufan gibi!

Sonuç olarak bu sezon, üç büyükler olarak adlandırılan takımlar için işler iyi gitmiyor. Yanlış yönetimler, bunun getirdiği ekonomik sıkıntılar, başarısız transferler, hatalı kadrolar, teknik direktör hataları, iyi yapılmayan antrenmanlar gibi etmenler bu durumun temel nedenleri.

Esasen büyük olarak adlandırılan kulüplerin yönetimsel hataları, diğer pek çok kulübün aradaki bazı farkları kapatmalarına neden oldu. Üzerine bir de teknik hatalar eklenince artık bu haftaki gibi sonuçlar sürpriz olmaktan çıktılar. Bakalım gerek bu sezon gerekse de önümüzdeki sezonlar bu işin yansımaları nasıl olacak? Şimdiden merakla bekliyoruz…

https://twitter.com/tolgaersari

https://www.facebook.com/tolgaersari/