Geçen haftaki farklı Samsunspor mağlubiyetinin ardından Antalyaspor karşılaşmasının ilk yarısında da kötü bir futbol sergiledi Galatasaray. Kompakt bir savunma yapan Antalyaspor karşısında tempoyu arttıramayan sarı- kırmızılılar, kanatlardan yapılan ortalarda da etkili vuruşlar yapamadılar. Kapalı savunmaları delmek için bir diğer yol olan uzaktan şutları ise nedense pek denemediler. En etkili gol pozisyonları ise Sallai ile geldi. Bunlardan ilkini kaleci kurtarırken ikincisini Bünyamin Balcı çizgiden çıkarttı.
Samsunspor travmasının üzerine Antalya karşısında istenilenlerin yapılamaması ve bir türlü gelmeyen golün telaşa sürüklediği sarı- kırmızılılar, bir de 1-0 geriye düşünce moraller iyice bozulmuş bir şekilde girdiler soyunma odasına. Ancak Okan Buruk’un ikinci yarının başında yaptığı İlkay Gündoğan- Lemina ve Sane- Lang değişiklikleri etkisini gösterdi ve bu iki oyuncunun başrolde oldukları bir pozisyonda Lemina’nın kafa vuruşu ile beraberliği yakaladı Galatasaray.
Antalyaspor’un Soner Dikmen’in harika frikik golü ile yeniden öne geçmesi sarı-
Futbol, asla rehavet kaldırmayacağı gibi hiçbir maç da oynanmadan kazanılmaz. Dün akşam Samsun’da bunu çok acı bir şekilde yaşadı Galatasaray. Kazandıkları takdirde şampiyonluğa ulaşacakları karşılaşmaya hiçbir şekilde konsantre olamayan sarı- kırmızılılar, tam tersi bir şekilde mücadeleye çok iyi konsantre olan rakipleri karşısında farklı bir şekilde mağlup oldular.
Oysa henüz 9. dakikada Yunus Akgün’ün harika golüyle 1-0 öne de geçmişti Galatasaray. Ancak her geçen dakika biraz daha geriledi sarı- kırmızılılar. Samsunspor ise oyun içerisinde sürekli ivme kazandı. Neredeyse Galatasaray defansının arkasına atılan her top tehlike yarattı. Bu arada bu şekilde birçok pozisyonda da ofsayta düştü ev sahibi takımın oyuncuları. Yalçın Kayan, ligin üzerinde dediğimiz Galatasaray orta sahasına karşı özellikle ilk yarıda mükemmel oynadı. Aynı şekilde Mouandilmadji, Ndiaye ve Holse de müthiş bir performans sergilediler. Esasen Samsunspor, takım olarak genel anlamda iyiydi ve son derece haklı bir galibiyet elde etti.
Galatasaray ise son derece
Şampiyonluk yarışı açısından çok büyük önem taşıyan derbide penaltıya kadar daha ortada bir oyun vardı. Ancak Talisca’nın 13. dakikada kaçırdığı penaltı sonrasında Fenerbahçe her açıdan büyük bir gerileme yaşarken Galatasaray hâkimiyeti tamamen eline aldı. Nitekim ilk yarı sonunda istatistiklere çok çarpıcı rakamlarla yansıyan bu durum maçın ikinci yarısına da sirayet etti ve ezeli rakibine hem skor hem de oyun olarak fark attı Galatasaray.
Karşılaştırmaya tepeden yani teknik direktörlerden başlayalım. Okan Buruk’un Tedesco’ya kıyasla takımını derbiye her açıdan çok daha iyi hazırladığını net olarak söyleyebiliriz. Okan Buruk’u hata yaptığı zaman eleştiririm. Kocaelispor maçından sonra da eleştirdim. Sonuçta ben gördüğümü yazıyorum. Dünkü Fenerbahçe derbisinde de çok iyi bir iş çıkarttı. Bunun da hakkını veriyor, kendisini tebrik ediyorum.
Derbideki ilk on bir tercihinden oyuncuların fiziksel ve mental durumlarına kadar övgüyü hak ediyor Okan Buruk. Dört puanlık fark
Galatasaray, Fenerbahçe’nin Rizespor karşısında 90+8’de yediği golle iki puan kaybetmesi ile önüne adeta altın tepside sunulan fırsatı tepmedi ve deplasmanda Gençlerbirliği’ni 2-1 mağlup ederek derbi öncesi zirvede puan farkını dörde çıkarttı.
Icardi’nin uzun bir aradan sonra gol atması, Leroy Sane ve Yunus Akgün’ün yeniden yıldız performansı sergilemeleri Galatasaray adına çok büyük kazanımlardı. Icardi, maçın henüz başında gerçekten de güzel bir gole imza attı. Sane ve Yunus iki golde de aksiyonun içerisindeydiler. Yunus Akgün ayrıca ilk goldeki akıl dolu asistini bir de golle süsledi. Bu oyuncuların performanslarındaki yükseliş, sarı- kırmızılılar adına gerek derbi gerekse de ondan sonraki maçlar açısından çok büyük önem taşıyor. Keza Sara da Gençlerbirliği karşısında başarılı bir oyun ortaya koydu ve ikinci golün asistini yaptı. Jakobs, özellikle ofansif anlamda çok katkı sundu. Sallai de göz doldurdu.
İlk yarıda varlık gösteremeyen Gençlerbirliği, ikinci
Yine futbol yazmanın zor olduğu günlerden geçiyoruz. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları içimizi yaktı. Hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlerimizin ailelerine, yakınlarına baş sağlığı ve sabır; yaralılara acil şifalar diliyorum.
Her ne kadar yazmak zor olsa da elimden geldiğince Fenerbahçe- Çaykur Rizespor maçını yorumlamaya çalışayım. Şampiyonluk yarışı için hayati önem taşıyan karşılaşmaya hiç de iyi başlamadı sarı- lacivertliler ve kötü bir ilk yarı oynadılar. Dersini çok iyi çalışan Recep Uçar, ikinci bölgede yaptırttığı pres ile takımının orta sahada etkili olmasını sağladı ve Fenerbahçe’nin bu bölgede top yapmasını engelledi. Kalan opsiyon olan kanatları da sarı- lacivertliler iyi kullanamadılar. Özellikle sağ kanat çok etkisiz kaldı. Nitekim bu devrede yapılan 17 ortadan bir sonuç alamadı Fenerbahçeli futbolcular. Akıllarda sadece kaleci Fofana’nın kurtardığı Kerem Aktürkoğlu’nun şutu kaldı.
Bu arada bir an önce gol bulmayı amaçlayan sarı- lacivertli oyuncuların
Geçen sene Mart ayında, “Galatasaray bu yıl şampiyon olsa bile önümüzdeki sezon Okan Buruk ile devam edilmemeli.” diye yazmıştım. Bunu, “ben demiştim” demek için söylemiyorum; görünen köyün kılavuz istemediğini belirtmek için ifade ediyorum. Galatasaray bu sezon şampiyon olsa da bu fikrimde bir değişiklik olmayacak. Çünkü bu düşüncem hiçbir şahsi nedene dayanmayan, tamamen futbolun doğruları ve yaşananlar çerçevesindeki somut delilerden kaynağını alıyor. Kocaelispor maçı da bunun son örneği oldu.
Evet, özellikle son zamanlarda gerek Avrupa gerekse de Türkiye Süper Ligi’nde Galatasaray adına oynanan kötü futbol ve alınan sonuçların sorumluluğu büyük oranda Okan Buruk’a ait. Bu zincirin zon halkası olan Kocaelispor karşılaşmasını da şimdi mercek altına alalım.
İlk olarak maç öncesinde çok gereksiz bir açıklama yaptı Okan Buruk. Kocaelispor Başkanı da buna aynı gereksizlikle cevap verdi. Okan Buruk, bu şekilde oyuncularını ve taraftarları motive edeceğini sandı ama
Domenico Tedesco, gündüz seansında Trabzonspor'un puan kaybetmesi sonrasında önemi iyice artan Kayserispor karşılaşmasına elindeki en iyi on bir ile çıkarken Erling Moe de orta sahası güçlü bir kadro tercih etti.
İlk on beş dakikası yoğun olmak üzere ilk yarının ilk bölümü Fenerbahçe baskısı ile geçti. Öyle ki, 19. dakika itibariyle topla oynama yüzdelerinde sarı- lacivertliler lehine %81’e %19 gibi büyük bir üstünlük söz konusuydu.
Fenerbahçe baskısı ile geçen ilk bölümün ardından Kayserispor’un da rakip kalede kendisini göstermeye başladığı ilk devrede oyuna damga vuran iki oyuncu vardı: Mattéo Guendouzi ve N'Golo Kanté. Bu iki futbolcu da harikulade bir oyun ortaya koydular. Hem Fenerbahçe ataklarını organize ettiler hem de dönen topları kısa sürede alarak takımın geri koşmasını önleyip yeniden atağa çıkardılar. Kanté, ön tarafın tel tel döküldüğü ve Asensio’nun yokluğunun hissedildiği ilk yarının uzatma dakikasında attığı mükemmel golle
Okan Buruk, Trabzonspor maçının on birinden altı farklı isimle çıktı Göztepe karşısına. Bu oyunculardan Abdülkerim kart cezası nedeniyle forma giyemezken diğerlerinin çoğunun ağrıları sebebiyle sahada yer alamadıklarını söyledi Buruk. Ancak Trabzon maçındaki kötü oyun ve yenilgi sonrasında böyle bir değişiklikle takım üzerinde bir şok yaratmak istemiş de olabilir. Nitekim Göztepe karşılaşmasının ilk yarısında bunda başarılı olduğunu da söyleyebiliriz.
Gerçekten de Göztepe deplasmanında iyi bir ilk yarı oynadı Galatasaray. Icardi’nin yerine santrforda tercih edilen Barış Alper Yılmaz son derece etkili oldu ve henüz 5. dakikada Göztepe gibi oldukça uzun ve hava toplarında başarılı bir takıma duran topta kafa ile gol atmayı başardı. Keza ilk kez ilk on birde sahne alan Asprilla da iyi işler yaptı. Leroy Sane, yaptığı kritik top kayıplarına rağmen hücumda etkili oldu ve kullandığı duran topla ilk golün asistini yaptı. İlkay Gündoğan, hücumları yönlendiren isim oldu ve ikinci gole dönüşen vuruş ondan geldi. Lemina ise Barış Alper Yılmaz ile