Kendi sahasında ligde Galatasaray’a mağlup olan ardından da kupada Başakşehir’e yenilip elenen Fenerbahçe açısından deplasmandaki Karagümrük maçı çok büyük önem taşıyordu. Başta teknik direktörü olmak üzere büyük eleştiriler alan sarı- lacivertliler, belki de bu yüzden ürkek başladılar karşılaşmaya. Nitekim ortada geçen ilk dakikalarda defansın arasına sızıp gol şansı bulan Karagümrük oldu. Eski Fenerbahçeli yeni Karagümrüklü Ademi’nin vuruşunda yine kaleci Altay sahneye çıktı ve takımının geriye düşmesini önledi.

Bu andan sonra yavaş yavaş oyunda üstünlüğü ellerine alan sarı- lacivertliler, kısa süre sonra oyuna tamamen hakim oldular. Bununla birlikte, senkronize olamayan, iyice geriye yaslanan ve kendi sahasından çıkamayan Karagümrük karşısında oyunu tek kale maça çeviren Fenerbahçe, ancak duran top sonucu gelişen bir karambolle gole ulaşabildi. Çünkü sarı- lacivertliler, oyuna hakim olsalar da futbollarına tempo kazandıramadılar.

Karagümrük, ikinci yarının başında da rakip olamadı Fenerbahçe’ye. Nitekim sarı- lacivertliler, farkı ikiye çıkarmayı başardılar. Ancak düşündüklerinin aksine rahata kavuşamadılar. Karagümrük, 2-0’dan sonra reaksiyon gösterdi. Fenerbahçeli oyuncular ise hafta içerisindeki kupa maçının yorgunluğunun da etkisiyle oyun olarak gittikçe gerilemeye başladılar ve bir süre sonra kalelerinde golü gördüler. Fakat sarı- lacivertliler, kalan dakikaları sıkıntı içerisinde geçirseler de galibiyete ulaşmayı başardılar. Elbette bunda Karagümrük Teknik Direktörü Şenol Can’ın hataları da etkili oldu. İkinci yarıya en az iki değişiklikle başlaması gereken Şenol Can, bu değişiklikleri 2-0’dan sonra yaptı. Yine de bu değişiklikler Karagümrük’ü olumlu etkiledi ve ev sahibi takım oyun anlamında rakibinden daha etkin bir duruma geldi. Lakin Şenol Can’ın, Karagümrük bir ivme yakalayıp farkı bire indirmiş ve bir golü de VAR’dan dönmüşken ( ki bu pozisyon net ofsayttı ) Bertolacci ve Ndao’yu çıkartıp Emre Çolak ve Lens’i oyuna alması, kırmızı- siyahlıların hızını kesti. Elbette Şenol Can, bu değişikliklerden olumlu bir sonuç beklemişti. Ancak uzun süredir oynamayan bu futbolcuların birer hamle oyuncusu olamayacaklarını görmesi gerekirdi. Hele ki, ligimizdeki geçmiş performansları dün gibi aklımızda olan Lens’in. Nitekim bu değişiklikler, Şenol Can’ın beklediği etkiyi yapmadı ve kırmızı- siyahlılar sahadan boynu bükük ayrıldılar.

Fenerbahçe’de en dikkat çeken nokta, maça ilk on birde başlayan Mesut Özil’in takımın lideri pozisyonunu almasıydı. Gerçekten de bu durum, özellikle Fenerbahçe’nin 2-0’ı bulduğu 53. dakikaya kadar kendisini net bir biçimde belli etti.

Öte yandan Thiam, gerek attığı gol gerekse de gösterdiği performansla ‘’ ben kulübede oturmam ‘’ mesajını bir kez daha verdi Erol Bulut’a. Valencia, gol vuruşundaki becerisiyle takdir topladı. Kaleci Altay da yaptığı üç kritik kurtarışla bu maçta da üç puanın kazanılmasında büyük rol oynadı.

Fenerbahçe bu galibiyetle nefes aldı. Hayat buldu diyemiyorum çünkü oldukça sıkıntılı günlerin ardından Karagümrük maçında 2-0’dan sonra oynanan oyun ve 2-1’den sonra yaşanılan sıkıntılı dakikaların sonunda gelen galibiyet, sarı- lacivertliler için sadece küçük bir nefes oldu. Fenerbahçe’nin gerçek anlamda hayat bulması, etkili ve güzel bir futbolla gelen seri galibiyetler ile gerçekleşebilir. Bunun yaşanıp yaşanamayacağını hep birlikte göreceğiz…