Antalyaspor ile kendi sahasında berabere kalan, ardından da Konyaspor’a deplasmanda mağlup olan Galatasaray, 6-0’lık Gençlerbirliği galibiyeti ile hayat buldu.

Arda ve Marcao’nun takıma geri dönmelerinin etkisi oldukça hissedildi. Arda, saha içerisinde canla başla mücadele edip Galatasaray’ın oyununa pozitif katkı sağladığı gibi Belhanda’yı da olumlu yönde etkiledi. Nitekim Faslı futbolcu, Gençlerbirliği karşısında attığı üç golle yıldızlaşırken oyun anlamında da pozitif izler bıraktı. Evet, mükemmel bir oyun oynamadı, rakip takımın ve kalecisinin çok ciddi hataları oldu ama yine de pozitif izler bıraktı. Esasen Belhanda gerçekten yetenekli bir futbolcu. Zaten tepkilerin nedeni de bu. Yeteneğini daha fazla sergilemesi yani devamlılık göstermesi gerekiyor. Devamlılık gösterdiği takdirde Galatasaray taraftarlarının baş tacı olur.

Takıma dönüşünün etkisi hissedilen bir başka isim de Marcao idi. Marcao, Galatasaray’a sadece oyun kurma anlamında katkı yapmadı, kritik zamanlarda yaptığı kritik müdahaleler ile skora da doğrudan etki etti. Maç 1- 0 iken Gençlerbirliği’nden Soner Dikmen’in kaleci Okan ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda, son anda yaptığı müdahaleyle golü önlemesi takdire şayandı.

Sahanın en başarılarılıları arasında saymamız gereken bir diğer isim de Emre Taşdemir. Fatih Terim’in, Gençlerbirliği karşısında Saracchi’nin yerine forma verdiği Emre Taşdemir, gösterdiği başarılı performansla teknik direktörünü mahcup etmedi. Başarılı sol bek, özellikle hücum anlamında takımına çok fazla katkı sağladı. İlk golün asistini yapan, dördüncü golün de oluşumuna büyük katkı sağlayan Emre Taşdemir, sol kanadı mekik gibi kullandı. Açık konuşmak gerekirse Emre Taşdemir şu anda Saracchi’den çok daha iyi durumda. Bu nedenle özellikle de lig maçlarında Fatih Terim’in tercihini Emre Taşdemir’den yana kullanacağını düşünüyorum.

Kesik yiyen diğer bek Linnes’in yerine görev yapan Şener de pek ileri çıkmasa da kötü bir maç çıkartmadı. Taylan Antalyalı, bu maçta da sarı- kırmızılıların en iyileri arasına adını yazdırdı. Öte yandan Oğulcan ve Emre Akbaba da bu maçda, eski karşılaşmalara göre daha iyi bir performans sergilediler. Esasen bu karşılaşmada Taylan Antalyalı, Belhanda, Emre Akbaba, Arda Turan ve Oğulcan Çağlayan’dan oluşan orta saha dişlisi iyi çalıştı. Bu da oyuna ve skora yansıdı.

Bir gol atan Diagne, bana göre çok başarılı bir performans gösterdi. Sürekli hareketliydi, orta sahaya hatta kendi yarı sahasına kadar geldi. Böyle olunca da arkadaşlarına boş alanlar yarattı. Çok koştu, çok mücadele etti. İçindeki kırılgan çocuk, Babel’in ricasını kıramadı ve penaltı atışında topu ona verdi. Oysa gol krallığına yarışan bir santraforun hem de böylesine iyi oynadığı bir maçta penaltıyı atması belki de daha doğru olurdu. Nitekim gol atmak için uygun bulduğu bir maçta oyundan çıkartılmasına içerledi. Lakin o konuda da Fatih Terim haklıydı. Skor 6-0 olmuşken tek santraforunu riske etmedi ve oyundan çıkarttı.

Elbette henüz 27. saniyede gelen gol, bütün planları değiştirdi. Ama bu, hiçbir şekilde Gençlerbirliği’nin kötü futbolunun bahanesi olamaz. Tabii burada genç kaleci Übeyd’e ayrı bir paragraf açmak gerekiyor. Altı gol yedi ve çoğunda hatalıydı. Fakat böylesine genç bir yaşta Galatasaray gibi bir takım karşısında ilk Süper Lig maçına çıkmak kolay bir şey değil. O nedenle bu maçtan gerekli dersleri çıkartması ama asla ölçü almaması gerekiyor. Umarım o da gelişimini başarıyla sürdürür ve iyi kalecilerimizin arasına adını yazdırır. Bu arada gerek ikinci yarının başında Taylan Antalyalı’nın gerekse de maçın bitiminde diğer başka Galatasaraylı futbolcuların kendisini teselli etmeleri de Fair Play adına bizleri duygulandıran güzel anlardı.

Sonuçta yukarıda da belirttiğim gibi Galatasaray, bu farklı galibiyetle hayat buldu. Lakin Gençlerbirliği’nin kötü futbolunun da bu farklı skorda etkili olduğunu belirmek gerekiyor. Nitekim karşılaşma, özellikle de 5-0’dan sonra Galatasaray adına kulübedeki oyuncuların maç eksikliklerini gidermeyi amaçlayan bir antrenman maçına döndü. Bu nedenle Gençlerbirliği maçı kesinlikle tam olarak ölçü alınmamalı. Aksi takdirde Beşiktaş derbisinde hüsran kaçınılmaz olur.